DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK-AR’ın hazırladığı “Ücret Kayıpları Raporu”nu İstanbul Vergi Dairesi önünde açıkladı.

"Asgari ücret 21 yılda 23 Cumhuriyet altını kaybetti", "Yılda üç maaş vergi ve kesintilere gidiyor", "Her üç emekliden ikisi çalışmak zorunda", "TÜİK'in hesabı çarşıya uymuyor" dövizlerinin açıldığı eylemde konuşan Çerkezoğlu, "İşçi sınıfını, emekçileri, emeklileri, dar gelirli milyonları sarsan büyük bir geçim krizi ile karşı karşıyayız. Hükümetin izlediği ekonomi politikası ücretleri baskılamayı amaçlıyor ve tam da bu nedenle geçim krizi giderek derinleşiyor" dedi.

Enflasyon ve adaletsiz vergi sisteminin alım gücünü azaltarak gelir bölüşümünü daha da adaletsiz hale getirdiğini ve yoksulluğu artırdığını vurgulayan Çerkezoğlu, "Bu nedenle DİSK olarak gelirde ve vergide adalet talebimizi çok somut ve yakıcı bir talep olarak yıllardır dile getiriyoruz. Gelirde ve vergide adalet mücadelemizin bir parçası olarak DİSK-AR’ın çeşitli çalışmaları ile artan adaletsizliği gözler önüne sermeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde 'İşçi Sınıfının Geçim Krizi' başlıklı raporumuzla asgari ücret, vergi sistemi ve emekliler açısından durumu incelemiştik. Bugün de yine DİSK-AR’ın hazırladığı 'Ücret Kayıpları Raporu'muzu sizlerle paylaşmak için bir aradayız" ifadelerini kullandı.

"ENFLASYONUN 6 AYLIK FATURASI EN AZ 1 TRİLYON 167 MİLYAR LİRA OLDU"

Çerkezoğlu rapordaki tespitleri şöyle anlattı:

"DİSK-AR tarafından aylık olarak hazırlanan ve Şubat 2025 itibarıyla yayımlanmaya başladığımız Ücret Kayıpları İzleme Raporu’nda yılın ilk 6 ayındaki kayıplarımızın boyutunu hesapladık. Ve iki gerçeği bir kez daha gördük: Birincisi ücretlerin sabit, fiyatların serbest olması nedeniyle ücretlerimiz enflasyonun altında ezilmektedir. İkincisi de enflasyonun yanı sıra, adaletsiz vergi sistemi ile yoksuldan zengine, işçiden sermayeye ve devlete büyük bir kaynak aktarımı sürmektedir. Enflasyon ve vergilerin işçi ücretlerine altı aylık toplam faturası en az 1 trilyon 167 milyar lira oldu.”

Dünyaca ünlü markalara üretim yapıyordu… İzmirli firmadan konkordato kararı
Dünyaca ünlü markalara üretim yapıyordu… İzmirli firmadan konkordato kararı
İçeriği Görüntüle

"SAĞLIĞIMIZ PAHASINA ÇALIŞIYORUZ AMA YİNE DE GEÇİNEMİYORUZ"

“Bu büyük soygunun detaylarına girersek: Yılın altıncı ayında enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretlerine birikimli toplam parasal faturası 613,7 milyar lira oldu. Buradaki kaybımızı TÜİK’in açıkladığı, tartışmalı ve şeffaflıktan uzak resmi enflasyon ile hesapladığımızı, gerçek enflasyon karşısından kayıplarımızın çok daha fazla olduğu da açıktır. Enflasyona en az 614 milyar lira kaybetmişken gelir ve damga vergilerinin biz işçilere toplam faturası ise 553,8 milyar lira oldu! Böylece sadece SGK kapsamındaki işçilerin yılın sadece ilk 6 ayında 1,2 trilyon lirası çalındı. Az önce de belirttiğim gibi, gerçek enflasyonu ve kayıt dışı çalışanları da dahil ettiğimizde soygunun boyutlarının çok daha büyük olduğu ortadadır.
Dahası, işçileri enflasyona ve adaletsiz vergilere ezdirerek yapılan bu soygun her geçen gün şiddetlenmektedir. İşçilerin 2026’nın ilk 6 ayındaki kaybı, 2025’in ilk altı ayına göre yüzde 46,2 artmıştır. Çalışıyoruz. Daha çok çalışıyoruz. Daha uzun çalışıyoruz. Sağlığımız pahasına çalışıyoruz. Ama yine de geçinemiyoruz. Bunun nedeni açıktır. DİSK-AR’ın raporunda görüleceği gibi biz işçiler Haziran 2026’nın en az 12 gününü vergi, kesinti ve enflasyona çalıştık. Bu koşullar altında geçinmek elbette ki mümkün değildir.”

"ASGARİ ÜCRETİN 5 BİN LİRASI BUHARLAŞMIŞTIR"

“Yılın ortasına geldiğimizde, ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon nedeniyle yaşadığı kaybı (kesinti hariç) 16 bin 157 liradır. Peki kaç işçinin ücretinde bu kayıp telafi edilmiştir? Kaç işçi yıl ortasında 16 bin 157 lira zam almıştır? İşte soygun düzeninin şifresi budur! Daha 2025 yılının sonunda ilan edildiğinde bile açlık sınırının altında olan asgari ücret ise yılın altıncı ayında 4986 lira kaybetmiştir. Asgari ücretlinin beş bin lirası buharlaşmıştır, daha doğrusu çalınmıştır. Haziran 2026’da asgari ücretin 1,5 katı ücretlerin en az yüzde 37’si, 2 katı ücretlerin en az yüzde 39’u enflasyon ve vergi yoluyla eriyip gitmiştir"

"ASGARİ ÜCRET DAHİL TÜM ÜCRETLER GÜNCELLENMELİDİR"

Bu şartlar alında atılması gereken adımların belli olduğunu belirten Çerkezoğlu bu konuda da şöyle konuştu:

"Bu kayıplar derhal giderilmeli, asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretler güncellenmelidir. Bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini üretenlerin sadece enflasyon ve vergi karşısındaki kayıpları giderilmemeli, aynı zamanda büyümeden pay almaları da sağlanmalıdır. Asgari ücretliye 21 yılda 23 Cumhuriyet altını kaybettiren bu işçi düşmanı politikalara derhal son verilmelidir.

Evet, gelirde adalet için ücretlerin enflasyona ezdirilmesi politikaları derhal terk edilmelidir. Ama yetmez. Raporumuzda da görüleceği gibi biz işçileri hedef alan büyük soygunun en önemli ayaklarından biri de adaletsiz vergi sistemidir. Şu anda da vergi dairesi önünden bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bu ülkenin vergi yükünü işçiler, emekçiler çekmektedir. 2026’da işçinin brüt ücretinin ortalama dörtte birinden fazlası vergi ve kesintilere gitmektedir. İşçiler yılın üç ayını vergi ve kesintileri ödemek için çalışmaktadır. Bunun en temel nedeni yıllardır vergi dilimlerinin bile isteye düşük belirlenmesi ve işçilerin her yıl daha erken bir üst vergi dilimine geçmesi. Bu adaletsiz, bu ucube sistem yüzünden enflasyon karşısında alım gücü azalan ücretlerimiz, aynı zamanda parasal olarak da düşmektedir."

"GELİRDE, VERGİDE, ÜLKEDE ADALET İSTİYORUZ"

"Bugün sizlerle paylaştığımız raporumuz yalnızca rakamların toplamı değildir. Bu rapor, milyonlarca işçinin, emekçinin ve emeklinin yaşadığı hayatın özetidir. Bu rapor, emeğimizin nasıl değersizleştirildiğinin, haklarımızın yüksek enflasyon ve adaletsiz vergi politikalarıyla nasıl her gün biraz daha gasp edildiğinin belgesidir. Ama bilinmelidir ki bu kara tablo kader değildir. Bu ülkenin hepimizi insanca yaşatmaya yetecek kaynakları vardır. Sorun tercihlerdir, kaynakların kimden yana kullanıldığıdır. Bugün sermayeden yana yapılan tercihler değiştiğinde, işçilerin, emekçilerin, emeklilerin insanca yaşayacağı, gençlerin geleceğine umutla bakacağı bir düzen mümkündür.

Biz adalet istiyoruz. Gelirde adalet istiyoruz. Vergide adalet istiyoruz. Ülkede adalet istiyoruz. Biz biliyoruz ki hak verilmez, örgütlü mücadeleyle alınır. Gelirde adaleti de, vergide adaleti de, ülkede adaleti de ancak örgütlü mücadele kazanacaktır. DİSK olarak bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Tüm sınıf kardeşlerimizi DİSK çatısı altında birleşmeye çağırıyoruz"

Kaynak: ANKA