BÜŞRA ÇETİNKAYA / İZ GAZETE – Üniversiteye giriş sınavları olarak bilinen YKS bu yıl, 20-21 Haziran’da yapılacak.
Geçtiğimiz yıl her bir oturum için 450 lira olarak uygulanan YKS başvuru ücreti, 2026 yılında 700 liraya yükseldi. Böylece sınav ücretlerine yaklaşık yüzde 52,5 oranında zam yapıldı.
Temel Yeterlilik Testi’ne giriş ücreti 700 lira, Alan Yeterlilik Testi 700 lira, Yabancı Dil Testi 700 lira oldu. Üç oturuma birden katılacak adaylar toplamda 2 bin 100 lira ödeme yaptı.
Öte yandan lisansüstü eğitim için yapılan ALES’e giriş ücreti de 850 lira oldu.
Artan sınav ücretleri, eğitimde fırsat eşitliği tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Asgari ücretli aileler için sadece başvuru ücretinin bile ciddi bir yük haline gelmesiyle eğitim giderek daha maliyetli bir sürece dönüştü.
İz Gazete’ye konuşan Eğitim Sen İzmir Şube Başkanı Hamdi Çalık, YKS ücretlerindeki artışı değerlendirdi.
“EĞİTİMİN TİCARİLEŞTİRİLMESİNİN BİR SONUCU”
Yükseköğrenim eğitim süreci daha başlamadan sınav ücretlerine yapılan zammın, eğitimde ticarileşmenin bir sonucu olduğunu dile getiren Çalık, şu açıklamayı yaptı:
“Eğitimin ve sağlığın artık tamamen ticarileştirilmesi sürecinin sonuçlarından biridir. YKS ücretlerine yapılan yaklaşık yüzde 50’ye varan zamlar bunun bir yansımasıdır. 2023 yılından bu yana asgari ücrete aşağı yukarı 18 bin lira civarında bir zam yapıldı. 2026 yılında asgari ücret 28 bin lira olarak belirlendi. 2023’te asgari ücret 11 bin liraydı.”
“YKS ÜCRETLERİ 3 YILDA YÜZDE 508 ZAMLANDI”
Çalık, 3 yılda asgari ücrete yüzde 155 oranında zam gelirken YKS ücretlerine yüzde 508 civarında zam gelmesini eleştirdi. Bir öğrencinin üniversite sınavına girmesi için 2 bin 100 lira ödemenin aileyi zorladığını belirten Çalık, “Asgari ücrete bu oranda zam yapılırken YKS ücretleri 2023’ten bu yana yüzde 508 zamlanmış. Asgari ücretlinin cebinden sınav ücreti olarak bile yaklaşık yüzde 200 daha fazla para alınmış. Asgari ücretli, çocuğunu sınava sokarken yüzde 200 zamlı ücret ödemiş oluyor. Devletten aldığı ücretle giderleri karşılama durumu gittikçe azalıyor. Yoksulluk giderek artıyor. Dar gelirli ailelerin çocuklarının sınava girmesi daha da maliyetli hâle geliyor. Sınava girip, eğitim sürecinin sonunda bir istihdam olacak mı olmayacak mı bunlar zaten belirsiz. Daha başlangıçta, eğitim sürecine dahil olmadan bu ücretler aileleri zorlar duruma geldi. Sınava girmek bile erişilemez hâle geliyor” dedi.
“EĞİTİMDEN UZAKLAŞMA EĞİLİMİ VAR”
Son yıllarda üniversite sınavlarına yapılan başvuruların azalmasına dikkat çeken Çalık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yükseköğrenimden uzaklaşma eğilimi gözlemleniyor. Bu maliyetlerin artması özellikle dar gelirli aile çocuklarının eğitimden uzaklaşmasını daha da tetikleyecek. Sınava daha girerken ekonomik bir baskı ile o ücreti ödüyor. Tek seferde 2 bin lira ücret vererek çocuğunu sınava sokması gitgide caydırıcı olmaya başlıyor. Aileler, sınava girdi bu eğitimin bir maliyeti olacak, borç harç karşılarız ama mezun olduktan sonra işsiz kalacak diyorlar. Bu maliyetler bizim için lükstür diyorlar ve bu da eğitimden uzaklaşmaya yol açıyor.”




