DERLEYEN: ŞERMİN ÇOLAK/ İZ GAZETE-İYİ Parti Konak Meclis Üyesi Dr. Burcu Bostancıoğlu İz Tv’de yayınlanan Buğra Kızılkara ile Meclis Kürsüsü programının konuğu oldu. Bostancıoğlu, uyuşturucu ile mücadele konusunda yaptıkları çalışmalardan yapılması gerekenlere, yerel yönetimlerin bu konudaki görevlerinden devlete düşen sorumluluklara kadar birçok konuya değindi.

Bir Hayata Dokun Derneği’nin de 8 yıldır kurucu başkanlığını yürüten Bostancıoğlu, belediye ile beraber uyuşturucu ile mücadele noktasında çeşitli projeler sürdürdüklerini kaydetti. Uyuşturucu ile mücadelenin kendisinin uzmanlık alanı olduğunu söyleyen Bostancıoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde doktorasını tamamladığını belirtti.

‘ELİNİZİ TAŞIN ALTINA KOYUN’

İYİ Parti meclis üyesi olarak yaptıkları projeleri de aktaran Burcu Bostancıoğlu, “Bu tip hassas konuların yerel yönetimler tarafından ele alınması, sıklıkla gündemde tutulması gerekir. Bu çok ciddi bir toplumsal politika problemi. Biz o bireylere el uzatmak yerine ötekileştirdiğimiz için büyümesine de yardımcı olduğumuz bir problem haline geldi. Yerel yönetimlerde belediye başkanlarından, meclis üyelerinden, o belediyelerin içinde yer alan tüm personelin, muhtarların elini taşın altına koyması gereken bir problem, uyuşturucu problemi” diye konuştu.

 ‘KULLANIM YAŞI 10’A DÜŞTÜ’

“Mücadele artmaz sadece gençler geleceğimizin teminatı diye başladığımız cümlelerin içinde yer alacak yakında gençler” diyen Bostancıoğlu, “Çünkü sayı o kadar yükseldi ve uyuşturucu kullanım yaşı o kadar düştü. Bugün 10 yaşında çocuk uyuşturucu kullanıyor” dedi.

‘CİDDİ ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ’

İYİ Parti’nin kuruluşundan beri uyuşturucu ile mücadele kapsamında hazırlıklar yaptıklarını ancak son 2 yıldır çok ciddi politika metinleri hazırladıklarını belirten Burcu Bostancıoğlu, “Yerel yönetimlerde de Türkiye’de ilk defa Konak Belediyesi’nde madde bağımlılığı ile mücadele komisyonu kurduk. Komisyon üyelerimizle birlikte yaklaşık 4 yıldır, 2 ayda bir altı dolu önergeler veriyor ve bunların çalışmalarını yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Çalışmaların bürokrasiye takılıp, geç kalıp kalmadığı’ yönündeki soruya Bostancıoğlu, “Ben hiçbir belediyenin bu konuya bilerek ket vuracağına inanmıyorum. Bu konularda ne kadar çok çalışmak istense de belediyelerin bütçeleri de kısıtlı. Bugün bir belediyenin bir hastane, rehabilitasyon merkezi kurması için çok ciddi bütçelere ihtiyaç var. Bu konu da siyaset üstü bir konudur. Giden gençlik hepimizin” diye konuştu.

MERKEZİ ANLATTI

Konak Gençlik Destek Merkezi hakkında da bilgiler veren Bostancıoğlu, “Binanın olduğu alan tehlikeli bölge dediğimiz yerlerden. Aslında özellikle seçilmedi, orası uygundu, koşulları da uygundu. Sadece uyuşturucu bağımlıların gelip destek alabilecekleri bir yerden ziyade risk grubu altındakilerin de oradan faydalanabilmelerini istedik. Bizim orada hâlihazırda bulunan bir psikoloğumuz var ve çok yoğun geçiriyor günlerini. Oranın kuruluş amacının içerisinde belirlediğimiz bir teorik ders alma sınıfı var. Üniversitelerin psikoloji son sınıf öğrencileri ile görüşüyoruz, onların istemeleri halinde gönüllü olarak çalışmaları için yer de tahsis edeceğiz. Farklı kurslar da açma hedefimiz var” açıklamalarında bulundu.

Antidepresanların da uyuşturucu niteliği taşıdığı ve ciddi anlamda kontrolsüz kullanıldığı yönündeki iddiaları da değerlendiren Bostancıoğlu, “Antidepresenlar doktor kontrolünde verilen, dozajının da doktor tarafından belirlendiği, onun üzerinde alınmaması gereken ilaçlar. Kişi alkolle ilacı karıştırıp beyinde daha farklı bir fonksiyon yarattığı zaman başka bir bağımlılığa sebebiyet veriyor. Ama bu madde bağımlılığına yol açıyor demek doğru olmaz. Şu iki kavramı ayırt etmek lazım, madde bağımlılığı ile madde kullanım bozukluğu farklı şeyler. Biz toplum olarak bunu ayırt edemedik. Madde kullanım bozukluğu dediğimiz işte bu ilaçlar” dedi.

‘AMATEM’LER ÇOK AZ’

Alkol Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri’nin (AMATEM), Türkiye genelinde az olduğunu belirten Bostancıoğlu, “Ama bu hastanelerin içinde var olan yatak sayısı bin 50. 81 ilin 81’inde de maalesef AMATEM yok. Türkiye’de 81 il varız ama sadece 29’unda AMATEM var. Büyük sermayeler harcanan Şehir Hastaneleri 19 tane ama içlerinde AMATEM yok. İzmir gibi bir yerde ki Türkiye’nin üçüncü büyük şehri, AMATEM sayısı ve ne yazık ki ÇAMATEM bir tane var. O da Çocuk Alkol Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi” açıklamalarında bulundu. Devletin illa ki uyuşturucu konusunda mücadele ettiğini belirten Burcu Botsancıoğlu, “Yeterlilik noktasında sıkıntılar var. Bazı kilit mahalleler var örneğin, bunların sıklıkla kontrol edilmesi gerekir ancak en acil konu hastanelerin ele alınıp düzeltilmesi, personel eksikliğinin giderilmesi. Bugün İzmir’deki hastanelerdeki yatak sayısı 63. 63 nedir?” yorumunda bulundu.

 ‘İŞ TEDAVİYLEE BİTMİYOR’

Tedavilerinin ardından da kişilerle ilgilenilmesi gerektiğini hatırlatan Bostancıoğlu, “Kişinin geçirmesi gereken bir rehabilitasyon süreci var. Kişinin düzenli bir doktoru görmesi gerekiyor. Bu kişinin bir mesleği varsa yönlendirilmesi gerekir” dedi.

‘SANAT ÇOK YARDIMCI’

Atılan her adımın bir başka adımın hazırlığı olduğunu belirten Bostancıoğlu, “Uyuşturucu ile bir ağ şeklinde mücadele. Sağlık tarafı, hukuk tarafı, eğitim tarafı var. Bunların hepsi yazıldı, çizildi, tasarlandı. Biz bütün bu bağlantıları kurarak bir alanı boş bırakmayarak hazırlıyoruz her şeyi. Çünkü burada bir tane boşluk bırakmak kişinin en başa dönmesine neden olur” diye konuştu.

Uyuşturucu ile mücadele konusunda sanatın önemine değinen Bostancıoğlu, “İngiltere’de Mutluluk Bakanlığı diye bir bakanlık kuruldu. İnsan psikolojisi o kadar önemli ki bir yerimiz kanar yara bandı yapıştırırız, bir yerimiz morarır merhemle iyileştiririz. Ama ruhun öyle bir ilacı yok. Dolayısıyla sanat çok yüksek bir iyileştirici gücü olan bir alan” dedi.


 

Muhabir: Yazar Silinmiş