İzmir’de Meslek Fabrikası'nın Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne devredilme tartışması hız kesmeden sürüyor.

Binanın tahliyesi konusunda CHP’liler tarafından irade gösterilirken CHP'li ve AKP’li siyasetçiler karşı karşıya geldi. AKP İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, CHP'yi hedef alarak konuya ilişkin iddialarda bulundu ve Meslek Fabrikası ile ilgili detaylı bir açıklama yaptı. Saygılı’nın açıklamasına CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, "Adı ne olursa olsun, hangi kıymetli kurumun arkasına saklanılırsa saklanılsın gerçek değişmiyor: İzmirlilerin vergisiyle restore edilip halkın kullanımına açılan bir mekana çökülüyor" diyerek cevap verdi.

SAYGILI: “İZMİR, UN FABRİKASI VE CHP ÜÇGENİNDE YALAN SİYASETİ”

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Saygılı şunları söyledi:

Değerli İzmirliler, CHP’li aktörler, son zamanlarda repliklerini yeniledi. Bu seferki sahneleri Tarihi Un Fabrikası. CHP’li belediyelerin İzmir ve Türkiye’deki başarısızlıklarını ve skandallarını örtmek için yeni bir oyunun perdesi açılıyor. Siyaset, legal alandan çıkarılarak sokak ve eylem çağrılarıyla; çökme ve gasp etme motivasyonuyla yürütülüyor.

Bu açıklamayı, yürekleri İzmir için çarpan tertemiz sineli hemşerilerim için yapıyorum. Tüm samimiyetimle ifade ediyorum; CHP sizi kandırıyor.

İzmirliler, Cemil Tugay’ın 2 yılını değerlendirdi: 10 üzerinden kaç puan aldı?
İzmirliler, Cemil Tugay’ın 2 yılını değerlendirdi: 10 üzerinden kaç puan aldı?
İçeriği Görüntüle

CHP’li yöneticiler sizin İzmir’e olan sevgi ve hürmetinizi istismar ederek illegal siyaset koridorlarında at koşturarak rant ve kişisel PR kovalıyor. CHP’li bir il başkanı düşünün ki; hakkında her türlü ahlaksızlık ortaya saçılmış bir belediye başkanını, göz altına alındığı ilk günü, sabahın erken saatlerinde alelacele savunuyor. Oysa CHP Genel Başkanı, aynı durum için milletimizden özür diliyor. Tutuklu bulunan eski bir CHP’li İzBB Başkanı ise, mevcut başkan yüzünden tevkif edildiğini ifade ediyor.

CHP birbirinden uzak, CHP İzmir’den uzak! CHP kendi içinde kavgalı, CHP İzmir’le kavgalı! Bu yalan rüzgarının, pembe dizilere taş çıkaran CHP siyasetinin İzmir’i boğmak istediği tüm karanlığa inat, sizleri aydınlatmak için ‘’Tarihi Un Fabrikası’’ gerçeğini değerli hemşerilerime anlatmak istiyorum. Yalana değil gerçeğe kulak verin lütfen.

CHP’lilerin Söylediği Yalan: 1926 tarihli Atatürk imzalı kamulaştırma kararı ile bu taşınmazın üstünde bir yaptırım uygulanamaz.

Gerçek: Her zaman yaptıkları gibi arkasına sığınarak yalan söyledikleri Atatürk’ün 1936 yılında imzalayarak yürürlüğe girmiş olan kanun ile vakıflar mazbut statüye alınmış ve devlet güvencesine sokulmuştur. Yani CHP’nin bugünkü troll kafalı siyasetçileri gibiler çökmesin diye bu malları koruma altına almıştır. 1926’daki kararnamenin arkasına sığınan CHP’liler, 1936’da çıkan kanunu bilmiyorlar mı? Biliyorlar. Kanunun kararnameden üstün olduğunu bilmiyorlar mı? Biliyorlar. Ama yalan söylemeyi adeta bir kimlik haline getirdikleri için bu konuda yüzleri kızarmıyor.

Son olarak 2008’de yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’yla “her ne suretle olursa olsun” vakıf kökenli taşınmazların, “kamulaştırılmış da olsa, belediyeye geçmiş de olsa, üzerinden onlarca sene geçmiş de olsa” mazbut vakfa devredilmesi zorunlu kılınmıştır. Yani CHP yine Atatürk’ün arkasına sığınarak usulsüzlük, hilebazlık, üçkâğıt peşinde!

CHP’lilerin Söylediği Yalan: Hükümet, Vakıflar Genel Müdürlüğü üzerinden belediyemize ait bir taşınmazı hedef alarak bize haksızlık yapıyor.

Gerçek: Hükümetimiz geçmişte olduğu gibi bugün de İzmir için hayra motor, şerre fren olmaya devam etmektedir.

Ama freni patlayan CHP siyaseti, İzmir’de adeta yalan üretim merkezi kurmuştur. Bakınız, Egemenlik Binası’nın yargı süreci devam ediyor. Buranın Vakıflar Bölge Müdürlüğü üzerinden tapu tescilinin yapılması akabinde, Konak Kaymakamlığı ile birlikte tahliye talebi mahkemece yürütmeyi durdurma kararıyla sonuçlanmıştır. Yani hukuk eğer CHP’nin işine geliyorsa hukuk, gelmiyorsa taraflı ve engelleyici bir mekanizmadır. Gasilhane ve Morg Binası için de İzBB idare hakkında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmış olup, mahkeme tahliye konusunda yürütmeyi durdurma kararı vermiş olup süreç istinafa taşınmıştır. Yine görüyoruz ki CHP adına olumlu gelişmeler hukuk, olumsuz gelişmelerse hukuksuzluktur. Bu çifte standart CHP’nin genetiğine işlemiştir. Madem vakıflar üzerinden gadre uğruyorsunuz, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait 52 taşınmazı hala hangi yüzle kullanıyorsunuz?

53 adet taşınmazın yalnızca birinde oluşan ve ileride açıklayacağımız vurdumduymazlığınızın sebep olduğu hukuki bir süreci savunmak, burada engelleniyoruz, haksızlığa uğruyoruz yalanını çıkarmak ancak size yakışırdı. Siz de CHP’ye yakışanı yapıyor ve yalan söylüyorsunuz”

“İZMİRLİLERİN VERGİSİYLE RESTORE EDİLEN BİR MEKANA ÇÖKÜLÜYOR”

CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen ise sosyla medya hesabından şöyle açıklama yaptı: “Meslek Fabrikası konusunda aynı bina, işine gelince “Un Fabrikası”, işine gelmeyince “DGM binası” oluyor. Bu bile yaklaşımın ne kadar tutarsız olduğunu gösteriyor. Hukuk fakültesi önerisi yeterince ilgi çekmeyince, şimdi de Yeşilay’a verileceği söyleniyor. Devletin elinde onlarca atıl ve uygun bina varken, yüzyıllık taş binayı bağımlılık merkezi yapmak ne kadar doğru, kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Adı ne olursa olsun, hangi kıymetli kurumun arkasına saklanılırsa saklanılsın gerçek değişmiyor: İzmirlilerin vergisiyle restore edilip halkın kullanımına açılan bir mekana çökülüyor!

Muhabir: EYLÜL EMEK KILINÇ