İzmir’de Çiğli KYK Kız Yurdu'nda yaşanan taciz ve güvenlik ihlallerine kamuoyundan tepkiler sürüyor.

Bakırçay Kız KYK Yurdu Ek Blok’ta 28 Mart gecesi yurt binasına yangın merdiveninden bir erkeğin girmesi ve durumun yurtta kalan öğrencilerin fark etmesiyle ortaya çıkması, denetimsizliği ve güvenlik açığını gözler önüne serdi.

Eğitim Sen, konu ile ilgili basın açıklaması yayımladı.

Açıklamada “açık bir sorumluluk ihlali ve ağır bir güvenlik zaafıdır” ifadelerine yer verilirken “Öğrencilerin can güvenliğini sağlamakla yükümlü olan idarecilerin, sorumluluğu mağdurlara ve haklı tepki gösteren öğrencilere yükleyen bu yaklaşımı; sorunun yalnızca fiziksel güvenlik eksikliğiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda yönetim anlayışındaki derin ve yapısal sorunları da açığa çıkarmaktadır” denildi.

Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada “Tüm kamu ve özel yurtlar, güvenlik açısından kapsamlı ve düzenli denetimden geçirilmelidir” ifadeleri yer aldı.

Açıklamanın tam metni şöyle:

“İzmir Bakırçay Üniversitesi Kız Öğrenci Yurdu’nda 29 Mart gecesi yaşanan ve bir erkeğin yangın merdivenini kullanarak yurt binasına kolaylıkla girip kadın öğrencileri taciz etmesi, öğrenci yurtlarında süregelen güvenlik zafiyetlerini bir kez daha açık biçimde ortaya koymuştur.

Edinilen bilgilere göre söz konusu kişinin herhangi bir engelle karşılaşmadan yangın merdiveni üzerinden yurda girebilmesi, yaklaşık 20 dakika boyunca bina içinde dolaşabilmesi ve bu süre boyunca öğrencilerin güvenliğinin sağlanamaması, açık bir sorumluluk ihlali ve ağır bir güvenlik zaafıdır.

Daha da vahim olanı, yurt yönetiminin yaşanan bu ciddi güvenlik ihlaline karşı sorumluluk almak yerine, olaya tepki gösteren öğrencileri suçlayıcı bir tutum sergilemesi ve tutanak tehdidiyle baskı kurmaya çalışmasıdır.

Öğrencilerin can güvenliğini sağlamakla yükümlü olan idarecilerin, sorumluluğu mağdurlara ve haklı tepki gösteren öğrencilere yükleyen bu yaklaşımı; sorunun yalnızca fiziksel güvenlik eksikliğiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda yönetim anlayışındaki derin ve yapısal sorunları da açığa çıkarmaktadır.

Bu olay, aynı zamanda öğrencilerin barınma hakkının nasıl sistematik biçimde daraltıldığını açık biçimde ortaya koymaktadır.

Bugün Türkiye’de öğrenciler; derinleşen barınma krizi, yetersiz kamu yurt kapasitesi, denetimsiz ve güvencesiz özel yurtlar ile kamusal sorumluluğun giderek geri çekilmesi sonucu ciddi bir güvencesizlik içinde yaşamaktadır.

Bu güvencesizlik, özellikle kadın öğrenciler açısından çok daha yakıcı, derin ve yapısal sonuçlar doğurmaktadır. Oysa yurtlar, öğrencilerin yalnızca barındığı değil, kendilerini güvende hissetmeleri gereken temel yaşam alanlarıdır.

Ancak yaşanan bu olay, bu alanların dahi güvenli olmaktan çıkarıldığını; kadınların en temel haklarından biri olan güvenli yaşam hakkının ihlal edildiğini açıkça göstermektedir.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak daha önce de defalarca ifade ettiğimiz üzere, öğrenci yurtlarında yaşanan güvenlik sorunları münferit değil; doğrudan doğruya sistematik bir ihmalin, denetimsizliğin ve kamusal sorumluluktan kaçınmanın sonucudur.

Denetimsiz giriş-çıkışlar, işlevsiz ya da yetersiz güvenlik sistemleri, personel eksikliği ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden yoksun yönetim anlayışı, öğrencilerin yaşam hakkını açık biçimde tehdit eder hale gelmiştir.

Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:

Öğrenci yurtlarında güvenlik en üst düzeyde sağlanmalı, tüm fiziki eksiklikler derhal giderilmelidir.

Yaşanan olayla ilgili sorumluluğu bulunan idareciler hakkında derhal soruşturma başlatılmalı; ihmali olanlar hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler uygulanmalıdır.

Öğrencilerin şikâyetlerini baskı altına almak yerine dinleyen, çözüm üreten ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı benimsenmelidir.

Seda Kaya'dan AKP'li isme cevap: İzmirlilerin vergisiyle restore edilip halka açılan bir mekana çökülüyor!
Seda Kaya'dan AKP'li isme cevap: İzmirlilerin vergisiyle restore edilip halka açılan bir mekana çökülüyor!
İçeriği Görüntüle

Tüm kamu ve özel yurtlar, güvenlik açısından kapsamlı ve düzenli denetimden geçirilmelidir.

Tüm yurtlarda toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetle mücadele konularında eğitimler zorunlu hale getirilmelidir.

Eğitim Sen olarak, yaşanan bu olayın takipçisi olacağımızı ve tüm öğrencilerin barınma hakkı güvenli, sağlıklı ve insan onuruna yakışır koşullarda sağlanana kadar, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.”

Kaynak: BÜLTEN