Dünya ve Türkiye Jeffrey Epstein davası ile sarsılıyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, çocuk istismarı ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan Jeffrey Epstein'a ilişkin Türkiye'den yapılan bir suç duyurusuna takipsizlik kararı verdiği ortaya çıktı.

ABD Adalet Bakanlığı'nın Jeffrey Epstein davasına ilişkin açıkladığı milyonlarca belgede yer alan ayrıntılar Türkiye'de de gündem oldu. Bu defa gözler yargıya çevrildi.

KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA KARAR VERİLMİŞ

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Epstein dosyasının Türkiye bağlantıları bulunduğuna ve Türkiye'den de çocukların bu suç çetesinin ağına düşürüldüğüne ilişkin iddiaların araştırılması için 16 Ocak 2024 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştu.

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ’ın haberine göre; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16 Haziran 2025 tarihinde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği ifade edildi.

Takipsizlik kararında, atılı suçların Türkiye'de işlendiğine ilişkin bir delilin dosyada bulunmadığı bildirildi.

29 Mayıs Üniversitesi’nde kişiye özel ilan iddiası!
29 Mayıs Üniversitesi’nde kişiye özel ilan iddiası!
İçeriği Görüntüle

Soruşturma kapsamında yalnızca ABD'de yaşayan ve şikâyet edilen Banu K. adlı bir kadının ifadesi, talimatla İstanbul Adalar'da alındı.

Jeffrey Epstein davasıyla bir ilgisinin bulunmadığını savunan Banu K., şikâyet edilen kişiyle yalnızca isimli benzerliği bulunduğunu, kendisinin iddiaların aksine Florida'da değil, bu kente uzak mesafedeki Kaliforniya'da yaşadığını kaydetti. Şüpheli, bu konuda New York Güney Bölgesi Mahkeme kararını sundu.

TAKİPSİZLİK KARARINA İTİRAZ EDİLECEK

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatı Hediye Gökçe Baykal yaptığı açıklamada, ABD Adalet Bakanlığının paylaştığı Epstein belgeleri üzerinden yeni delillerin ortaya çıktığı dile getirerek, takipsizlik kararına itiraz edeceklerini ve yeniden soruşturma açılmasını isteyeceklerini belirtti.

Avukat Baykal, iki yıl önceki şikayetlerinde çocuklara yönelik cinsel istismar, insan ticareti ve fuhşa aracılık suçları bakımından, şüphelilerin başsavcılıkça resen tespit edilmesi gerektiğini özellikle vurguladıklarını hatırlattı.

Bu başvurunun amacının yalnızca tek bir kişiyle sınırlı bir inceleme yapılması değil; kamuoyuna yansıyan belge ve beyanlar çerçevesinde, olası tüm failler ve bağlantılar bakımından etkin bir soruşturma yürütülmesi olduğunu kaydeden Baykal, "Ancak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan, soruşturmanın yalnızca ismi geçen kişiyle sınırlı tutulduğu, resen tespit edilmesi gereken diğer olası şüpheliler yönünden herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. (...) İnsan ticareti ve çocukların cinsel sömürüsü gibi suçlarda, faillerin çoğu zaman örgütlü yapılar içerisinde hareket ettiği, mağdurların ve bağlantıların ise ancak etkin, çok yönlü ve derinleştirilmiş bir soruşturma ile ortaya çıkarılabildiği bilinen bir gerçektir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ