Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkü olan Meslek Fabrikası'na el koyma girişiminde yargıdan yürütmeyi 15 günlüğüne durdurma kararı çıktı.
CHP Milli Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, İzmir'de hayati önemdeki mesleki eğitiminin bu kurum tarafından karşılandığını hatırlatarak AKP ve Vakıflar'a tepki gösterdi.
"BİNLERCE KURSİYER ORADA KENDİNE GELECEK KURUYOR"
"İzmir’imizin en yakıcı ihtiyaçlarından biri mesleki eğitimdir.İzmir Büyükşehir Belediyesi tam da bunu yapıyor." diyen Özçağdaş, "Şehrimizin simge yapılarından birini rant kapısı değil, halkın hizmetine açıyor. 4600 kursiyer, o tarihi binada kendine bir gelecek kuruyor, bir meslek ediniyor, hayata tutunuyor." diye hatırlattı.
Kurumun Vakıflar'a devir girişimini AKP'nin İzmir'e "köstek olması" olarak niteleyen Özçağdaş, paylaşımında "O binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilerek tahliyesini istemek; yalnızca bir idari karar değil, doğrudan gençlerin emeğine, umuduna ve geleceğine müdahaledir." ifadelerini kullandı.
"Eğitim devam etmeli" diyen Özçağdaş, "Hukuki süreç tamamlanmalı, İzmir halkının hakkı korunmalıdır. İzmir’in emeğine, gençlerin geleceğine dokunamazsınız." diye vurguladı.
"RANT DEĞİL HALKA HİZMET"
Özçağdaş'ın paylaşımının tamamı şöyle:
"Ülkemizin ve İzmir’imizin en yakıcı ihtiyaçlarından biri mesleki eğitimdir. Gençlerin geleceğini, emeğin değerini ve üretimin gücünü büyüten bu alan; lafla değil, somut adımlarla desteklenir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tam da bunu yapıyor. Şehrimizin simge yapılarından birini rant kapısı değil, halkın hizmetine açıyor. 4600 kursiyer, o tarihi binada kendine bir gelecek kuruyor, bir meslek ediniyor, hayata tutunuyor.
"İZMİR'İN GENÇLERİNİN GELECEĞİNE DOKUNAMAZSINIZ"
Ama AK Parti’nin tercihi yine şaşırtmıyor: Destek olmak yerine köstek olmak. Çözüm üretmek yerine yıkmak. O binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilerek tahliyesini istemek; yalnızca bir idari karar değil, doğrudan gençlerin emeğine, umuduna ve geleceğine müdahaledir.
Vakıflar’ın elinde atıl duran, değerlendirilmeyi bekleyen sayısız mülk varken; işleyen, üreten, insan yetiştiren bir merkezi hedef almak akıl dışıdır. Daha da önemlisi, vicdan dışıdır.
Yapılması gereken çok açık:
Eğitim devam etmeli, hukuki süreç tamamlanmalı, İzmir halkının hakkı korunmalıdır.
İzmir’in emeğine, gençlerin geleceğine dokunamazsınız."





