İzmir'de Kınık’ın ayazında, yerin yüzlerce metre altından yukarıya taşınan tek şey kömür değil artık; birikmiş bir öfke ve belirsiz bir yarın sızıyor çatlaklardan.
25 Aralık 2025’ten beri maaş alamayan Polyak Maden işçileri için takvimler durdu, borçlar ise katlanarak büyümeye devam ediyor.
İzmir’in Kınık ilçesinde, devasa iş makinelerinin gölgesinde bekleyenlerin gözlerinde yorgunluktan ziyade bir kararlılık var. "Bıçak kemiğe dayandı" klişesi burada anlamını yitirmiş. Polyak Maden'de çalışan Somalı bir işçi, "Bıçak kemik bırakmadı; bıçak da kırıldı, kemik de" diyerek durumu özetliyor.
“FATURAMI ÖDEYEMEDİM, DOĞALGAZIMI KESTİLER”
Zonguldak'tan Kınık'a çalışmaya gelen, 1,5 yaşında bir kız çocuğu babası olan maden işçisi, 10 gündür maden önünde sürdürdüğü bekleyişi ve evindeki sessiz krizi şu sözlerle anlatıyor:
"Zonguldaklıyım, evliyim, bir kızım var. 1,5 yıldır burada çalışıyorum. 25 Aralık'tan beri maaşımı alamadım. İki faturam birikti, doğal gazımı kestiler. Havalar soğuk, mecburen takılan mührü kırmak zorunda kaldım. Cezası var biliyorum suç işlediğimi de biliyorum ama ne yapayım bu soğukta kime dert anlatayım? Tutuklayacaklar mı? Buyursun gelsinler! Vallahi ben haram lokma yemedim, emeğimle kazandım asıl paramı vermeyenler suç işledi, hakka girdi.”
"BİR BABA OLARAK ÇOCUĞUMA ÇİKOLATA ALAMAMAK BENİ KAHREDİYOR"
Maden işçisi 2 aylık maaşını alamamanın sadece kira, faturayla da bitmediğini anlatıyor:
“Gurbetçi olduğum için kirada oturuyorum, banka borcum var. Kazandığım üç beş kuruşu harcadım, altınlarımı bozdum. Artık borç alacak kimsem de kalmadı; millet diyor ki 'maaşını alamıyor, niye güvenip borç verelim bu saatten sonra?'. Ama en çok ne zorluyor biliyor musun? Bir baba olarak çocuğuma bir çikolata alamamak beni kahrediyor. Onlar milyonlar kazanıyor, biz bir çikolata parasına rezil oluyoruz. Bu hak mı? "

“KİRASINI ÖDEYEMENLER EVDEN KOVULMAKLA TEHDİT EDİLİYOR”
Soma'dan gelip Polyak'ta çalışan bir diğer maden işçisi ise, meselenin sadece birkaç aylık maaş olmadığını, sistematik bir yoksullaştırma süreciyle karşı karşıya olduklarını vurguluyor:
"Biz 30 gün 800 metre altında farklı vardiyalarda çalışıp maaşını alan aylıklı çalışan işçileriz. Türkiye şartlarında yaşamanın ağırlığı ortada, açlık sınırı ortada. İki aydır iki maaş almamız gerekirken, içeride biriken paramızın ancak dörtte birini aldık. Aramızda özel gereksinimli çocukları olanlar, gurbetten gelip daha sistemini kuramamış, kirada olan arkadaşlarımız var.
Bize karşı sermaye sanki toplu anlaşmış, 'biz bu işçiyi açlıktan öldüreceğiz, bankalara esir edeceğiz, icralık edeceğiz' diyorlar. Sistem düzelse bile bizi köleliğe götürüyorlar. Çoğumuz ailemizi göremiyoruz, çocuklarla telefonda görüşüyoruz. Aile yaşantımızda zorluklar başladı. Birçok gurbetçi arkadaş evden kovulmakla tehdit ediliyor. Bazıları evlatlarını, eşlerini memlekete ya da ailesinin yanına yolladı neden diye sorarsanız çünkü önünü göremiyor bu insanlar. Kimse açıklama yapmıyor, sarı sendika ancak gelip şirketin tehditlerini savuruyor. “
“AİLEM İÇİN KAZANDIĞIM O İKİ KURUŞU VERECEKLER”
Hakkını alana kadar nöbete devam edeceğini dile getiren işçi sözlerini şöyle sonlandırdı: “İki ay çok bir maaş değil diyorlar bize. Gelin bu şartlarda bu enflasyonda siz aç susuz gece gündüz yerin altında çalışın da o zaman görün zor mu değil mi! Devletin açıkladığı enflasyon zammını bile vermiyorlar, bir önceki yılın maaşıyla geçinmemizi bekliyorlar ona rağmen maaşları yatırmıyorlar. Vallahi gitmeyeceğim, pes etmeyeceğim ya benim ailem için kazandığım iki kuruş parayı verecekler ya da o madenin önünde çürüyene kadar nöbet tutacağım!”

"MADENİ BİZ İŞLETİRİZ"
Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Doğukan Akan, şirketin Fiba Holding ile yaptığı anlaşmadaki 5 milyon dolarlık cezai şartı ödememek için "taklalar attığını" ve işçinin kıdemine, promosyonuna çökmeye çalıştığını iddia ediyor. Akan, Pazartesi saat 16:00'ya kadar süre tanıdıklarını belirterek maden tarihinde yeni bir milat öneriyor:
"Eğer bu iş 5 parasız bir Çinli mühendisin kredi çekmesiyle yürüyorsa, biz 1243 işçi ve bu işte yetkin mühendislerle, hocalarla bu işi yaparız. Madem 100 liraya burayı satın alıp kimsenin maaşını vermiyorsun, biz yönetiriz. Hisseleri devredip gitmediği takdirde, bu madenin yeni yöneticisi Polyak Maden İşçisi olacak."





