İzmir, Kınık’ta madenleri Özyeğinler tarafından Çinli bir şirkete devredilen, Bağımsız Maden İş’te örgütlü 1243 maden işçisinin direnişi bugün 10’uncu gününde.
Madenciler, içeride kalan hakları, ödenmeyen ücretleri ve ortaklık yapısının değişmesiyle ortaya çıkan güvencesizlik tehdidine karşı ayakta. Maden emekçilerine Kınık halkı ile siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle ve meslek örgütleri ile çok sayıda yurttaş da destek veriyor.
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası (Bağımsız Maden İş) yöneticilerinden Başaran Aksu, Genel Başkanı Gökay Çakır, Genel merkez yöneticisi Volkan Çetin ve Öncü Çetin 27 Şubat'ta savcının talimatıyla alındıkları gözaltından dün çıktı.
"POLYAK'A PAZARTESİ GÜNÜNE KADAR SÜRE TANIYORUZ"
İşçiler, hakları ödenmez ve talepleri karşılanmazsa Pazartesi günü madene el koyacaklarını ilan ederek çağrı yaptı. Sendika açıklamasında "Polyak işletme yönetimine pazartesi gününe kadar süre tanıyoruz. 1243 maden işçisi yani Polyak maden işletmesinin yeni ortakları olarak tüm vardiyalar şeklinde toplanıp yeni yönetim belirleyecekler. Çinli Qiatihe şirketine söyleyeceğimiz tek söz Hisseyi Devret, Kınık'ı Terket! olacak. Maden işçilerinin son kararı budur" dedi.
"KENDİ PARALARIMIZI TAHSİL EDECEĞİZ"
Madenciler, Çinli Qitaihe Longcoal Mining şirketine, "Üreten biziz yöneten de biz olacağız" diye seslendi.
İşçiler, madeni işletmelerinin kanundan ve alacaklarından doğan bir hak olduğunu ifade ederek "Üreten biziz yöneten de biz olacağız! Buradan bütün madenci kardeşlerimize, Türkiye kamuoyuna, üniversitelere, meslek odalarına, basına, medyaya bir çağrımız var: "Günlerdir direniyoruz, kıdemimiz, ihbarımız, geçen yıldan kalan 15 günlük primimiz, maaşlarımız, promosyon haklarımız için bir kavga yürütüyoruz. Geldiğimiz aşamada işçiler olarak artık şunu görüyoruz; 5 parası olmayan Çinli bir mühendis Türkiye'de ki bankalardan kredi alarak bu ocağı işleteceğini düşünüyor. O zaman burdaki yetişkin deneyimli mühendisinden işçisine, çavuşundan, teknikerine, 1243 madenci pek ala Polyak madenciliği yönetebilir. Bizim bu madenden 450 milyon alacağımız var işçiler olarak. Servişçiler ve nakliyecileri de koyunca madendeki ana sermaye, öz sermaye işçilere ait. Kanundan doğan gerçeklikte bu. Dolayısıyla biz üreteceğiz. Biz satacağız. Kendi paralarımızı tahsil edeceğiz. Sonraki sürece karar vereceğiz. Üreten biziz yöneten de biz olacağız." diye konuştu.
İşçiler, Pazartesi günü gece vardiyasında 1243 kişi bir araya gelerek sendikaları Bağımsız Maden İş ile beraber ilk yönetim toplantılarını gerçekleştireceklerini açıkladı.
SOMALI MADEN İŞÇİLERİ DE DİRENİYOR
Manisa, Soma’da da Yeni Anadolu Madencilik işçileri, 8 aydır ödenmeyen prim ve maaşları için dün yürüyüş yaptı. Yürüyüşe Somalı yurttaşlar da destek verdi. Haklarını istedikleri için önceki gün üretimi durduran yaklaşık 2 bin işçi, Atatürk Caddesi’nden Cengiz Topel Meydanı’na kadar yürüyerek ses yükseltti.
Yürüyüşe, kendileri de eylemde olan Soma Termik Santralı işçileri ile aileleri, sendika temsilcileri, siyasi parti ilçe başkanları, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve Soma Belediye Başkanı Sercan Okur da destek verdi.
Yürüyüş boyunca işçiler, "Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen madencinin ayak sesleri", "İş, ekmek yoksa barış da yok", "Birleşe birleşe kazanacağız", "Madenler vatandır, vatan satılmaz" sloganları attı. Yürüyüş sırasında, apartmanlardan alkışlarla destek veren halk da işçilere yoğun ilgi gösterdi.
İşçiler adına yapılan açıklamada, maaşların 8 aydır düzensiz yatırıldığı, toplu iş sözleşmesinin yenilenmediği, şirkete malzeme alınmadığı için üretimin aksadığı belirtildi. Şirket yönetiminin, sendika yetkililerine, "Paramız yok, maaş yatıramıyoruz" dediği aktarılan açıklamada, işçilerin, kredi kartı borçlarını ödeyemedikleri, kredilerinin aksadığı ve aileleriyle birlikte mağdur oldukları ifade edildi.





