Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi’ne bağlı Akbelen Ormanları’nda 679 parsel için acele kamulaştırma kararının yayımlanmasına CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla'da düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde tepki gösterdi.
Resmi Gazete’de 10 Ocak’ta yayımlanan acele kamulaştırma kararını hatırlatan Özel, “Akbelen'deki mücadeleyi kendileri kıramayınca bu işe Meclis'i alet ettiler, kanun getirdiler. Burada zeytinlik olan yerlerin korunmasına ilişkin kanun duruyorken kendilerince bir numara ile zeytinlik olan yerlerin koordinatlarını tarif ederek buraları madenciliğe açtılar” dedi.
ÖZEL’DEN AYM’YE ÇAĞRI
CHP Lideri Özel, Anayasa Mahkemesi’ne seslenerek “Oradaki kızılçam ormanları için, meşeler, kestaneler için, zeytinler için, orada yaşayan o zavallı küçücük tilki yavrusu için, porsuklar için, tavşan için, saka kuşu için, arı kuşu için, orada hayatın devamını sağlayan arı kolonileri için, 200 tür bitki için, 100 farklı kuş türü için Anayasa Mahkemesi’ne burada Milas meydanından çağrıda bulunuyorum. Ve bu canlılar için ve bu güzel memleket için Anayasa Mahkemesi’ne 'lütfen' diyorum. Sizlere rica ediyorum; bu milletin sesini duyun, bu ormanın sesini duyun, bu hayvanların, bu kuşların, bu ağaçların günahına girmeyin, bu günahkar Erdoğan’a 'Dur' deyin, 'Dur' deyin!” ifadelerini kullandı.
Özel'in açıklamalarından satır başları şöyle:
"Adalet ve Kalkınma Partisi ne yapmış Muğla'ya diye baktım. Muğla 2025'te 68 milyar lira vergi ödemiş. Muğla'ya bütçeden 5,7 milyar para ayrılmış. Verdiği vergi Muğla'da kalsa bunun 12 katı hizmet olurdu. Muğla'dan kepçe ile almışlar, çay kaşığıyla vermişler.
Sorunları gören, çözmek isteyen ve enerjisi, kararlılığı olan yepyeni bir iktidara, enerjiye; şikayet eden köylüye 'Al ananı da git' diyen bir cumhurbaşkanı değil, ilki gibi 'Köylü milletin efendisidir' diyen bir cumhurbaşkanına ihtiyaç vardır.
89'uncu kez otobüsün üstündeyiz, eylemdeyiz. Durmadık, durmayacağız. Yılmadık, yılmayacağız. Ne arkadaşlarımızı unutacağız ne bu mücadeleyi bırakacağız.
İkizköy'e bağlı Akbelen ormanı 2018 yılında bir maden şirketine verildi. O tarihten itibaren İkizköy boşaltılmaya ve köylülerin elinden alınmaya çalışıldı. 2019'da orman için kesim kararı çıkardılar. O günden itibaren de Akbelen direnişi başladı. O günden beri çevreciler, burayı sevenler Akbelen'de oldular. Akbelen direnişini saygıyla selamlıyorum ve bir kez daha sahipleniyorum.
“ZEYTİNLİKLERİ MADENCİLİĞE AÇTILAR”
Meselenin ne olduğunun bütün Türkiye tarafından canlı yayında duyulması çok kıymetli. Buradan vicdanı, insafı olan, Allah'a inanan, doğayı seven herkese sesleniyorum. Akbelenliler direndiler ancak Adalet ve Kalkınma Mahkemesi buna karşı seçimden önce 11 Mart'ta bir adım attı, kendi partilileri ayağa kalktı. 'Eyvah seçimi kaybederiz' deyip geri çektiler. Şimdi kötülüğü beş katına çıkarmışlar, bir kez daha getiriyorlar. Adalet ve Kalkınma Partisi, 10 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 679 parsele acele kamulaştırma kararı çıkardı. Akbelen'deki mücadeleyi kendileri kıramayınca bu işe Meclis'i alet ettiler, kanun getirdiler. Burada zeytinlik olan yerlerin korunmasına ilişkin kanun duruyorken kendilerince bir numara ile zeytinlik olan yerlerin koordinatlarını tarif ederek buraları madenciliğe açtılar.
O acımasız şirket diyor ki: Ben orman kesmenin peşinde değilim. Bana 4 milyar dolarlık bir söz var. Paramı versinler, vazgeçeyim. Ne için ve ne zaman söz verdilerse buradaki madenleri vererek bu işi halletmek istediler. Biz buna karşı çıkınca olmayacak bir iş yaparak koordinatlarıyla buraları tarif eden bir kanun çıkardılar. Kanunu saatler içinde AYM'ye götürdük, 'Bu haksızlığı durdur. Bunu iptal et' dedik. Başvurumuz, AYM'nin önünde duruyor. Bunlar AYM'nin iptal kararı vermesinden endişe ederek tuttular, 10 Ocak günü Cumhurbaşkanı imzasıyla acele kamulaştırma kararı aldılar.
ERDOĞAN’A TEPKİ: İTİRAZ EDİYORUZ
Yurt savunması ve acil durumda sadece Cumhurbaşkanı'nın kullanacağı yetki bu. Savaş, olağanüstü durum, milli menfaat... Bu Cumhurbaşkanı, bu Erdoğan bu yetkiyi Akbelen Ormanı'nı Limak şirketine vermek için kullandı. İşte bu kadar. Bu yetkiyi düşmanı savmak için kullanmıyor. Bunu ormanı madene açmak için kullanıyor. Bunu bütün vatandaşlarımızın, bilhassa AK Parti seçmeni olan ama ormanı seven, doğayı seven, ağacı seven, bitkiyi seven herkese şikayet ediyorum. Bunu duyun, bunu bilin; biz buna itiraz ediyoruz.
Bakın Muğla’nın yüzde 60’ını madene açtılar. Muğla’nın yüzde 60’ı maden ruhsat alanıdır. Bu Muğla, bir ilçesini Allah göstermesin vermeyi kabul etsen, Almanya’nın tapusunu üstüne yaparlar; öyle bir yer bu Muğla. Bir ilçesini, bir ilçesini tut şuradaki bir ilçesini 'Vereyim mi sana?' de, Almanya’nın tapusunu verirler sana. Hollanda’yı verirler sana. İngiltere’nin yarısını verirler sana. Bu Muğla’nın yüzde 60’ını maden ruhsatına açtı bunlar.
Biz Anayasa Mahkemesi’ne gittik. Anayasa Mahkemesi bekliyor. Anayasa Mahkemesi’nin saygıdeğer başkanına, değerli üyelerine sesleniyorum: Bizim Anayasa Mahkemesi’nde bekleyen başvurularımız var. Arkadaşlarımızın hak ihlalleri için, arkadaşlarımızın sağlıkları için, özgürlükleri için ya da çok farklı konularda... Hiçbiri için beklemeye tahammülümüz yok ama Allah rızası için; oradaki kızılçam ormanları için, meşeler, kestaneler için, zeytinler için, orada yaşayan o zavallı küçücük tilki yavrusu için, porsuklar için, tavşan için, saka kuşu için, arı kuşu için, orada hayatın devamını sağlayan arı kolonileri için, 200 tür bitki için, 100 farklı kuş türü için Anayasa Mahkemesi’ne burada Milas meydanından çağrıda bulunuyorum. Ve bu canlılar için ve bu güzel memleket için Anayasa Mahkemesi’ne 'lütfen' diyorum. Sizlere rica ediyorum; bu milletin sesini duyun, bu ormanın sesini duyun, bu hayvanların, bu kuşların, bu ağaçların günahına girmeyin, bu günahkar Erdoğan’a 'Dur' deyin, 'Dur' deyin!
ÖZEL, AYM’YE SESLENDİ: BU KATLİAMA DUR DEYİN!
Anayasa Mahkemesi’nin sayın üyeleri; bu gece başınızı yastığa koyduğunuzda o orman köylüsünü düşünün. Onun için mücadele eden 80 yaşında bastonuyla direnen teyzeyi, onun akıttığı gözyaşını düşünün. Oraları maden olduğunda yok olacak olan o hayvanları, o güzelim ağaçları düşünün. Ve bir tane zeytinin bile kıymetini düşünün ve 1.5 milyon zeytin ağacının kesimine 'Dur' demek sizin yetkinizde. Bu gece onları düşünün ve artık bu başvuruyu öne çekin, görüşmesini yapın, bu katliama 'Dur' deyin. Sizden bunu bekliyoruz.
Bu iktidar doğaya iyi gelmedi. Tarıma iyi gelmedi. Baktığınızda kimseye iyi gelmedi. Ne çocuklara, yeni doğan bebeğe de iyi gelmedi. Çocuğa da iyi gelmedi. Kadına iyi gelmedi. Yoksula iyi gelmedi. Orta direğe iyi gelmedi. Memura, işçiye iyi gelmedi. Çiftçiye de iyi gelmedi.”




