Resmî Gazete'de 11 Şubat 2026 Çarşamba tarihli Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan karara göre İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç görevlerinden alındı. Yılmaz Tunç'un yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı.
TÖRENDE ALÇAK KOLTUK KRİZİ
Yılmaz Tunç'un görevi Akın Gürlek'e teslim ettiği törende 'alçak koltuk' krizi yaşandı. Akın Gürlek'in oturduğu koltuğun, Yılmaz Tunç'un koltuğundan daha alçak olduğu görüldü.
Tunç'un konuşması boyunca Akın Gürlek'in rahatsızlığı yüzüne yansıdı. Bir süre sonra görevliler koltuğu yükseltmek için hamle yaptı ancak başarıya ulaşamadı.
HalkTV'de yer alan habere göre; Akın Gürlek görevi devralırken oturduğu koltuğun seviyesi, Yılmaz Tunç'tan daha aşağı olması nedeniyle Gürlek'in arkasındaki Furkan Torlak tarafından düzeltilmeye çalıştığı görüldü.
BASIN DANIŞMANI MI OLACAK?
Koltuğu düzelten kişi ise Mehmet Akif Ersoy soruşturmasında adı geçince Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörlüğü'nden istifa eden Furkan Torlak.
Furkan Torlak'ın, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'in basın danışmanı olması bekleniyor.
TUNÇ'UN 2.5 YILLIK BAKANLIK GÖREVİ SONA ERDİ
Tunç ile Gürlek arasındaki devir teslim töreninde Tunç'un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Hakim ve savcılarımızın gerek konut ihtiyacı, gerek yargı tazminatı, özlük hakları, bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımız her gittiğimizde yargı teşkilatımızın ihtiyacı olan her projeye evet dedi, destek oldu bizlere. Ben buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza huzurlarınızda bütün yargı mensupları, Adalet Teşkilatı olarak çok çok teşekkür ediyorum. Tabii bunun yanı sıra özellikle yargı teşkilatımızın kapasitesini daha da güçlendirmek noktasında önemli hedeflerimiz var. bu hedefler kesintisiz devam edecek. Bu görevler bir nöbet değişimidir.
Bu nöbet değişiminde, bu bayrak değişiminde kaldığımız yerden daha hızlı, daha enerjik bir şekilde yolumuza devam ederek bizim asıl amacımız vatandaşlarımızın memnuniyetidir ve özellikle Adalet Bakanlığı gibi adaletin tecellisi noktasında, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı noktasında özellikle hassasiyet gösterilmesi gereken bir makamdayız. Buna görev süremiz boyunca dikkat etmeye çalıştık ve bu anlamda da yargı teşkilatımızın büyük desteğini gördük. Ben bu duygu ve düşüncelerle bu ulvi görevi bizlere tevdi eden ve genç yaşta bizi siyasete katan ve siyasetin her kademesinde gerek parlamentoda, gerek teşkilatta, gerekse kabinede son olarak görev veren, bu onurlu görevlere bizleri layık gören Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı arz ediyorum.
Ve aziz milletimize şükranlarımızı arz ediyoruz. Milletimize biz şükran borçluyuz. 23 yıldan bu yana her zorluğu onlar sayesinde biz aşmayı başardık. Bugün büyük reformları, sessiz devrim sayılan gelişmeleri gerçekleştirmişsek milletimizin desteğiyle, milletimizin onayıyla sağladık. O nedenle bu aziz millet için ne yapsak azdır ve bu millet için gecemizi ve gündüzümüze bir diyalog içerisindeydik. Elbette ki yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı çerçevesi içerisinde biz bunları gerçekleştirdik. Onların çalışma şartlarını kolaylaştırmak için, hayat şartlarını kolaylaştırmak için büyük gayret gösterdik. Her talebimizde Sayın Cumhurbaşkanımız büyük destek oldu.
Ben yargı teşkilatımızın gerek iddia makamında, gerek hüküm makamında, gerek savunma makamında her bir ferdine teşekkür ediyorum. Tabii ki fedakar, cefakar adalet personelimiz, kalem personelimiz, mübaşirlerimiz, yazı işleri müdürlerimiz, katiplerimiz bunlar fedakarca çalışıyorlar. Evet ağır bir iş yükü var. Bu iş yükünü azaltmak için büyük gayret içerisindeler.
Büyük bir kampanya başlattılar. Hakimler ve Savcılar Kurulumuzun öncülüğünde sıfır gecikmesiz yargı projesi, sıfır kadastro projesi gibi önemli projeler başladı. Bu projeler devam edecektir ve özellikle adalet personeli olmadan yargının işlemesi mümkün değil. O nedenle her birine çok teşekkür ediyoruz. Tabii Ceza Adaleti sisteminin en önemli parçası infaz aşaması. İnfazda görev yapan 80.000'i aşkın infaz koruma personelimiz var. Onlar da fedakarca çalışıyorlar. Onlara da buradan sevgilerimizi, saygılarımızı gönderiyoruz."
"ERDOĞAN BEY'E ŞÜKRANLARIMI ARZ EDİYORUM"
Akın Gürlek ise konuşmasında şunları söyledi:
"Saygıdeğer Bakanım, Adalet Bakanlığımızın değerli yöneticileri, kıymetli basın mensupları. Öncelikle Adalet Bakanlığı gibi onurlu bir görevi tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey'e şükranlarımı arz ediyorum. Bu görevi bugüne kadar büyük bir özveriyle yürüten Sayın Bakanımıza ve tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Bilindiği üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'de hukuk ve adalet alanında önemli reformlar hayata geçirilmiştir.
"BU BİR BAYRAK YARIŞIDIR"
Yargı reformları, İnsan Hak hak eylem planları, dijital adalet altyapısındaki gelişmeler adalet sistemimizin güçlendirilmesine çok önemli katkılar sunmuştur. Adalet sistemi 85 milyon vatandaşımızın ortak güvencesidir. Türkiye yüzyılında güçlü devlet, güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Suçla mücadelede tavizsiz duruşumuzu devam ettireceğiz. Yargı süreçlerini hızlandırmaya, dijital altyapıyı güçlendirmeye, hukuk güvenliğini tahkim etmeye devam edeceğiz.
Bu bir bayrak yarışıdır. Biz de bu emaneti daha ileri taşıma gayreti içerisinde olacağız. Yargı mensuplarımız, akademi, barolar, sivil toplum ve milletimizle istişare içinde çalışarak daha güçlü bir hukuk devleti için gayret göstereceğiz.”





