Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, ailesine yönelik “mal varlığı aklama” soruşturması ile ilgili dolandırılmak istendiklerini ifade etti.
Asıl mağdurun kendileri olduğunu söyleyen Sarıgül, Sinan Çampınar, Enver Çampınar, Diyar Çampınar, Marc Baeriswyl ve Kai Precat olmak üzere toplam 5 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.
“MEBLAĞLARIN TAMAMI SİNAN ÇAMPINAR ADLI ŞAHSIN İKNA AMAÇLI SUNUMLARIDIR”
Sarıgül sözlerine şöyle devam etti:
“Sinan Çampınar adlı şahıs Türkiye'ye doğrudan yatırım yapmak isteyen uluslararası yatırımcıların olduğunu ve bu yatırımlar için finansman sağlayacağını belirterek benimle iletişime geçmiştir. Soruşturma açılmasına neden olan bu şahıslarla aramızdaki temaslar bu nedenle başlamıştır. Kamuoyuna yansıyan önü arkası kesilerek yayınlanan görüntülerdeki şirketler, sözü geçen meblağların tamamı Sinan Çampınar adlı şahsın ikna amaçlı sunumlarıdır”
“SULH VE İBRA PROTOKOLÜ İMZALANMIŞTIR”
“Yatırım projelerinin uydurma olduğu, bu yatırımlar için finansman sağlayabilecek bir kapasitelerinin olmadığının -geç de olsa- anlaşılması üzerine de temas kesilmiş, hukuki ve cezai yollara başvuracağımız bildirilmiştir. Bunun üzerine hemen ertesi günü, 16 Aralık 2025 tarihinde Sinan Çampınar İstanbul'a gelerek imzalanan protokollerin ve sözleşmelerin geçersiz olduğunu, tarafların birbirlerinden herhangi bir hak veya alacaklarının bulunmadığını kabul ederek sulh ve ibra protokolü imzalamıştır”
“HAKKIMIZDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞLARDIR”
“Bu kez Sinan Çampınar’ın ortakları Marc Baeriswyl ve KaiPrecat, temsilcisi oldukları Enerji SKM Holding UG üzerinden, geçersizliği kabul edilen sözleşmeden doğan hakları devraldıklarını ileri sürerek hakkımızda suç duyurusunda da bulunmuşlardır”
“ÇAMPINAR’IN TEMSİL YETKİSİNİN OLMADIĞI SİCİL KAYITLARINDA BELLİDİR”
“7 Ağustos 2024 tarihli aynı isim ve aynı formatta, ancak birbirinden tamamen farklı yükümlülükler içeren iki ayrı sözleşmede noter olarak gösterilen kişinin noterlik yapma yetkisinin bulunmadığı, Birleşik Krallık Noterler Birliği tarafından yazılı olarak doğrulanmıştır. Sinan Çampınar'ın sözleşmeleri imzaladığı şirketi temsil yetkisinin olmadığı Almanya'daki resmî ticaret sicili kayıtlarında bellidir”
“DEKONTLAR SAHTE OLARAK DÜZENLENMİŞTİR”
“Alman yetkili makamlarından alınan belgelerde, Ömer Sarıgül ile ilişkilendirilen şirketin kuruluş işlemlerinin tamamlanmadığı ve ticaret siciline tescil edilmediği, Aylin Kotil ile ilişkilendirilen şirketin ise herhangi bir ticaret sicili kaydının bulunmadığı doğrulanmıştır. Bu şahısların hakkımızda yaptıkları şikâyetlerde ileri sürdükleri ve sosyal medyada da yayılan 10 milyon avro ve 100 milyon avro tutarında ödeme yapıldığına dayanak gösterilen dekontlar da gerçek bir bankacılık işlemini yansıtmayan, sahte olarak düzenlenmiş belgelerdir”
“4 MİLYON AVRO TALEP ETMİŞLERDİR”
“Şahsıma, aileme veya şirketimize bu tutarlarda herhangi bir para transferi gerçekleşmemiştir. Soruşturmanın açılmasına neden olan şahıslar kurulmamış şirketleri kurulmuş, faaliyette bulunuyormuş gibi gerçekleşmemiş ödemeleri gerçekleşmiş gibi göstererek şahsım ve ailem hakkında gerçeğe aykırı iddialar ve dayanaksız talepler ileri sürmüş, tarafımızdan 4 milyon avro talep etmişlerdir”
“MAĞDUR OLAN BEN VE AİLEMDİR”
Şahısların ortaya koyduğu belgeler, sözleşmeler, banka dekontları, noter tasdikleri sahtedir, üretilmiştir. Burada dolandırılmak istenen ve mağdur olan ben ve ailemdir.
5 KİŞİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU
Bu nedenle Sinan Çampınar, Enver Çampınar, Diyar Çampınar, Marc Baeriswyl ve Kai Precat hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Söz konusu kişilerin birbirleriyle bağlantılı eylemlerinin, düzenlenen sözleşmelerin ve ileri sürülen taleplerin bütün yönleriyle araştırılmasını ve suç teşkil eden fiillerin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılması talep edilmiştir.
“HUKİKİ HAKLARIMIZI KULLANMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Olayların gerçek mahiyeti, Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğumuz 27.10.2026 tarih ve 2026/188167 (Dolandırıcılık Büro) Hz. dos. suç duyurusu dilekçesi ve ekindeki belgelerin incelenmesiyle açıklığa kavuşacaktır. Şahsıma, aileme ve şirketimize yönelik asılsız iddialar ve haksız talepler karşısında bütün hukuki haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz. Adaletin, vicdan ve hakkaniyetle tecelli edeceğine inanıyorum.




