Sayıştay Başkanlığı’nın İzmir Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu yayımlandı. Belediyenin mali rapor ve tablolarının genel hatlarıyla doğru ve güvenilir bilgi içerdiği belirtilen raporda; çevre kirliliğinden belediye şirketlerindeki milyarlarca liralık zararlara, usulsüz ihalelerden toplu iş sözleşmesindeki dikkat çeken ayrıcalıklara kadar pek çok çarpıcı bulgu yer aldı.

“ARITILMAYAN ÇÖP SUYU KANALİZASYONA VERİLİYOR”

İzmir'in en önemli çevre sorunlarından biri olan katı atık tesislerindeki altyapı eksiklikleri rapora doğrudan yansıdı. Harmandalı Katı Atık Depolama Sahası’ndan çıkan kirletici etkisi yüksek çöp sızıntı suyunun, herhangi bir arıtmadan geçirilmeden doğrudan kanalizasyon hattına deşarj edildiği tespit edildi. Benzer bir durumun Bergama Entegre Katı Atık Yönetim Tesisi'nde de yaşandığı, tesisin sızıntı suyu arıtma ünitesi bulunmasına rağmen çalıştırılmadığı ve zehirli suların arıtma kabiliyeti yetersiz olan Bakırçay deresine deşarj edilerek büyük bir çevresel kirlilik yarattığı vurgulandı.

BELEDİYE ŞİRKETLERİNDE 9.7 MİLYAR TL'LİK 'SÜREKLİ ZARAR' ÇIKMAZI

Büyükşehir Belediyesinin doğrudan veya dolaylı ortak olduğu iştiraklerin mali yapısı Sayıştay’ın en çok eleştirdiği konuların başında geldi. Fuar, otopark, restoran ve tesis işletmeciliği gibi kâr etmesi beklenen alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin dahi personel maaşlarını ödeyemeyecek düzeyde sürekli zarar ettiği belirtildi. Belediyenin, zarar eden bu şirketleri ayakta tutabilmek için 2017-2024 yılları arasında tam 9 milyar 755 milyon TL sermaye artırımı yaptığı kayıtlara geçti.

HUZUR HAKKI USULSÜZLÜĞÜ VURGUSU

Şirket yönetim kurulu üyelerine ödenen "murahhas üyelik ücretlerinin", kanuna aykırı şekilde şirket genel kurulu yerine bizzat yönetim kurulu kararıyla belirlendiği ve üyeler arasında objektif olmayan maaş farkları yaratıldığı tespit edildi. Konuyla ilgili, “"Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinin, 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca Cumhurbaşkanlığı izni ve Meclis kararı olmaksızın, kendi yönetim kurulu kararlarıyla alt şirketler (İZETAŞ vb.) kurması ve bu şirketlere sermaye aktarımı yapması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir” ifadeleri kullanıldı.

İZİNSİZ ŞİRKET KURULDU VE PARA AKTARILDI

Büyükşehir'in iştiraki olan şirketlerin (örneğin İZENERJİ), Belediye Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı izni olmadan kendi yönetim kurulu kararlarıyla alt şirketler (İZETAŞ vb.) kurduğu ve bu şirketlere milyonlarca lira sermaye aktardığı saptandı.

BUCA ONAT TÜNELİ'NDE FATURA MÜTEAHHİT YERİNE BELEDİYEYE KESİLDİ

Buca Onat Tüneli yapım işi sırasında, tünel açma çalışmaları nedeniyle etraftaki 76 binanın hasar gördüğü belirtildi. İhale şartnamesi ve sigorta mevzuatı gereği bu zararların yüklenici firma tarafından karşılanması gerekirken, hasar gören binalardan 14'ünün İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesinden kamulaştırıldığı ve bedelinin müteahhitten tahsil edilmediği ortaya çıktı. Raporda, “"Tünel açma çalışmaları esnasında çevredeki binalarda meydana gelen hasarların, İhale İdari Şartnamesi ve Sigorta Mevzuatı hükümleri gereği yüklenici firma uhdesindeki sigorta kapsamında karşılanması esasken, hasar gören 14 adet binanın idare bütçesinden kamulaştırıldığı ve söz konusu bedellerin yüklenici firmaya rücu edilmeyerek idare aleyhine sonuç doğuracak şekilde işlem tesis edildiği görülmüştür” ifadeleri ver aldı.

EHLİYETİ KAPTIRAN ŞOFÖRE TOPLU SÖZLEŞME KALKANI

Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi'nde mevzuata aykırı pek çok madde tespit edildi. En dikkat çeken bulgu ise trafik suçları ve alkollü araç kullanma nedeniyle ehliyetine el konulan işçilerle ilgili oldu. İhtiyaç gereği "şoför" kadrosunda işe alınan personelin ehliyetini kaptırması durumunda iş akdinin feshedilmesi gerekirken, sözleşmeye konulan bir madde ile bu kişilerin ehliyetlerini geri alana kadar belediyede masa başı veya vasıfsız işçi (temizlik, dağıtım vb.) pozisyonlarında çalıştırılmaya devam ettirildiği belirlendi.

MİLYONLARCA LİRALIK KAMU GELİRİ KAYBI VE TAŞINMAZ İHLALLERİ

TAKSİ DURAKLARINDA HAKSIZ GELİR

Büyükşehir sınırları içindeki 377 ticari taksi durağının işletme ve kiralama yetkisi İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde olmasına rağmen, bu alanların ihaleye çıkılmadığı ve ilçe belediyelerinin "işgaliye" adı altında haksız gelir elde etmesine göz yumulduğu belirtildi.

SÜRESİZ TAHSİSLER

Taksi, dolmuş ve servis (S plaka) hatlarının mevzuat gereği en fazla 10 yıllığına ihale edilmesi gerekirken, mahkeme kararlarına rağmen geçici çalışma izin belgeleriyle süresiz olarak kullandırılmaya devam edildiği ve UKOME'nin yetki aşımı yaptığı ifade edildi.

UCUZA GİDEN TAŞINMAZLAR

Konak Halkapınar ve Mersinli'deki dev taşınmaz satışlarında muhammen bedellerin piyasa rayiçlerinin (SGK değerlemeleri ve emsal satışların) çok altında belirlendiği vurgulandı.

Eğitim Sen’den İzmir için kış saati çağrısı: Çocuklar karanlıkta kalmasın!
Eğitim Sen’den İzmir için kış saati çağrısı: Çocuklar karanlıkta kalmasın!
İçeriği Görüntüle

İŞGAL ALTINDAKİ MÜLKLER

Belediyeye ait bin 396 adet taşınmazın üçüncü şahıslar tarafından fiilen işgal altında olduğu, ancak idarenin bu kişileri tahliye etmek veya işgaliye bedeli tahsil etmek için gerekli hukuki süreci başlatmadığı tespit edildi. Raporda, S plaka, taksi ve dolmuş hatlarının mevzuat gereği 10 yılı aşmamak üzere ihale edilmesi yasal zorunlulukken, UKOME yetki aşımı yaparak geçici izin belgeleriyle süresiz tahsis yoluna gitmiş, kamu gelirlerinde azalmaya sebebiyet verilmiştir. Mülkiyeti Belediyeye ait bin 396 adet taşınmazın üçüncü şahıslarca fuzuli şagil (haksız işgal) durumunda kullanıldığı tespit edilmiş olup; İdarece 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca ecrimisil tahakkuk ettirilmediği ve mülki amirlik vasıtasıyla tahliye işlemlerinin başlatılmadığı tespit edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

ÖDEMİŞ KATI ATIK TESİSİNDE FİRMAYA HAKSIZ KAZANÇ

Ödemiş Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisi imtiyaz sözleşmesinde, işin maliyetli kısmı ilçe belediyesinde, gelir getirici kısmı Büyükşehir'de kalmasına rağmen, şirketten alınacak kâr payının sadece %3,8 olarak belirlendiği ve firmanın lehine haksız kapasite artışları yapıldığı saptandı. Kurulan tahkim heyetinde, firmanın belediyeden talep ettiği fahiş tonaj ücretlerinin (2.015 TL/ton) mahkemece reddedilerek çok daha düşük (339 TL/ton) bedellere çekildiği, buna rağmen dönemin yöneticilerinin sözleşmeyi idare aleyhine yürüttüğü ifade edildi.

Muhabir: Eylül Emek Kılınç