Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, gazetecilere yönelik gözaltı kararları, medya kuruluşlarına atanan kayyımlar ve erişim engellerine karşı sokağa çıkmaya hazırlanan basın meslek örgütlerini hedef aldı. Sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yapan Yıldız, basın özgürlüğünün bir hakaret ve itibar suikastı aracı olarak kullanılamayacağını belirtti.
"YURT DIŞINDAN FONLANANLARIN SÖZLERİ İNANDIRICI DEĞİL"
Basın meslek örgütlerinin aralarında İzmir, İstanbul ve Ankara'nın da bulunduğu illerde "Sansüre hayır, habere özgürlük" sloganıyla yapacağı eylem çağrısına değinen Yıldız, yalan haberin ve dezenformasyonun toplum hayatını ipotek altına aldığını savundu. Dünyada yalan habere en çok maruz kalan ülkenin Türkiye olduğunu öne süren Yıldız, "İktidara karşı yayın yapmak şartıyla yurt dışından fonlananların, sivil toplum örgütü maskeli yalan üretim merkezlerinin ve küresel güçlerden siyasetimize müdahale talep edenlerin basın özgürlüğü söylemleri inandırıcılıktan uzaktır. Medyanın bir ahlaki yenilenmeye ihtiyacı olduğu açıktır" ifadelerini kullandı.
GÖZALTI VE TUTUKLAMALARIN HUKUKİ GEREKÇESİNİ SIRALADI
Açıklamasında gazetecilere yönelik yargısal süreçlerin dayanağına da yer veren Yıldız tehlike suçlarında neticeyi beklemeden harekete geçmenin ceza hukukunun bir gereği olduğunu ifade etti. Kamu barışını bozmaya yönelik dezenformasyon eylemlerinin suç olarak düzenlendiğini hatırlatan Yıldız, bu suçun oluşabilmesi için gereken 5 temel şartı şöyle sıraladı:
Özel kast bulunması,
Bilginin gerçeğe aykırı olması,
Konunun ülkenin iç-dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığıyla ilgili olması,
Eylemin kamu barışını bozmaya elverişli olması,
Bilginin alenen yayılması.
Yıldız, dezenformasyon suçunun birden fazla kişiyle iştirak halinde işlenebileceğini ve bu suça teşebbüsün mümkün olduğunu da sözlerine ekleyerek, güvenlik ihtiyacının her türlü hiyerarşinin başında geldiğini vurguladı




