Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesinde, 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 18 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan Akerman Apartmanı davasında Kastamonu Üniversitesi'nden 7 akademisyenin hazırladığı bilirkişi raporu dosyaya girdi. Binanın taşıyıcı sistemindeki ciddi eksikliklerin ve 2010 yılında yapılan 3 katlı yapıya 2016'da eklenen 3 kaçak katın vurgulandığı raporda; 8 sanık "asli kusurlu", 2 sanık ise "tali kusurlu" olarak belirlendi. İmar Barışı'ndan da faydalandığı ortaya çıkan binanın ruhsat işlemlerinde imzası bulunan bazı kamu görevlilerinin de aralarında yer aldığı 7 sanık hakkında ise kusur bulunmadığı ifade edildi.

1,5 YIL RAPOR BEKLENDİ, DOSYA BAŞKA ÜNİVERSİTEYE GÖNDERİLDİ

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Akerman Apartmanı'nın yıkılmasına ilişkin yapı sahipleri, müteahhit, proje müellifleri, fenni mesuller, şantiye şefi ve yapı denetim görevlilerinin de aralarında bulunduğu kişiler hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.

Başsavcılık, binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş ve Dulkadiroğlu belediyelerinde görev yapan 7 kamu görevlisi hakkında da aynı suçlamayla dava açtı.

Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 14 Şubat 2025'te görülen üçüncü duruşmada, dosyadaki iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunması nedeniyle yeni rapor hazırlanmasına karar verildi.

Dosya Dokuz Eylül Üniversitesi'ne gönderildi. Ancak yaklaşık 1,5 yıl boyunca raporun sunulmaması üzerine mahkeme, 2 Temmuz 2026'daki yedinci duruşmada dosyanın Kastamonu Üniversitesi'ne gönderilmesini kararlaştırdı.

3 KATLI BİNAYA 3 KAT DAHA EKLENMİŞ

Bilirkişi raporuna göre, Akerman Apartmanı 2010 yılında bodrum, zemin ve bir normal kat olmak üzere 3 katlı inşa edildi.

CHP’li Kaya: Barışın kalıcı hale gelebilmesi için gerekli düzenlemeler zaman geçirilmeden yapılmalıdır
CHP’li Kaya: Barışın kalıcı hale gelebilmesi için gerekli düzenlemeler zaman geçirilmeden yapılmalıdır
İçeriği Görüntüle

Binaya 2016 yılında 3 kat daha eklenerek kat sayısı 6'ya çıkarıldı.

Raporda, yapıya "İmar Barışı" kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verildiği belirtilirken, bu belgenin taşıyıcı sistemdeki proje ve uygulama kaynaklı güvenlik eksikliklerini gidermediği vurgulandı.

PERDE DUVARLAR KOLONA DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ, BODRUM KAÇAK GENİŞLETİLMİŞ

Bilirkişi heyeti, binanın projeye aykırı inşa edildiğini ve taşıyıcı sistemde ciddi eksiklikler bulunduğunu belirledi.

Raporda, perde olarak tasarlanan taşıyıcı elemanların kolona dönüştürüldüğü, bodrum katın kaçak olarak genişletildiği, beton ve donatı kalitesinin yetersiz olduğu ifade edildi.

Ayrıca etriye kancalarının 135 derece yerine 90 derece yapıldığı ve etriye sıklaştırma bölgelerinin oluşturulmadığı kaydedildi.

Bu eksikliklerin yapının deprem güvenliğini olumsuz etkilediği değerlendirilirken, sorumlu kişilerin projeye ve mevzuata aykırılıkları önleme veya denetleme yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtildi.

YAPI SAHİPLERİ VE MÜTEAHHİT ASLİ KUSURLU BULUNDU

Raporda, 2010 tarihli ilk ruhsatta yapı sahibi olarak yer alan Ali Dökme ile sonraki tadilat ve kat ilavesi ruhsatlarında yapı sahibi olarak görülen Salih Dökme "asli kusurlu" bulundu.

2016 tarihli kat ilavesi ruhsatında müteahhit olarak yer alan Kazım Ceviz, ilk ruhsattaki fenni mesul Şenol Korkmaz ve kat ilavesi ruhsatındaki şantiye şefi Çağrı Bilir için de "asli kusurlu" değerlendirmesi yapıldı.

STATİK PROJEDEKİ HATALARA DİKKAT ÇEKİLDİ

Bilirkişi heyeti, ilk statik proje müellifi Şahin Avşaroğlu'na, 2016 yılında yeni statik proje hazırlanarak önceki projenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle kusur atfetmedi.

Kat ilavesi projesini hazırlayan Ökkeş Alper Erşahan ise mevcut imalatları ve önceki projedeki perde elemanlarını yeterince dikkate almaması, mimari ve statik projeler arasında uyumsuzluk oluşturması ve deprem hesaplamalarındaki hatalar nedeniyle "asli kusurlu" bulundu.

Mimari proje müellifi Mehmet Kuşçuoğlu'nun da projeler arasındaki uyumsuzlukları gidermemesi nedeniyle "tali kusurlu" olduğu değerlendirildi.

YAPI DENETİM GÖREVLİLERİNE ASLİ KUSUR

Raporda, yapı denetim firması yetkilileri Uğur Korkmaz ve Hüseyin Gümüşer'in projeler arasındaki uyumsuzluklara ve malzeme kalitesindeki eksikliklere müdahale etmediği belirtildi.

İki ismin, taşıyıcı sistemdeki aykırılıkları ve "yumuşak kat" oluşumuna neden olan imalatları önlemek için gerekli idari ve teknik tedbirleri zamanında almadığı kaydedildi.

Yapı denetim sözleşmesinin yıkımdan kısa süre önce feshedildiğine de dikkat çekilen raporda, Korkmaz ve Gümüşer "asli kusurlu" bulundu.

BELEDİYE GÖREVLİLERİNİN İMZALARI İDARİ ONAY SAYILDI

Bilirkişi raporunda, belediye görevlisi Melike Özdemir'in 2010 tarihli statik projenin incelenmesi ve onaylanması sürecinde bazı eksiklikleri tespit edemediği değerlendirilerek "tali kusurlu" olduğu belirtildi.

Buna karşılık belediye görevlileri Hacı Mehmet Güner ve Serap Binici'nin ruhsat ve ekleri üzerindeki imzalarının teknik denetimden ziyade idari onay niteliği taşıdığı ifade edildi.

Heyet, bu kişilerin işlemleri ile binanın yıkılması arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle kusur atfetmedi.

Arzu Özaydın'ın 2016 yılındaki kat ilavesi ruhsatı üzerindeki imzasının da idari onay niteliğinde olduğu, statik hesaplara müdahale etme veya sahadaki imalatları doğrudan denetleme yetkisinin bulunmadığı belirtildi.

DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNE DE KUSUR ATFEDİLMEDİ

Elektrik ve mekanik proje kontrollerinden sorumlu Öner Gürbüzel ile Serhat Aktemur'un görevlerinin kendi uzmanlık alanlarıyla sınırlı olduğu, binanın taşıyıcı sistemini denetleme yetkilerinin bulunmadığı kaydedildi.

Turan Şen'in ruhsat ve ekleri üzerindeki imzasının ise teknik projelerin içeriğini onaylamaktan çok idari işlemlerin tamamlanmasına yönelik olduğu değerlendirildi.

Bu gerekçelerle söz konusu kamu görevlileri hakkında da "kusuru yoktur" sonucuna varıldı.

Kaynak: ANKA