Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanları Toplantısı Genel Merkez’de gerçekleştirildi. 81 ilin il başkanı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önderliğindeki toplantıya katılım gösterdi. Toplantıda; ülke gündemine dair sorunlar, parti içindeki durumlar, ekonomik kriz ve olası erken seçim başlıkları masaya yatırıldı.

“ONLAR DÜRÜST DEĞİLLER AMA BİZ DÜRÜST VE AHLAKLI İNSANLARIZ”

İl başkanları toplantısı başlamadan önce Kılıçdaroğlu kürsüye çıkarak açıklamalarda bulundu. İl başkanlarına seslenen Kılıçdaroğlu, “Yeni bir süreçte hepimiz birlikte çalışacağız. Ülkenin içinde bulunduğu koşulları ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz. Hangi zorlukları yaşadığımızı biliyoruz. Bir yerde sorun varsa o sorunun çözüm adresi CHP’dir, bunu her yerde söyleyeceksiniz. Bugüne kadar hangi iktidar gelirse gelsin, her sorunun çözümünü ilk kez CHP seslendirmiştir ve arkasından iktidar CHP’nin dediğini yapmıştır. Onlar sorunları görmezler ama biz sorunları görürüz. Onlar dertleri bilmezler ama biz dertleri biliriz. Onlar vatandaşla bizim gibi samimi konuşmazlar. Onlar dürüst değiller ama biz dürüst ve ahlaklı insanlarız” dedi.

“UYUMAK, İSTİRAHAT VE EĞLENMEK YOK”

İl başkanlarına bu süreçte önemli görevler düştüğünü belirten Kılıçdaroğlu, “Görev sadece benim veya sizin göreviniz değil. Görevi bizim öncülüğümüzde sorunu olan her yurttaşın üstlenmesi gerekiyor. Beraber mücadele edeceğiz ama öncülüğü biz yapacağız. Hep beraber çalışacağız. Uyumak, istirahat, eğlenmek yok. Ülke bu kadar dertle buluşurken biz rahat durmayacağız. Köşelerimizde oturmayacağız. Bedeli ne olursa ne olsun mücadeleyi vereceğiz” diye konuştu.

CHP’NİN TEMEK KURALI; AHLAKİ ÜSTÜNLÜKTÜR

Ahlak vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, “CHP’nin temel bir kuralı vardır; ahlaki üstünlük. Bize her türlü suçlama yapılmıştır ama ahlaki üstünlüğümüzden kimse söz etmemiştir. Bizi eleştirirler ama bunlar adamlardır derler bize. Biz doğru ve ahlaklı insanız. Biz CHP’liyiz. Bizler aynı zamanda cumhuriyetin kurucu iradesini temsil ediyoruz. Devlet kuran bir partiyiz. Devlet kuran bir partinin ahlaki üstünlüğü vardır. Devlet kuran bir partinin devlete sahip çıkması vardır. CHP bütün bu alanlarda söz sahibi olmak, öneri getirmek ve çözüm üretmek zorundadır” dedi.

“CHP BİR MAKAMIN PARTİSİ DEĞİLDİR”

Kılıçdaroğlu ayrıca, “Biz CHP’liyiz, bizim işimiz kolay değildir. Önce vatandaşla aramızda güven ilişkisi kurmamız lazım. Bize oy vermeyen vatandaş bile doğruyu söylüyor demesi gerekiyor. Herkes perişan vaziyette ama bir avuç insan krallar gibi yaşıyor. Biz bir avuç insanın değil, biz milyonların sesi olmak zorundayız. CHP bir makamın, dönemin veya kadronun değil, milletin ortak geleceğine kilitlenmiş olan bir partidir. Biz kadro hareketi miyiz, evet. Biz millet için çalışan bir kadroyuz. O kadronun gereklerini yapmak için mücadele ediyoruz” diye konuştu.

“ZENGİLEŞME ARACI OLARAK GÖRENLER SİYASETİN ÇÖP SEPETİNE GİTTİLER”

Siyasetin bir zenginleşme aracı olmadığına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, “Gittiğiniz her yerde tekrar edin; siyaset zenginleşme aracı değildir. Bunu her yerde söyleyin. CHP iktidarı dışında bütün iktidarların batış noktası siyaseti zenginleşme için kullandıklarındadır. O yüzden bunların tamam siyasetin çöp sepetine gittiler. Siyaseti zenginleşme aracı kabul ederseniz, belli bir makama ve mevkiye gelirseniz, yolsuzluk yaparsanız, cebinizi doldurursanız, yandaşların cebini doldurursanız, milletin fakirliğini görmezseniz tarihin çöp siyasetine vatandaş gönderir. Bizim ahlaki üstünlüğümüzün temel felsefesi budur. Hep beraber ve hep birlikte söyleyeceksiniz. Kim siyaset yapıp zenginleşiyorsa vatandaşın cebindeki parayı çalıyordur, devletin hazinesine el uzatmıştır. Bizim tek düşüncemiz vatandaşın evinde huzurlu şekilde yaşamasıdır, elektriğinin kapatılmamasıdır, suyunun kesilmemesidir, evine ekmek götürmesidir, hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesidir, her evde bereketin olmasıdır. Bizim temel amacımız budur. Biz bunu yapmazsak ve bunu dillendirmezsek olmaz, yarım ağızla dillendirirsek olmaz. İnanarak ve bütün gücümüzle bunu dillendireceğiz. Vatandaş bizden güç olmalı. Vatandaş bekliyor. Dünyanın sorunu var. Tarladaki çiftçi, esnaf, sanayici bekliyor. Herkes bekliyor. Herkes ne olacak bu memleketin hali diye düşünüyor. Siz diyeceksiniz ki; hiç meraklanmayın, sizden tek şey istiyoruz; kim ahlaklı davranıyorsa, kim devletin hazinesine boşaltmayacaksa ben onun yanında olacağım. Bunların yapılmadığı ve dillendirilmediği ortamda Türkiye sorunlarını çözemez” dedi.

“BİZ VATANDAŞIN PARASINA DEĞİL SORUNLARINA TALİBİZ”

Sorunların çözümüne dair siyaset üretilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Siyaset halka hizmet etme alanıdır ve kutsal bir görevdir. Biz bütün vatandaşların sorunlarına talibiz, parasına veya puluna değil. Sadece sorunlarına talibiz. Görsünler, bir sorun nasıl çözülür. Biz sorunları çözeceğiz. Türkiye’nin ihtiyacı güvenilir siyasettir. Biz vatandaşa güven verirsek sorun çözülür. Vatandaş güvenilir insan arıyor. Kim çalmaz, kim çırpmaz, kim benim için çalışır bunlar için çalışma yapmak gerekiyor. İl başkanlarımızın görevi makam odaları değil; tarlalardır, esnaftır, fabrikalardır. Çöpten kağıt toplayan insanların evidir. Evine zor ekmek götüren emeklinin yeridir. Bizim mekanlarımız oralar olmak zorundadır. Eğer mekanları oraya taşıyabilirsek Türkiye’nin sorunlarını çözer ve karşılıklı güveni oluştururuz” diye konuştu.

“SİYASET KİŞİSEL HESAPLARDAN DA ARINMAK ZORUNDADIR”

Kılıçdaroğlu şu cümleleri kullandı:

Siyaset kişisel hesaplardan da arınmak zorundadır. Biz siyaseti kişisel hesaplaşmaya indirgersek vatandaşa güven vermeyiz. Ali bunu yaptı, Veli bunu yaptı olmaz. Biz neyi yapacağız, biz onu anlatacağız. Biz çözeceğiz demekle olmaz. Nasıl çözeceğimizi de halka anlatmak zorundayız. O zaman Türkiye belli bir noktaya taşınmış olacaktır.

“DEVLET BİR KİŞİNİN MALI DEĞİLDİR”

Devlet bir kişinin, bir siyasi partinin veya bir grubun malı değildir. Biz tek adam rejimine karşı çıkıyoruz. Devleti kendi malı, kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılayacak bir organ olarak gören bir anlayışa şiddetle karşıyız. Bu doğru değildir. Buradan Türkiye’yi kurtarmak zorundayız. Bizim iktidarımızda devlette liyakat olacak, ahlak olacak, erdem olacak, güven olacak, adalet olacak, hukuk olacak ve biz yasadışı her şeyle mücadele edeceğiz. Vatandaşın cebinden kim parayı çalıyorsa onlarla mücadele edeceğiz. Bizim görevimiz çetelerle, baronlarla mücadele etmek. Devleti soyanlarla mücadele etmek. Ahlaki üstünlüğümüzü bu mücadeleyle kanıtlamış olacağız.

“CHP’DEN AYRILANLARA TARTIŞMAYIN”

CHP’den ayrılanlarla sakın ola tartışmaya girmeyin. Bizim derdimiz ayrı. Kısır tartışmalara sakın girmeyin, böyle tartışmalara asla muhatap olmayın. Biz kısır tartışmaları değil, kendi ülkemizin sorunlarını çözmek için yola çıktık. Ne dersinler desinler diyeceğiz. Biz kısır tartışmaların parçası olmayız. Memleketin bu kadar sorunu varken biz bu sorunları çözmeye çalışacağız.

PARTİ ORGANLARINI HATIRLATTI

Partinin politikalarını kim belirler? Partinin politikalarını belirleyen en üst organ kurultaydır. İkinci organ genel başkanlıktır, üçüncü organ parti meclisidir, dördüncü organ merkez yönetim kuruludur. Partinin politikalarını bunlar belirler. Biz bireysel olarak parti politikası benimseyemeyiz. O kaos yaratır. Örgütler belirlenen parti politikalarını alanda anlatırlar. Milletvekilleri de parti politikasını benimseyemezler. Belediye başkanları ise belirlenen parti politikasının sahadaki uygulayıcısıdır.

Kademeli emeklilikte son durum! 2000-2008 arası sigortalılar için erken emeklilik yasası çıkacak mı? (2026 SGK tablosu)
Kademeli emeklilikte son durum! 2000-2008 arası sigortalılar için erken emeklilik yasası çıkacak mı? (2026 SGK tablosu)
İçeriği Görüntüle

ÖN SEÇİM MÜJDESİ: TÜZÜĞÜ DEĞİŞTİRECEĞİZ

Kurultaydan önce bir toplantı yapacağız. Bu toplantıda il başkanları, ilçe başkanları, kadın kolları, gençlik kolları hep beraber olacağız. Neyi nasıl değiştireceğimiz konusunda görüşlerinizi ayrı ayrı alacağız. Bir şeyi sözünü hepinizin huzurunda veriyorum, bunu tarihin önünde de bir görev olarak kabul ediyorum. Tüzüğümüzü değiştireceğiz, ön seçimi zorunlu hale getireceğiz. Merkezin güçlendirilmesine dair sakıncaları tarih içinde çok yaşadık. Örgüte güven duymak lazım. Elbette eksiklik olabilir, eksikliği örgüt bazında gidermek kolay ama temelde gidermek zor olabilir. Bunu da yapacağız.

“SİZDEN 24 SAAT ÇALIŞMANIZI BEKLİYORUM”

Sizden 24 saat çalışmanızı bekliyorum. İlinizde karşılaştığınız sorunları Ankara’da oturanlar bilmeyebilir. Sorunla ilgilenin. Bize mutlaka milletvekili grubu gerekir derseniz hemen anında göndeririz. Sizden isteğim 24 saat çalışmak. Sorunu çözemezseniz hemen telefon açacaksınız, gücüm yetmiyor derseniz size destek ordusu göndeririz. Yeter ki siz kararlı olun. Alana hakim olun. Siz makamlarınızda oturursanız olmaz. Siyasette makam yoktur. Siyasette makam vatandaşın kalbidir. Hiçbir şey yapmasanız dahi gidip esnafın çayını içeyim dinleyeyim diyeceksiniz. Bize mesafeli vatandaşın çayını içmek kadar güzel bir şey yoktur. O da size derdini anlatacak. Bunları yaptığımız zaman ahlaki temelli bir siyaseti oluşturacağız. Siyasette eksik olan ahlaktır. Hangi partiye oy verirsen sorun siyasette ahlak var mı diye, yok diyecek. CHP’nin ahlaki üstünlüğü yıllar boyunca kanıtlanmıştır. Biz kirli adamları yanımızda tutmadık. Yanlışımız da olabilir ama vatandaşın mutfağına göz dikmedik. Vatandaşın sorunlarına eğildik, saraylarda yaşamadık. Biz her evde huzurun olmasını istiyoruz. O zenginlik bir avuç insana akıyor. O zenginlik her yere aksın istiyoruz. Adaleti savunacağız. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz.

“GÖRKEMLİ BİR KURULTAY YAPACAĞIZ”

Eksiğimiz ve yanlışımız olabilir ama bunları telafi etmesini bilen bir partiyiz. Eleştirilere değer veren bir partiyiz. Önümüzdeki süreçte görkemli bir kurultay yapacağız. CHP’yi yeniden kuruluşundaki ahlaki kodlara oturtacağız. Sizlerin bir görevi var; sizler CHP’yi yeniden ahlaki kodlara kavuşturacak olan il başkanlarısınız. Bulunduğunuz görev CHP’yi kuruluşundaki kodlara döndüren görevdir. Bu kadar değerli bir görev üstlendiniz.

“İKNA EDEMEZSENİZ BENİ ARAYIN, GELECEĞİM”

Gittiğiniz her yerde ahlak ve erdemden söz edeceksiniz. Bunu yaptığımız zaman güveni oluşturursunuz. İkna edemeyeceğimiz kimse yoktur. 30 kişiyi mi ikna edemiyorsunuz, hemen bana telefon açacaksınız. Burada 30 arkadaşımız var, önemli kanaat önderleri gelin ikna edin diyeceksiniz söz gelip onlarla konuşacağım ve tamamını ikna edeceğim. Bana yeter ki çalışın. Bizim söylediklerimiz, hayatımız, yaşam tarzımız belli. Evlatlarımız belli. Biz kendisini ülkeye adamış insanlarız. Siyaset adanmışlıktır. Siyaset malı götürme aracı değildir.

“VATANDAŞLAR SİYASİLERE GÜVENMİYOR”

Biz özelliklerimizi samimiyetimizle, davranışlarımızla, yaşamımızla anlatacağız. Göreceksiniz ki ikna edemeyeceğimiz kimse yok. Türkiye’de vatandaş bir yol ayrımında. Kime oy vereyim diyor. Memleketin hali belli. Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur ama çözecek insana ihtiyacımız var. Vatandaşın yüzde 90’ı siyasetçiye güvenmiyor. Sorumluluğumuz ağır.

“OTO TAMİRCİLERE GİDİN ONLARI DİNLEYİN”

Oto tamircilerine gidin onları dinleyin. Çöpten kağıt toplayanların evine gidin, ziyaret edin. Çocuklarına küçük armağanlar alın. Fabrikaya gidin üretimin nasıl yapıldığını görün. Sanayicinin hangi alanlarda size dert yandığını göreceksiniz. İşçilerle oturun. Emekli derneklerini mutlaka ziyaret edin. Bir emeklinin hak ettiği aylık bir türlü ödenmiyor. Emekliye verilecek olan para başkasına gidiyor.

“BİZ TEMİZ BİR AİLEYİZ, KİMSE KARA ÇALMAMALI”

Biz büyük ve temiz bir aileyiz. Kimse bu aileye kara çalmamalı. Bu aile tarihsel kökleri olan bir ailedir. Bu aile ülkenin kalkınmasına, büyümesine adanmış bir ailedir. Bu aile Türkiye’nin bütün sorunlarını çözmeye adanmış bir ailedir. Üniversitelere

Muhabir: EYLÜL EMEK KILINÇ