Karabağlar Belediyesi’nde 15 yıldır görev yapan ve son yıllarda fiilen sosyolog/sosyal çalışmacı olarak çalışan Murat Mengirkaon’un, görev yerinin Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne değiştirilmesine yönelik başlattığı eyleme ilişkin son olarak sosyal medya hesabından açıklama yayınladı.

Mengirkaon, oturma eylemini 5’inci gününü geride bıraktığını belirterek 1 hafta içinde neler yaşadığını anlatan bir video paylaştı.

Öte yandan Mengrikon, Belediye İş Sendikası İzmir 4 No’lu Şube Başkanı Ayhan Doğan’a sert çıkışta bulundu. Doğan’ın Oğlunu TİS imzalanan işyerinde oğlunu işe yerleştirdiğini ifade eden Mengirkaon, “Belediye çalışanı toplam 1400 çalışanın sadece %10'unu oluşturmayan kadrolu işçiler, neredeyse 1300 çalışandan neden %35 ile %45 arasında daha düşük maaş alıyor?” diye sordu.

“Bu hafta sonrası 7 Eylül 2026 Pazartesi günü oturma eylemimi açlık grevine çevireceğim” diyen Mengirkaon, karar değişince ise eylemi bitireceğini söyledi.

“BOŞUNA DEĞİLMİŞ...”

Mengirkaon, birçok dostun ziyarete geldiğini ifade ederek, “Boşuna değilmiş direnişlerde, grevlerde, 1 Mayıs meydanlarında söylediğimiz şarkılar. Boşuna değilmiş Akbelen'den Deştin'e çevre mücadelelerine, 19 Mart sonrası ya da CHP Genel Merkezi'nin mutlak kararıyla boşaltılması ardından alanda olmamız. Ya da Gezi tutsakları nöbetine, 10 Ekim Gar Katliamı etkinliklerine, 2 Temmuz yangınına besteler yapmamız, anmalara katılmalarımız. Boşuna değilmiş. Beni yalnız bırakmadınız dostlarım, emeğin dostları. Çok teşekkür ederim” dedi.

“KARAR DEĞİŞİNCE EYLEMİ BİTİRECEĞİM”

"Sürecin en kısa zamanda bitirilebileceğine ilişkin olumlu düşüncelerimi koruyorum” diyen Mengirkaon, “Bununla birlikte defalarca sınanmış sabrımız olduğunu söylemeliyim. Oturma eylemim bitince aslında bahsettiğim ekonomik durumumuz değişmeyecek. Çünkü burada yalnızım, sendikal bir temsiliyetim de yok. Zaten toplu iş sözleşmesi de imzalandı. Sadece sendikal bir itiraza sürgünle karşılık verilmesinden dolayı buradayım. Karar değişince eylemi bitireceğim. Hepsi bu kadar” ifadelerine yer verdi.

“BU SÜRECİN BİZATİHİ PARÇASI AYHAN DOĞAN”

“Sendikacı üye işçinin haklarını korumak için açıklama yapar, yanında durur, mücadele eder” diyerek süreci aktaran Mengirkaon, “Ayhan Doğan ise benim işe giriş sürecimden, nerelerde çalıştığımı -ki burada da yalan yanlış bilgiler vermiş- bunları aktarmış. Her şeyin normal olduğunu söylemiş. Toplu sözleşmeye itiraz ettikleri için 'iki işçiyi sürdük' mü diyeceklerdi? Ne diyeceklerdi yani? Hani sürgün kararı sadece bana uygulansaydı 'acaba?' sorusu doğabilirdi. Fakat toplu sözleşmenin imzasına karşı gelen iki işçinin aynı zamanda yer değişikliği yazılarının yazılması bu durumu tartışmasız hale getirdi. İki işçiden biri işyeri temsilcisi. Zaten yer değişikliğinin yapılması yasal anlamda da mümkün değil. Arkadaş sürgün kararını duyduğu gibi ilk anda şube başkanını aradı. 'Bu durumu düzeltmek için bir şey yapacak mısın?' Ayhan Doğan dedi, 'Hayır, yapmayacağım.' Neden yapsın ki? Kendisi bu sürecin bizatihi bir parçası” diye konuştu.

“3 TOPLU SÖZLEŞMEDE ÇOK CİDDİ KAYIPLARIMIZ VAR”

Mengirkaon sözlerine şöyle devam etti:

"Ekonomik kayıplarımızın olmadığına ilişkin söyledikleri ise deli saçması. Bunlara cevap vermeyeceğim, bunlar utanmazlık. 5 yıldan beri 3 toplu sözleşmede çok ciddi hak kayıplarımız var. Ama şunu söyleyebilirim, maaş bordromu yayınlayabilirim. Başından bu yana söylediğim gibi aldığımızı iddia ettiği rakamlardan en az %35 daha az maaş alıyorum ben. Benimki bir yana, 2,5 yıl önce işe başlayan arkadaşlar yaklaşık %45 daha az maaş alıyorlar. Aynı kamyonun arkasına çıktığı arkadaşıyla aralarında %35-45 bandında fark var”

“SENİN GİBİ İŞBİRLİKÇİ SENDİKALARA İNANAN DA YOK”

“Sorun bir de tam olarak ne kadar maaş aldığımız da değil. Daha önce kazancımız neydi? Hangi nedenlerle bu kayıpları yaşadık? Belediye çalışanı toplam 1400 çalışanın sadece %10'unu oluşturmayan kadrolu işçiler, neredeyse 1300 çalışandan neden %35 ile %45 arasında daha düşük maaş alıyor? Yani gevezeliğe gerek yok. Zaten senin gibi işbirlikçi sendikalara inanan da yok. Ben bordromu yayınlayabilirim, peki sen maaşını açıklayabilir misin? Ben açıklayayım senin maaşını. Yaklaşık 250.000 lira maaş alıyorsun. 3 ayda bir 1 maaş ikramiyen var. Yani ortalama maaşın 300.000 liranın üstünde. Ama bu size yetmez. Başaran Aksu'nun anlattığı gibi, altınızda araba, yediğini içtiğini fatura olarak genel merkeze gönder, dışarıdan fatura topla onu da genel merkeze gönder, daha neler neler...”

“BURASI ŞİRKET DEĞİL SİZ DE CEO DEĞİLSİNİZ”

“Sendikacının yasal olarak maaşını açıklamak gibi bir zorunluluğu yok. Ama burası şirket değil, siz de CEO değilsiniz. Emeğin hakkını koruduğunu iddia eden kurumlar şeffaf olmalı. Peki biz bunu onlardan, yani sizden bekliyor muyuz? Tabii ki hayır. Bağımsız Maden İş Sendikası'nın başına gelenle, onların yöneticilerinin başına gelenle bunların arasındaki makas içinde bulunduğumuz pisliği yeterince açıklıyor."

“SORUN SENDİKA BAŞKANININ TİS İMZALADIĞI İŞYERİNDE OĞLUNU İŞE SOKMASIDIR”

"Şube Başkanı Ayhan Doğan oğlunun belediyede çalışmasıyla ilgili bir şeyler söylemiş. Bir iki şeyin altını çizmek isterim. Ayhan Doğan oğlunu bir önceki belediye başkanı Muhittin Selvitopu döneminde işe yerleştirdi. Hani manevi babam dediği Selvitopu. Bir sendikacı işverene 'babamdır' diyemez, derse sendikacılık yapamaz. Konu Ayhan Doğan'ın oğlu değil bu yüzden. Herkesin güvenceli çalışmak hakkıdır, bu da tartışmasız bir konu. Sorun, bir sendika başkanının toplu sözleşme imzaladığı işyerinde oğlunu işe sokmasıdır. Net. Biz bunu daha önceleri de gördük. Başka sendikalarda da gördük, İzmir bunlarla dolu. İşte buna cevap veremezler. Bunun cevabı olmaz çünkü”

İzmirli milli yüzücü Tuna Tunca'nın yeni hedefi Catalina Kanalı
İzmirli milli yüzücü Tuna Tunca'nın yeni hedefi Catalina Kanalı
İçeriği Görüntüle

“AYHAN DOĞAN OĞLUNU İŞE SOKMASAYDI DA İŞÇİYİ KORUYAN SENDİKACILIK YAPAMAZDI”

Şunu da belirteyim, Ayhan Doğan oğlunu burada işe sokmasaydı da işçiyi koruyan bir sendikacılık yapamazdı. Yapmazdı. Çünkü sendika yöneticiliği; zenginleşme, güç, koltuk üzerine kurulu bunların zihninde. Başardıklarını da söyleyebiliriz. Neyse, her şeye cevap veremeyiz.

“PAZARTESİ GÜNÜ OTURMA EYLEMİNİ AÇLIK GREVİNE ÇEVİRECEĞİM”

Dostlar yarın sabah Karabağlar Belediyesi önünde oturma eylemine devam ediyorum. Umarım çözüme ilişkin bir umut doğar. Bu hafta sonrası 7 Eylül 2026 Pazartesi günü oturma eylemimi açlık grevine çevireceğim. Hayatım boyunca yalnız mücadele ettiğim çok zamanlar oldu. Yalnızlık mücadelenin önünde engel değil. Karşı akıl bu eylemin sönümlenmesini, desteğini kaybetmesini bekliyor. Muhtemel, böyle. Unuttukları ya da anlamadıkları şey ise şu: Çokluk ya da azlık, tek kalmayı göze almış kişi için temel belirleyici değildir. Umarım yaşayarak göstermek zorunda kalmam. Yine de yalnız olmadığımı bilmek çok güzel. Dayanışmayla dostlar."

Muhabir: EYLÜL EMEK KILINÇ