Halkın Kurtuluş Partisi, geçtiğimiz sene İzmir’deki orman yangınları ile ilgili yaptığı suç duyurusu ile ilgili karar verildi. Orman yangınlarında kamu görevlileri, GDZ Elektrik Şirketi yöneticileri hakkında soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı veridi.

Öte yandan "İhbarın soyut ve genel nitelikte olması, araştırılabilir, belirli ve somut bir suç olgusunu ortaya koymaması" gerekçe gösterildi.

Türkiye, geçen yıl İzmir'de meydana gelen orman yangınlarını konuştu. İzmir Valisi Süleyman Elban, "Çeşme, Ödemiş, Seferihisar, Foça ve Aliağa'daki yangınların elektrik hatlarından çıkan kıvılcımlarla başladığını ve insan veya sabotaj kaynaklı olmadığını" belirtirken, GDZ Elektrik de "sahadaki ilk değerlendirmelerde yangınların elektrik hatlarından çıktığına dair somut bir bulgu bulunmadığını" açıkladı.

ÇOLAK O İSİMLER HAKKINDA SUÇ DUYURSUNDA BULUNMUŞTU!

HKP İzmir İl Başkanı avukat Tacettin Çolak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, İzmir Valisi Süleyman Elban ve GDZ Elektrik Şirketi Yönetim Kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

DOSYALAR AYRILDI

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlar ve İzmir Valisi yönünden dosyayı ayırırken, GDZ Elektrik ve kamu görevlileri yönünden dosya suç ihbarı olarak Başsavcılığa gönderildi.

Foça'da yaşam nöbeti: Hayvanseverlerden gece toplamalarına tepki
Foça'da yaşam nöbeti: Hayvanseverlerden gece toplamalarına tepki
İçeriği Görüntüle

SORUŞTURMAYA YER YOK KARARI

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, "soruşturma yapılmasına yer olmadığına" ilişkin kararının gerekçesinde, "suç duyurusu dilekçesinde yangınların elektrik hatlarından kaynaklandığının ileri sürülmesine rağmen, hangi yangının, hangi tarih ve saatte, hangi yerleşim yerindeki hangi enerji nakil veya dağıtım hattından çıktığının ortaya konulmadığı" kaydedildi. "Hattın teknik özellikleri, bakım sorumlusu ve iddia edilen bakım eksikliğinin nasıl meydana geldiğinin de açıklanmadığı" belirtildi.

Gerekçede, "partinin ihbarında GDZ Elektrik yönetim kurulu üyelerinin isimleri, görev dönemleri ve yangınlarla doğrudan bağlantılı karar veya ihmallerinin ortaya konulmadığı, ilgili kamu görevlileri yönünden de hangi kurumda görev yapan, hangi unvana sahip ve hangi tarihte hangi denetim, izin, gözetim veya müdahale yükümlülüğünü ihlal ettiği ileri sürülen kişilerin belirlenmediği" aktarıldı.

"YANGINLARA İLİŞKİN YETERLİ VERİ SUNULMADI"

"Elektrik tesisatı ile yangın arasındaki teknik nedensellik bağının olay yerinde yapılacak keşif, teknik inceleme ve uzman bilirkişi raporlarıyla ortaya konulabileceği" belirtilen gerekçede, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 14 Ekim 2021 tarihli kararına da atıf yapıldı. Taksirle yangına neden olma iddiasında uzman bilirkişi heyetiyle inceleme yapılması ve kusurun gerekçeli raporla belirlenmesi gerektiği kaydedildi.

Ancak suç duyurusunda "belirli bir yangın mahalli, enerji hattı, arıza kaydı veya sorumlu kişinin gösterilmediği; bu nedenle belirsiz sayıdaki yangın ve kişiler hakkında soruşturma yürütülmesini gerektirecek yeterli somutluğun bulunmadığı" değerlendirildi.

Başsavcılık ayrıca, "görevi kötüye kullanma" suçunun oluşması için kamu görevlisinin görevini ihlal etmesi ve bu eylem nedeniyle mağduriyet veya kamu zararı doğması gerektiğini ifade etti. HKP'nin "denetim görevinin yerine getirilmediği" ve "milyarlarca liralık kamu zararı doğduğu" yönündeki iddialarında da "hangi kurum veya görevliden kaynaklandığı ile zarar arasındaki bağlantının gösterilmediği" savunuldu.

ÇOLAK:"KARARA İTİRAZ EDECEĞİZ"

HKP İzmir İl Başkanı avukat Tacettin Çolak, İzmir'de birden fazla yangın çıktığını ve İzmir Valisi'nin yangınların elektrik hatlarından kaynaklandığı yönündeki açıklamasını hatırlatarak, elektrik dağıtım sisteminin GDZ Elektrik'in yetki ve sorumluluğunda olduğunu söyledi. Çolak, Vali'nin açıklamasının yeterli şüphe oluşturduğunu ve savcıların re'sen soruşturma başlatması gerekirken görevlerini yapmadığını savunarak suç duyurusunda bulunduklarını kaydetti.

ÇOLAK: SAVCI KENDİ GÖREVLERİNİ BİZE YIKMAYA ÇALIŞIYOR

Çolak, kararda belirtilen bilirkişi incelemesini yaptırma görevinin savcılık makamı veya mahkemelere ait olduğunu vurgulayarak, "Şikayetçinin bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirecek hazırlıklar yapması ya da belge, bilgi toplayıp savcılıklara sunması diye bir yükümlülüğü yoktur. Kararı veren savcı, kendi görevlerini bize yıkmaya çalışmaktadır. Böyle bir değerlendirme ile şikayetimizin işleme konulmaması inanılır gibi değil. Bu durum, kararı verenlerin hukuki yeterliliğinin sorgulanmasını gerektirir" diye konuştu.

Kaynak: ANKA