İzmir’in en önemli mimari değerlerinden Tarihi Elektrik Fabrikası’nın bulunduğu alanda yapılaşma sınırını 20 kata çıkaran “Ticaret-Turizm Alanı” planlarına yapılan itirazlar reddedildi. TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi Başkanı Uğur Yıldırım, fabrika arazisinin bölünerek bir kısmının valiliğe devredildiğini, kalan alana ise gökdelen dikilebileceğini açıkladı.

GÖKDELENLERİN ÖNÜ AÇILDI!

İzmir’in simge yapılarından Tarihi Elektrik Fabrikası’nın da yer aldığı Konak Umurbey Mahallesi’ndeki 3 parsele ilişkin imar planlarının “Ticaret-Turizm Alanı” olarak düzenlenerek yapılaşma sınırının 20 kata çıkarılmasına yapılan itirazlar reddedildi. Cumhuriyet’ten Yusuf Körükmez’in haberine göre, kararın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe girmesinin ardından, alanda gökdelenlerin yükselmesinin önü açıldı. Yerel yönetim ile meslek örgütlerinin karşı çıktığı düzenlemeye mart ayında TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu olarak dava açtıklarını aktaran Mimarlar Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Yıldırım hukuki sürecin devam ettiğini belirtti.

İzmir Büyükşehir gündeminde ‘borçlanma’ tartışmaları
İzmir Büyükşehir gündeminde ‘borçlanma’ tartışmaları
İçeriği Görüntüle

“YALNIZ YAPININ KORUNMASI YETMEZ!”

Parseli ikiye bölerek bir kısmının İzmir Valiliği’ne devredildiğini hatırlatan Yıldırım, diğer alana gökdelenler yapılabileceğini ifade etti. Yıldırım, “Bu tür yapılar fikir olarak sadece yapının korunmasıyla korunacak yapılar değiller. Koruma ilkelerini bölgesel olarak ele almak gerekiyor. Halihazırda kamuya ait olan bir alanın bir kısmının kamudan koparılması her ne kadar yapı restore edilip hayata kazandırılsa dahi aslında korunması bağlamında olumsuz bir durum oluşturuyor. Yani biz yapının olduğu haliyle parselinin korunarak dönüştürülmesini, kamunun kullanımına açılmasını isteriz. Çünkü koruma kullanım dengesi diye bir durum vardır. Yani biz gökdelenlere boğduğumuz bir tescilli yapıyı istediğimiz kadar restore edelim aslında tam olarak koruduğumuzu söyleyebilir miyiz? Yani yapının korunması her ne kadar olumlu karşılayacağımız bir durum olsa da yapının tekil olarak, yapı olarak değil alan ve bölge olarak korunması önemli” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ