İzmir’de bulunan Tevfik Fikret Okulları’nda gerçekleştirilen müfettiş denetimi kamuoyunda tartışma yaratırken, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin konuya ilişkin ilk kez açıklama yaptı. Denetim sırasında 9 yaşındaki öğrencilere yöneltilen sorular veliler tarafından tepkiyle karşılanmıştı.
MÜFETTİŞ DENETİMİNDE ÖĞRENCİLERE SORULAN SORULAR TEPKİ ÇEKTİ
İzmir’de 20 Şubat Cuma günü yapılan denetimde, müfettişlerin ilkokul 4. sınıftan lise düzeyine kadar farklı sınıflardan seçilen öğrencileri kütüphaneye götürerek görüşme yaptığı iddia edildi. Öğrencilere yöneltilen sorular arasında şu ifadelerin yer aldığı öne sürüldü:
“Din dersinde ders işleniyor mu?”
“Din yerine başka bir ders yapılıyor mu?”
“Din denilince ne anlıyorsun?”
“Derste Cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?”
İddialara göre görüşmeler sırasında öğrencilerden kimlik numaraları alınarak imza atmaları da istendi.
VELİLERDEN SERT TEPKİ VE HUKUKİ SÜREÇ AÇIKLAMASI
Yaşanan olay veliler arasında tepkiye neden oldu. Bir veli, 9 yaşındaki kızının dersten alınarak sorgulandığını ve kimlik numarası alınarak imza attırıldığını belirterek şikâyetçi olacağını açıkladı. Bazı veliler ise lise öğrencilerine yemin ettirildiğini ve öğrencilere “Evde ve sokakta Cumhurbaşkanımıza hakaret duyuyor musunuz?” sorusunun yöneltildiğini öne sürdü.
Veliler, çocukların ailelerine haber verilmeden sorgulanmasının usule aykırı olduğunu savunarak savcılığa başvuracaklarını ve ilgili kurumlara resmi şikâyette bulunacaklarını duyurdu.
BAKAN TEKİN’DEN DENETİM SAVUNMASI
Konuya ilişkin A Haber’e konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, özel okullarda müfredat dışına çıkıldığı ya da Cumhurbaşkanı’na hakaret içerikli ifadeler kullanıldığı yönündeki iddiaların denetlendiğini belirtti.
Tekin, Türkiye genelinde yaklaşık 75 bin okulun Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından rutin ve şikâyet üzerine denetlendiğini ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:
"Sadece din kültürü dersi değil, bazı başka derslerde çocuklar müfredattaki tanımlamalar dışında işte sınavlara hazırlık ya da benzeri farklı derslere evrildi; işte beden eğitimi dersini mesela yapmıyorlar onun yerine ilave matematik dersi... Hâlbuki bizim bütün bu programlarımız pedagoglar tarafından çocuklarımızın yaş grubuna uygun olarak hem akademik hem sosyal hem sanatsal hem sportif anlamda onların eğitim süreçlerine katkıda bulunacak şekilde hazırlanmıştır. Dolayısıyla biz bu derslerin programdaki şekliyle verilmesini sürekli denetliyoruz. Din kültürü dersi ya da başka bir ders hiç fark etmez. Mesela müzik dersinde müzik dersi yapmıyor öğretmenimiz ama onun yerine matematik... Böyle bir şikâyet geldiyse de onu denetleriz."
TEKİN: RUTİN UYGULAMA
İzmir’deki denetimin de bir şikâyet üzerine başlatıldığını söyleyen Tekin, sürecin hassasiyetle yürütüldüğünü belirtti:
"Bu bahsi geçen okulla ilgili bize şikâyet geldi. Müfettişlerimiz gidip denetim yaptı. Bu denetim yapılırken çocuklar psikolojik olarak etkilenmesin diye onlar da ilgili rehberlik servisi tarafından dinlenir. Bu hassasiyete uyularak denetlenir. Şimdi bu mantık biraz Ekrem İmamoğlu mantığı. Biz hatırlarsanız kreşlerle ilgili mevzuda da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’ydı o zaman Sayın İmamoğlu. Ben şunu söylüyorum: Ben diyorum ki bakın Büyükşehir Belediyesi ya da başka bir birim bir eğitim kurumu açıyorsa, eğer bu okul öncesi eğitim kurumuysa, yani anaokuluysa bizden ruhsat almalı. Bakımsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından. Biz bunu denetleyebilmek açısından bunu yapmalıyız. Biz bütün kurumlarımızı bu anlamda rutin olarak zaten denetliyoruz. Bu okulda da böyle bir şikâyet geldiğinde bu sadece bu okulda olması gerekmiyor, bize böyle bir şikâyet geldiğinde doğrudan müfettişlerimiz gider ve ilgililerle bu anlamda konuşur, görüşmeler yapar, nihayetinde raporunu tutar, raporuna göre de yaptırım uygularız. İzmir'deki olayda da biz bunu yaptık."
Tekin, denetimin tamamen rutin bir uygulama olduğunu vurgulayarak, “Yaptığımız şey gayet doğal, Millî Eğitim Bakanlığının düzenleyici pozisyonundan hareketle yaptığımız bir denetimdir.” ifadelerini kullandı.





