İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş'de usulsüzlük iddiasıyla başlatılan soruşturmada gözaltına alınan ve aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da bulunduğu 9 kişi savcılık ifadelerinin ardından sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş.'de usulsüzlük iddialarıyla başlatılan soruşturma kapsamında, Gaziemir ilçesindeki Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projelerinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi üzerinden menfaat temin edildiği iddiasıyla; zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali iddialarıyla işlem yapıldı.

Kooperatifin yeni yönetim kurulunun şikayet dilekçesi, mağdur beyanları ve bilirkişi raporları doğrultusunda, suç tarihlerinde İZBETON A.Ş. yetkilisi, kooperatif yönetim kurulu üyesi ve denetim kurulu üyesi oldukları belirlenen Erkol dahil 10 kişi hakkında 9 Nisan 2026’da gözaltı kararı verildi.

CHP Ankara İl Başkanı Erkol tutuklandı: CHP Kurmaylarından karara tepki yağdı
CHP Ankara İl Başkanı Erkol tutuklandı: CHP Kurmaylarından karara tepki yağdı
İçeriği Görüntüle

Erkol ve haklarında gözaltı kararı bulunan 8 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınmayan 1 kişinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi.

ABB BAŞKANI YAVAŞ'TAN AÇIKLAMA

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Erkol ve beraberindeki 8 kişinin tutuklanmasına ilişkin ilk açıklamayı yaparak "Bu karar, yalnızca bir kişiye değil; hukuk güvenliğine, adalet duygusuna ve toplumun vicdanına verilmiş bir zarardır." dedi.

Yavaş, sosyal medya hesabından şunları paylaştı:

"Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol’un tutuklandığı haberini aldık. İl Başkanımız adresi belli görevi ortada, kamuoyunun gözü önünde bir isim… Kaçma şüphesi yok, delil karartma ihtimali yok. Buna rağmen tutuklama kararı veriliyorsa, burada hukuktan söz edilemez. Çünkü hukukun en temel ilkesi açıktır: Tutukluluk istisnadır, esas olan tutuksuz yargılamadır. Ama bugün görüyoruz ki, istisna olması gereken bu durum bilinçli şekilde kural haline getirildi. Bu karar, yalnızca bir kişiye değil; hukuk güvenliğine, adalet duygusuna ve toplumun vicdanına verilmiş bir zarardır. Kimse “yargılama olmasın” demiyor. Ama ölçüsüzlüğü, keyfiliği ve yargının bir baskı aracına dönüşmesini kabul etmiyoruz. Bugün verilen bu kararlar, yarın bu ülkenin karşısına daha büyük bir adalet sorunu olarak çıkacaktır." dedi.

Kaynak: ANKA