1. BARBAROS KÖYÜ
Eski adı Başköy olan Barbaros Köyü, Urla ilçesi sınırlarında yer alıyor. Urla ilçe merkezine 24 km, İzmir şehir merkezine ise 48 km uzaklıkta bulunan belde; sakin, huzurlu atmosferi ve çevre bilinci yüksek halkıyla öne çıkıyor.
Birinci derece arkeolojik sit alanı statüsündeki Barbaros Köyü, zengin kültürel yapısıyla klasik Ege köylerinden ayrılıyor. Taş evleri, özgün festivalleri ve toplumsal sürdürülebilirlik anlayışı burayı oldukça cazip kılıyor. Çevreci bir topluluğun doğayla uyum içinde yaşadığı bir masal kaleme alınacak olsa, şüphesiz bu masalın adresi Barbaros Köyü olurdu.
Köyün simgesi haline gelen ve yörede "oyuk" olarak adlandırılan korkuluklar, Türkiye’nin ilk tematik organizasyonlarından biri olan "Oyuk Festivali"ne ilham veriyor. Köylülerin imece usulü tasarlayıp sergilediği bu korkulukların yarıştığı festivalin temel amacı; yerel üretimi desteklemek ve genç nüfusun köye dönüşünü teşvik etmek.
Bunun yanı sıra köy, kapısını aniden çalan misafirleri samimiyetle ağırlıyor. Sokaklarda gezerken girişinde "ÇatKapı" yazan evleri gördüğünüzde içeri girmekten çekinmeyin. Bu konutlarda köylülerle sohbet edebilir, hazırlanan sofralara konuk olabilirsiniz. Konaklamak isteyen ziyaretçiler için de "ÇatKapı Evleri" hizmet veriyor. Otantik kır kahvesi ve tarihi taş mimarisinin yanı sıra sanata verilen değerin simgesi olan Barbaros Köyü Emek, Kültür ve Sanat Evi de mutlaka ziyaret edilmesi gereken noktalar arasında yer alıyor.

2. GÖLCÜK KÖYÜ
İzmir merkezinden yaklaşık 2 saatlik bir yolculukla ulaşılan ve Ödemiş ilçesine bağlı olan Gölcük Köyü, 1100 metre rakımda konumlanıyor. Bozdağlar’ın koynunda yer alan belde; doğal gölü, yemyeşil yaylası ve çam ormanlarıyla doğaseverler için adeta bir huzur rotası sunuyor.
Göl ve yayla atmosferi Karadeniz coğrafyasını andırsa da, Ege’nin kalbinde bulunan bu lokasyon çevre ilçelere kıyasla 9-10 derece daha serin bir iklime sahip. İzmir’de deniz, kum ve güneş üçlüsüne alternatif arayanlar için efil efil esen rüzgarıyla ideal bir kaçış noktasıdır. Sırtını Bozdağlar’a yaslayan ve dört mevsim ziyaretçi ağırlayan Gölcük, özellikle hafta sonu kaçamakları ve günübirlik geziler için sıkça tercih ediliyor.
Bölgenin yakınında yer alan Bozdağ Kayak Pisti geçici olarak hizmete kapalı olsa da kış aylarında karlar altında kalan göl manzarası seyredilmeye değer bir görsel şölen sunuyor. Gölcük Köyü’ne geldiğinizde mavinin ve yeşilin birleştiği atmosferde balık tutabilir ya da göl çevresindeki 5 kilometrelik parkurda doğa yürüyüşü (hiking) yapabilirsiniz. Gezi sırasında acıktığınızda ise göl manzaralı restoranları, çay bahçelerini ve mesire alanlarını değerlendirebilirsiniz.

3. ŞİRİNCE KÖYÜ
Şirince Köyü, İzmir’in Selçuk ilçesinde yer alan dünyaca ünlü bir turizm merkezidir. Efes Antik Kenti ve Artemis Tapınağı ile aynı rota üzerinde bulunan belde, tarihi atmosferiyle ziyaretçilerini adeta yüzyıllar öncesine götürüyor.
Tarih boyunca Kirkice, Kirkince ve Çirkince gibi farklı isimlerle anılan köyün adı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında dönemin İzmir Valisi tarafından resmi olarak "Şirince" şeklinde değiştirilmiştir. Bereketli topraklar üzerine kurulu olan belde; kendine özgü Rum mimarisi, üzüm bağları ve zeytinlikleriyle her yıl yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlamaktadır.
Dar Arnavut kaldırımlı sokakları ve estetik taş evleriyle öne çıkan Şirince, fotoğraf meraklıları için de harika kareler sunuyor. Köyün hemen yakınında, Keyser Dağı’nın yamacındaki 55 dönümlük arazide konumlanan Matematik Köyü ise bölgenin en değerli bilim ve kültür odaklarından biridir. Sadece matematiğe değil; sanat ve felsefeye dair etkinliklerin de düzenlendiği bu bilim yuvası, Şirince gezilerinin vazgeçilmez durakları arasında bulunuyor.

4. BADEMLİ KÖYÜ
Dikili ilçesine bağlı köklü bir yerleşim yeri olan Bademli’nin tarihi M.Ö 190 yılına kadar uzanmaktadır. Eski adı Angelos olan köy; berrak denizi, tarihi dokusu ve zeytin ağaçlarıyla Ege'nin en ilgi çekici tatil beldelerinden biridir.
Köyün hemen karşısında yer alan ve "Ege’nin Maldivleri" olarak anılan Kalem Adası, bölgeye turkuazın en güzel tonlarını kazandırıyor. Bademli kıyıları, sakin ve temiz deniziyle yüzmek isteyenler için son derece uygundur.
İnce beyaz kumu tercih edenler Zindancık Koyu’nu, kamp yapmayı planlayanlar Killik Koyu’nu, kalabalıktan uzak kalmak isteyenler ise Hayıtlı Koyu’nu rotalarına ekleyebilir. Şifalı sıcak sulardan faydalanmak isteyenler için ise Bademli Deniz Ilıcası öne çıkan alternatifler arasındadır. Kıyıdan uzaklaştıkça mavidem turkuaza dönen berrak deniz, tüm koylarda ortak bir seyir zevki sunar. Dikili’nin bu güzel köyünden ayrılmadan önce meşhur koruk suyunu tatmak ise Bademli gezisinin olmazsa olmaz ritüellerindendir.






