CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine geri getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer ile birlikte 9 kişi tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmişti.
Tanju Özcan kararın ardından yolladığı mektup ile CHP’den istifa ettiğini duyurdu.
“İŞGAL ALTINDAKİ BABA EVİNDEN AYRILIYORUM”
Özcan istifa mektubunda, "Birlikte kazandığımız 6 seçimde (4 kez milletvekilliği, 2 kez de belediye başkanlığı) beni hiç yalnız bırakmayan tüm yol arkadaşlarımı hasretle kucaklıyorum. Ben onların başını öne eğecek, gözlerini kızartacak bir hata yapmadım. O yüzden herkesten helallik talep ediyor, gözyaşları içinde işgal altındaki baba evinden ayrıldığımı paylaşıyorum. Allah bizlere yeniden aynı hedefe birlikte yürümeyi nasip etsin!" şeklinde konuştu.
Kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesinin ardından CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Karagöz’e mektup gönderen Özcan, şunları yazdı:
"Sevgili başkanım, önce seni şahsında tüm Bolulu hemşehrilerimi saygı ile selamlarım.
21 Mayıs 2026 tarihinde, başarısızlıkları ile 13 kez sandıkta yenilmemizin baş aktörü Kemal Kılıçdaroğlu hukuken izah edilemeyecek bir karar ile partimize kayyum olarak atadı. Bazıları Kılıçdaroğlu’nun utanacağını ve böyle bir görevi kabul etmeyeceğini iddia etse de, kayyum “güle oynaya” ipi malum çevrelerin elinde olacak şekilde polis ile partimize çöktü. İlk gün bu karara tepki vererek istifa edecektim. Ancak sizlerin ve partili ağabeylerimin telkini ile beklemek zorunda kaldım. Ancak dün bu siyasi cuntanın beni disipline verdiklerini duyup, sosyal medya aracılığı ile istifamı duyurdum.
Sevgili kardeşim,
Sen beni iyi tanırsın. Haksızlığa boyun eğen bir yapım hiç olmadı. AKP’ye karşı başarılı olmuş CHP’lileri hiç içine sindiremeyen KILIÇDAROĞLU ÇETESİ partiyi bitirmek için görevlendirilmiş. “Arınma” kavramı ile akıllarınca beni kirletecekler, bunun içinde cunta disiplin kurulu üyesi Naşit ... benim sizler ile birlikte 2023 Temmuz’da Bolu’dan Ankara’ya yaptığım “değişim” temalı yürüyüşü unutamamışlar. Sokağa çıkmaya yüzü olmayan kiralık siyasetçilerin muhatap olacak değilim. O yüzden yandaş basının iğrenç iftiralarını “emir” kabul edenlere savunma vermem. Benim savunmamı serimi olarak dinlemek isteyenler, 6 Temmuz’da başlayacak duruşmamı izlesinler.” İfadelerini kullandı.
Orada benim, ne kendime ne de yakınlarıma 1 kuruş dahi menfaat sağlamadığımı, hatta savcılığın bile kendisine menfaat kastı olmadığını, öğrenci bursu bulmak amacıyla çaba gösterdiğim için yargılandığımı söylediğini duyacaklardır."
Kendisine atılan iftiraların sebebini, yargılandığı dosyada yeterli bir delilin olmamasından bahseden Özcan, “Suçsuz olduğumu, beni daha uzun süre cezaevinde tutamayacaklarını biliyorlar. O yüzden de attıkları iftiraların çamur gibi iz bırakmasını umuyorlar. Ama öyle yağma yok. Biz itibarımızı atama ile almadık, birileri de bize itibar bahşetmedi. Altını çamura bulasan da değeri değişmez” sözlerini kullandı.
“KAYYUM VE ÇETESİNE ASLA BAŞIMI EĞMEYECEĞİM”
Yaşanan sürecin ardıdan sert sözlerle karşı çıktığını ifade eden Özcan, "Sevgili kardeşim, bu mektubu sana yazma sebebim açık. Ben partimin başındaki “siyasi cunta”yı hukuken ve siyaseten tanımıyorum. Sen ise seçilmiş il başkanısın. Ek’te sunduğum istifa dilekçemi partiye çöken CUNTA ÇETESİNE ulaştırmanı bekliyorum. Yine bu mektubu da hücredeki ağabeyinin hatırını gözeterek, kamuoyu ile paylaşmanı umuyorum." diye cümlelerine devam etti.
Umudunun kalmadığını ifade eden Özcan, mektubunu şu sözlerle bitirdi.
“Cuntayı partiden söküp atabilirseniz, koşa koşa babaevine dönmek isterim. Partiyi cunta işgalinden kurtaramaz ve başka çare kalmadığı düşünülerek yeni bir yol açalım derseniz, senin ve Sn. Genel Başkanımızın hemen arkasında konumlanacağınızdan kuşkunuz olmasın.
Birlikte kazandığımız 6 seçimde (4 kez milletvekilliği, 2 kez de belediye başkanlığı) beni hiç yalnız bırakmayan tüm yol arkadaşlarımı hasretle kucaklıyorum. Ben onların başını öne eğecek, gözlerini kızartacak bir hata yapmadım.
O yüzden herkesten helallik talep ediyor, gözyaşları içinde işgal altındaki baba evinden ayrıldığımı paylaşıyorum. Allah bizlere yeniden aynı hedefe birlikte yürümeyi nasip etsin!!!"




