Gazeteci Tolga Şardan, “MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu ‘yargı raporu’nda neler var?” başlıklı yazısı nedeniyle yargılandığı davada 5 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın beşinci duruşmasında kararını açıklayan hâkim, Şardan hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasından beraat kararı verdi.
T24'ün aktardığına göre; Mahkeme, “devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçundan 5 ay hapis cezasına hükmetti.
“SÖYLEYECEK BİR ŞEY YOK”
Duruşmada söz alan Şardan, yazısının mesleki faaliyet kapsamında olduğunu belirterek “Mesleki olarak gündeme getirdiğim konuyla ilgili yaşananlar ortada. Söyleyecek bir şey yok, beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Tolga Şardan’a verilen 5 ay hapis cezasının ardından mahkeme, duruşma salonunu terk etmeden, kendisine karşı açılan bir başka davanın duruşmasına geçti.
Jandarma Genel Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığının ihbarı üzerine Şardan hakkında "devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama" suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşmasında ise, beraat kararı geldi.
NE OLMUŞTU?
T24 yazarı Tolga Şardan, "MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?" başlıklı yargıdaki usulsüzlük iddialarını kaleme aldığı yazısı gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın re'sen başlattığı soruşturma kapsamında savcılık ifadesinin ardından 1 Kasım 2023’te sevk edildiği İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nce Dezenformasyon Yasası kapsamında tutuklanmıştı.
T24 yazarı Şardan, evinde yapılan arama sonrası gözaltına alındığında çıkarıldığı savcılıktaki ifadesinde "Sayın Uçar'ın dilekçesinin ardından HSK'ya yine Anadolu’nun değişik köşelerinde görev yapan yargı mensupları tarafından ihbarlar yapılmaktadır. Ve HSK tarafından görevlendirilen müfettişler söz konusu iddialar çerçevesinde aralarında üst düzey yargı mensupları da olmak üzere birçok kişinin bilgi sahibi konumunda ifadelerini almışlardır.
Görüleceği üzere devletin en saygın kurumlarından olan MİT Başkanlığı da söz konusu iddialar çerçevesinde bilhassa Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan gelen talimat sonrasında, adı geçen yargı mensupları üzerinde de detaylı araştırma yapmıştır. Dolayısıyla kulislerden elde ettiğim bilgileri söz konusu yazıda kaleme alırken tarafıma yönelttiğiniz TCK 217/A maddesi hükümlerine aykırı herhangi bir girişimim olmamıştır" diye belirtmişti.
İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği, tutuklamaya gerekçe olarak, "işlendiği iddia edilen suçun önemli ve ciddi sayılan katalog suçlardan olması nedeniyle tutuklama nedenin ‘kanun gereğince’ var sayıldığı, kaçma şüphesi ile delilleri yok etme, gizleme, tanık ve mağdurlar üzerinde baskı oluşturma şüphesinin bulunduğunu” öne sürmüştü.
Şardan, gönderildiği Sincan Hapishanesi’ndeki 5 günlük tutukluluk sürecinin ardından tahliye edilmişti.
Şardan hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 Şubat’ta bir iddianame hazırlanmış ve dezenformasyon düzenlemesi kapsamında yer alan “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Devletin yargı organlarını aşağılama” suçlarını işlediği iddiasıyla 5 yıla kadar hapis istemişti.





