Eğitim için çıktığı yolculuk, akademik bir kariyere dönüştü. Ekvador’dan yaklaşık 12 bin kilometre yol kat ederek Türkiye’ye gelen Maria Jose Cabezas Correa, lisansüstü eğitimi için geldiği Yaşar Üniversitesi’nde akademik hayatını sürdürüyor. 10 yıldır Türkiye’de yaşayan Correa, halen Sanat ve Tasarım Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olarak görev yapıyor.

Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nde ders veren akademisyen, yaşadığı süreci ‘’Türkiye’ye yönelik ilgim Amerika Birleşik Devletleri’nde katıldığım ‘Work and Travel ‘programı sırasında tanıştığım Türk öğrencilerin sayesinde başladı. Ülkeleri, insanları ve gelenekleri hakkında benimle ilginç bilgiler paylaştılar. Bu durum bende merak uyandırdı. Ekvator’a döndükten sonra da o ekiple iletişimim devam etti. Mezun olunca yüksek lisansımı yurt dışında yapmaya karar verdim. Çeşitli ülkelerdeki seçenekleri araştırdıktan sonra Yaşar Üniversitesi'ne rastladım. Araştırdım ve son derece etkilendim. Şansımı denemeye karar verdim ve burada çok mutluyum’’ diyerek özetliyor.

“HER İKİ COĞRAFYADA DA YETENEKLİ VE ÜRETKEN GENÇLER ÖNE ÇIKIYOR”

Yaşar Üniversitesi’ni tercih etmesindeki en önemli nedenin eğitim kalitesi olduğunu belirten Correa, yaşadığı süreci “Üniversitemi seçme kararım büyük ölçüde müfredatına dayanıyordu; dersler, akademik ilgi alanlarımla yakından örtüşüyordu. Burada okumanın bana hayal bile edemeyeceğim kapılar açtığını içtenlikle söyleyebilirim. Elbette ülkemden binlerce kilometre uzakta yeni bir hayata başlamak beraberinde bazı belirsizlikleri de getirdi. İlk başlarda ne ile karşılaşacağımı bilmeden yeni bir hayata başlamak beni biraz kaygılandırdı. Ancak, kendimi motive ettim. Becerilerimi geliştirmek, daha çok şey öğrenmek ve hem profesyonel hem de kişisel olarak kendimi zorlamak istiyordum. Ve sonunda motivasyonum kaygının üstesinden geldi. Öğrenci olarak geldim ve sürece kolayca uyum sağladım. Ekvator ile Türkiye arasında akademik ortam bağlamında benzerlikler var. Öğretim görevlisi olarak ülkemde edindiğim sanatsal ve kültürel birikimin, derslerime farklı bir perspektif kazandırdığını ve öğrencilerimi alışılmışın dışına çıkmaya teşvik ettiğini söyleyebilirim. Gözlemlerime göre şunu vurgulayabilirim, her iki coğrafyada da yetenekli ve üretken gençler öne çıkıyor ‘’ sözleriyle anlatıyor.

Anket sonuçları ortaya koydu: İzmir’de her 10 kişiden yaklaşık 3’ü kendini güvende hissetmiyor
Anket sonuçları ortaya koydu: İzmir’de her 10 kişiden yaklaşık 3’ü kendini güvende hissetmiyor
İçeriği Görüntüle

"KENTLE SICAK BİR BAĞ KURDUM"

İzmir’de farklılıkların bir arada ve uyum içinde var olduğuna dikkat çeken Correa, bu durumun yabancılara yönelik kapsayıcı bir kent ortamı sunduğunu belirterek şunları söyledi: ‘’Bu durum kentte yaşamayı kolaylaştırıyor. Ben de kentle sıcak bir bağ kurdum. Kültürel açıdan en çok dikkatimi ve ilgimi çeken unsur insan ilişkilerindeki samimiyet ve dürüstlük oldu. Türkiye’de kendimi artık “evimde” hissediyorum. Ancak, İzmir'e dair ilk izlenimim, birbirini dengeleyen zıtlıkların inanılmazlığıydı. Şehrin enerjisi ve gürültüsünün yanında Kordon boyunda sakinliği fark ettiğimi hatırlıyorum. Yazlık kıyafetler giymiş insanların, başörtüsü veya türban giyen kadınlarla birlikte yürüdüğünü, hepsinin mükemmel bir uyum içinde olduğunu gördüm. Zamanla şehirle olan ilişkim derinleşti. İzmir'de yabancılar kendilerini hoş karşılanmış hissediyorlar.’’

Kaynak: BÜLTEN