Eğitim Sen, Buca’da bir türlü çözüme kavuşturulamayan okul sorununa tepki gösterdi. İzmir 5 No’lu Şube Başkanı Savaş Candemir’in okuduğu basın açıklamasında, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü sert ifadelerle eleştirilirken, görüşme taleplerinin reddedildiği aktarıldı.

“20 OKUL YIKILDI YA DA BOŞALTILDI”

2020 yılında İzmir’de yaşanan deprem nedeniyle Buca ilçesinde 20 okulun yıkıldığını ya da yıkılmak üzere boşaltıldığını hatırlatan Candemir, başka okullara taşınmak zorunda kalan öğrenci, aile ve öğretmenlerin zor durumda kaldığını anlattı.

“AİLELER, ÖĞRETMENLER VE ÖĞRENCİLER MAĞDUR EDİLDİ”

Maddi sebeplerle eve yakın okullara kayıt edilen öğrencilerin sınıfları kalabalıklaştırdığına, öğretmenlerin de norm fazlası haline getirildiğine dikkat çeken Candemir, “2020 yılında eğitim öğretim yapmaya uygun olmayan bir binada açılan Mehmet Akif İnan Lisesi, 5 yılın sonunda okul binasının eğitim öğretim yapmaya uygun olmadığı gerekçesiyle kilometrelerce uzaktaki başka bir binaya taşınmış ve böyle bir liseye gerek olmadığı nedeniyle yaz aylarında kapatma kararı alınmıştır. Bu nasıl bir planlamadır? Eğitim öğretime uygun olmayan bir binada lise açıp 6 yıl sonra "gerek yok" diye kapatmak, liyakatsiz kadroların iş bilmezliğidir” ifadelerini kullandı.

"LİYAKATSİZ KADROLARIN İŞ BİLMEZLİĞİ"

Eğitim-Sen’in konuyla ilgili açıklaması şöyle;

“Basına ve kamuoyuna,

Buca ilçesinde 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlamadan önce, ilçemizde yaşanan sorun ve problemler nedeniyle Buca İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ile görüşmek istedik. Ancak Buca İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü bizimle görüşmek istemedi. Buca, İzmir’in en kalabalık öğrenci nüfusuna sahip ilçelerinin başında gelmektedir. Bu nedenle ilçemizde eğitim öğretim hayatı ile ilgili her alanda problem, sıkıntı ve eksiklik yaşanmaktadır.

Bunların başında, 2020 yılında İzmir’de yaşanan deprem nedeniyle Buca ilçesinde 20 okul ya yıkıldı ya da yıkılmak üzere boşaltıldı. Bugüne kadar yıkılan 9 okulun binası yeniden yapıldı. 9 okulun binası yıkıldı; bir kısmı yapılmakta, bir kısmına ise hiç başlanmadı. 3 okul binası da boşaltıldı. Yıkılan ve boşaltılan okullar, yakınlardaki mevcut okullara taşınarak o okullarda eğitim öğretim hayatına devam etmektedir. Yıllardır bu konu Buca ilçesinde çok büyük bir problem ve sıkıntıya neden olmuştur.

2026 yılı başında yıkım kararı alındığı hâlde aylarca eğitim öğretime devam edilen, 1600 öğrencisiyle Buca’nın en büyük okullarından biri olan eski adıyla Buca Ortaokulu, şimdiki adıyla Hüseyin Şimşek Ortaokulu, haziran ayı itibarıyla boşaltılmıştır. Boşaltılan okulun yaklaşık 1600 öğrencisi, ikametlerine 4-5 kilometre uzaklıktaki bir binaya taşınmıştır. Velilerin çoğu ekonomik nedenlerden dolayı ulaşım imkânı bulamadığı için çocuklarını daha yakın okullara kayıt yaptırdı. Bu nedenle çevredeki okulların bazılarında bir sınıftaki öğrenci sayısı 40’ı geçti. Buca İlçe Millî Eğitim Müdürü ve şişirme kadrosunun beceriksizce planlaması nedeniyle hem Şehit Hüseyin Şimşek Ortaokulu, hem çevresindeki okullar, hem veliler hem de kapatılan şubeler nedeniyle norm fazlası olan öğretmenler zor durumda kaldılar.

Kürsü kuracaklar… Köylüler toprakları için Ankara’ya gidiyor
Kürsü kuracaklar… Köylüler toprakları için Ankara’ya gidiyor
İçeriği Görüntüle

Yıkım kararı alınan Buca Ali Rıza Efendi İlkokulu boşaltılmış ve okul, doğrudan ulaşımın olmadığı 4-5 km uzaktaki Necip Fazıl İlkokulu ve Mehmet Akif İnan Lisesi’nin kullandığı binaya taşınmıştır. İlkokul öğrencilerinin doğrudan ulaşımın olmadığı, ulaşım için iki vesaitin gerektiği binaya taşınmasıyla birlikte büyük bir kaos yaşanmaktadır. Çocuklarını bu uzak okula gönderemeyen veliler, torpil bularak adres değişikliği yapıp çocuklarını yakın okullara kaydettirmektedir. Bu nedenle çevre okulların mevcudu artmıştır. Çocuklarını başka okula aldıramayan veliler ise mecbur kalarak çocuklarını bu uzak okula götürmek zorunda kalmıştır. Ali Rıza Efendi İlkokulu’nun binlerce öğrencisi mağdur durumdadır. Kapatılan sınıflar nedeniyle norm fazlası olan öğretmenler mağdurdur. Üç okulun bir arada eğitim yapacağı bu binada okulların açılmasıyla kaos yaşanacaktır. Lise ve ilkokul öğrencileri aynı koridoru, kantini ve bahçeyi kullanacaktır.

2020 yılında eğitim öğretim yapmaya uygun olmayan bir binada açılan Mehmet Akif İnan Lisesi, 5 yılın sonunda okul binasının eğitim öğretim yapmaya uygun olmadığı gerekçesiyle kilometrelerce uzaktaki başka bir binaya taşınmış ve böyle bir liseye gerek olmadığı nedeniyle yaz aylarında kapatma kararı alınmıştır. Bu nasıl bir planlamadır? Eğitim öğretime uygun olmayan bir binada lise açıp 6 yıl sonra "gerek yok" diye kapatmak, liyakatsiz kadroların iş bilmezliğidir.

Buca ilçesinin atölyesi, spor salonu, toplantı salonu, hâli sahası ve bahçesiyle en büyük ve en çok imkâna sahip, öğrenci ve öğretmen kadrosuyla mevcudu en kalabalık okulu Süleyman Şah Endüstri Meslek Lisesi, Dünya Bankası ile yapılan anlaşmayla yapılmak üzere boşaltılmış ve işlevsiz, atölyesiz bir binaya taşınmıştır. Dünya Bankası anlaşması iptal olmuş, şimdi başka şekilde okulun yıkılıp yenilenmesi beklenmektedir. Bu okulda da yaşanan belirsizlik nedeniyle öğrenciler ayrılmış, öğrenci sayısı azalmış, öğretmenler norm fazlası durumuna düşmüştür. Buca’nın en gözde ve en büyük okulu böylece gözden düşürülmüştür.

Buca’da bu okullar dışında hâlen 8 okul, başka okul binalarında eğitim öğretim yapmaya devam etmektedir.

Buca İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, yaşanan bu sıkıntılara rağmen öğretmen ve öğrencilerin yaşadıklarını görmezden gelerek binlerce öğrenci, öğretmen ve veliyi mağdur etmeye devam ediyor.

Buca’da yaşanan problem ve sorunlarla birlikte çözüm önerilerimizi de sunmak için Buca İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünden randevu istedik. Geçen yıl Maraş’ta yaşanan okul katliamından sonra Buca’daki okullarda bayrak törenlerinde dua okutulmuştu. Eğitim Sen olarak bu konuda basın açıklaması yapmıştık. Öğrendiğimiz kadarıyla bu nedenle ilçe millî eğitim müdürü sendikamıza çok kızmış ve tavır almış. Sendikamıza randevu vermeyeceğini söylemiş. Yıllardır bu tür davranışlar sergileyen yöneticilerle çok karşılaştık. Yanlışlar karşısında susmamızı, görmezden gelmemizi, sendikacılığı kendilerinden izin alarak yapmamızı bekliyorlarsa çok yanılıyorlar. Biz kimseden izin alarak sendikacılık yapmadık, bundan sonra da yapmayız.

Bu yaşananların sorumlusu liyakatsiz yöneticiler, görevlendirme şube müdürleri ve ilçeyi görevlendirme şube müdürleriyle yönetmeye çalışan ilçe millî eğitim müdürüdür.

Biz, Eğitim Sen olarak kurulduğumuz günden bu yana laik, demokratik ve bilimsel bir ortamda eğitim yapılmasını savunduk. Bu konuda öğrencinin üstün yararını her şeyin üstünde tuttuk. Bugünden sonra da doğru bildiğimiz yolda, bu ilkeler doğrultusunda geri adım atmadan mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Kaynak: EĞİTİM-SEN BASIN BÜLTENİ