BÜŞRA ÇETİNKAYA / İZ GAZETE - İzmir’in Karşıyaka ilçesinde 25 Haziran 2023 tarihinde meydana gelen olayda, Karaburun Belediyesi’nde nikah memuru olarak görev yapan Ercan Ekiztaş, evlendiği gün eşi Melek Kaya’yı öldüresiye darp etti.
Yaşananların ardından Ercan Ekiztaş hakkında açılan kamu davası açıldı.
SANIĞA ÖDÜL GİBİ CEZA
Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 5 Kasım 2026 tarihinde görülen karar duruşmasında sanık Ercan Ekiztaş’a eşe karşı basit yaralamadan en alt sınırdan takdiri indirim uygulandı ve 225 günlük hapis cezası para cezasına çevrilerek günlük 20 TL’den toplamda 4 bin 500 TL adli para cezası verildi.
Sanığa verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilirken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.
Olayın üzerinden 3,5 yıl geçerken mahkemenin kararını değerlendiren Melek Kaya, gelinlikle sokak ortasında maruz kaldığı şiddeti, yargılama sürecinde yaşadığı mağduriyetleri İz Gazete’ye anlattı. Kaya, verilen cezanın yaşadığı maddi ve manevi kayıpları karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayarak adalete olan inancını kaybettiğini dile getirdi.

“GELİNLİĞİMLE MİLLETİN İÇİNDE DAYAK YEDİM”
“Dövülen benim, iftira atılan da benim. Şikayet edilen de benim” sözleriyle yaşadıklarına tepki gösteren Kaya yaşananları şu sözlerle aktardı:
“Ben sokak ortasında gelinlikle milletin içinde dayak yedim. Bir kere vurulmadı bana, defalarca vurdu. Arabadan iniyorum bir tane vuruyor yere düşüyorum. Kalkıyorum bir daha vuruyor. Bir daha vuruyor yine düşünüyorum. Başımda gelin tacı var, tek bir tokatla o taç uçuyor, yere düşüyor. Kafama, yüzüme defalarca vurdu. Beni apartmanın garajına sokmaya çalıştı, orada kamera yokmuş. Ben bunu kamera görüntüleri gelince anladım. Beni kuzeniyle beraber oraya sokmaya çalıştı. 40 yaşında iki adam beni gelinlikle oraya sokmaya çalıştı. Allahtan o garajın kepengi açılmadı. Gelinliğimin önü göğüs dekolteliydi tül vardı o tülü yırtmış. Arabadan inmeye çalışınca kuzeni beni indirmedi. Arabanın kilidini açıp arabadan atlamaya çalıştım. O sırada o benim göğsümü tuttu, sıktı, arabadan indirmedi. Göğsümde de morluk var. Arabanın içinde de darp edildim. Darp raporunda geçenleri birebir anlatıyorum. Bu olay 25 Haziran 2023 tarihinde yaşandı. Kamera görüntüleri Aralık ayında geldi. O (Ercan Ekiztaş) beni şikayet etti. Ben ona hakaret etmişim ben onu dövmüşüm sözde.”
“ÇOK AĞIR TRAVMA YAŞADIM”
Yaşadığı travma sebebiyle psikolojik tedavi gördüğünü aktaran Kaya, “Kamera görüntüleri var. O gelin tacımın düştüğü anı hatırlamıyorum, anlatmamışım. Ben de kamera görüntülerinde gördüm. Gerçek anlamda şoke olmuşum. Daha sonra psikolojik tedavi gördüm. Günlük yaşantımda en basit olayları bile hatırlamamaya başladım. Doktorum bunun beynin kendini koruma refleksi olduğunu söyledi. Çok ağır travma yaşamışım. O stres altında beyin böyle bir tepki vermiş. Bazı şeyleri unutturmaya çalışıyormuş ama ben günlük hayatımdaki meseleleri unutuyordum” ifadelerini kullandı.

“BİR ALLAH’IN KULU YARDIM ETMEDİ”
Yaşadığı şiddeti açıklıkla anlatan Kaya, bu süreçte maddi manevi yıprandığını söyledi. Olay anına ilişkin görüntülerden sonra hatırlamadığı bazı olaylar olduğunu farkettiğini belirten Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dudağımı iki yerden patlatmış. Onu hatırlamıyorum ama bence arabada patlattı dudağımı. Gelinliğin tarlatanı var arkada oturuyordum, gelinliğin etek uçları kan içindeydi. Orada dudağımı patlattığını düşünüyorum. Arabadan indim, bana küfürler ederek ve tehdit ederek gelmeye başladı. Ben de ‘yeter artık’ diye bağırmıştım. O sırada burnuma yumruk attı, burnum kanadı. İçeriye doğru kaçmaya çalışıyorum. Apartmanda, sokakta herkes gördü. Balkonlardan izlediler. Bir Allah’ın kulu da aşağıya inip yardım etmedi. Sadece gencecik bir kız mahkemede bana şahit oldu.”
“DÜĞÜNDEN ÖNCEKİ GÜN DE BENİ DÖVDÜ”
Ercan Ekiztaş’ın sapkın biri olduğunu iddia eden Kaya, düğünden önce de şiddete maruz kaldığını öne sürdü. Kaya, “Bu planı yapmış. Düğün günü bana yaşatacaklarının planı yapmış. Düğün akşamı gelin odasında kız kardeşime ‘keşke seninle evlenseydim’ demiş. Adamın benimle arasında 10 yaş var, kız kardeşimle 17 yaş var. Pistte oynarken uygunsuz hareketlerde bulunarak kız kardeşimi taciz etmeye kalkmış. Bunun görüntüleri de düğün kasedinde var. Düğün CD’sini sonradan alabildim. Benim tek suçum İzmir’e tek başıma gelmiş olmamdı. Bir akrabam yoktu, arkadaşım yoktu, yapayalnız kaldım. Düğünden önceki gün de beni dövdü. Kolları mosmor. O CD’de her şey görünüyor. Düğünden önce de dövdü, düğün akşamı da dövdü” dedi.
Düğün masrafını dahi kendisinin karşıladığını öne süren Kaya, “Bu adam beni asla sevmiyormuş, saçımı beğenmiyormuş, hiçbir şekilde bana karşı bir duygusu yokmuş. Bu sapkın bir adam. Evlendikten sonra her gün evde bir adam vardı, bana hizmet ettiriyordu. Çevresindeki herkese ‘benimle para için birlikte oldu’ diyormuş. Beni kendisi şikayet etti, Kocaeli’ndeki düğünün masrafını ben karşıladım. Ona da para gönderdim eşya alsın diye. Dekontlarla da belli. 10 senelik işimden oldum. 30 yaşında evlendim, 19 yaşından beri çalışıyorum” diyerek yaşadıklarını gün yüzüne serdi.
“DÖVÜLEN BENİM, İFTİRA ATILAN BENİM”
Mahkemenin sanık Ercan Ekiztaş’a 4 bin 500 TL’lik verdiği adli para cezasının ise adeta ‘ödül’ olduğunu ifade eden Kaya, sadece mahkeme sürecinde yaptığı masrafı bile karşılamadığını söyledi. “Dövülen benim, iftira atılan da benim. Şikayet edilen de benim” diyen Kaya, şunları kaydetti:
“Dava açılalı 3,5 yıl oldu. Aldığı para cezası, benim bu süreçte mahkemeye geldiğim zamanların masrafını bile karşılamıyor. Maddi ve manevi olarak çok yıprandım. Yol parası verdim, iki kere avukat tuttum, mağdur edildim. En son Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu arkamda durdu. Tek kuruş vermedim. O ise gelen insanların yol parasını bile karşılamıyor aldığı ceza. Ben onu şikayet etmedim ki o beni şikayet etti. 40 yaşındaki kuzeniyle beni şikayet etti. Sözde ben ona küfretmişim, ben arabadan inip ona tekme yumruk atmışım. Ben Ercan’a ahlaksız şeyler söylemişim meğer. Bana bu şekilde iftira attılar. Dövülen benim, iftira atılan da benim. Şikayet edilen de benim. Bana uzaklaştırma kararı çıkarttı. Çiğli Organize’de işe girmiştim. Evime giremedim. Ne çantam, ne cüzdanım… Gözlerim görmüyor, gözlüğümü alabilir miyim dedim polise, giremezsin dediler. Elimde sadece telefonla ailemin yanına geri göndüm.”
“ÖLSEM KİMSENİN HABERİ OLMAZ”
Mahkemenin verdiği karara tepkilerini dile getiren Kaya, adalete inancının kalmadığını vurguladı. Yaşadıklarının kamera görüntüleriyle kanıtlı olduğunu savunan Kaya, “Ben ölsem kimsenin haberi olmaz. Anlattıklarım sadece kamera görüntüleriyle kanıtlanmış şeyler. Daha anlatamadığım şeyler de var. İğrenç şeyler var. Kim inanır bunlara! O kadar kötü ve iğrenç durumlar yaşadım ki!” diye konuştu.
“ALLAH’INDAN BULSUN ÇÜNKÜ ADALET YERİNİ BULMUYOR”
Gelinlikle kanlar içinde olduğunu, dövüldüğünü vurgulayan Kaya, adalete bile güvenmediğini dile getirerek şunları söyledi:
“Adalete inancım kesinlikle kalmadı. Bir daha başıma bir şey gelirse şikayet etmem, edemem. Etsem de ne olacak? Biri beni öldürmediyse Allah’ından bulsun diyeceğim herhalde artık Adalet yerini bulmuyor. Diğer şiddete uğrayan kadınlar ne yapsın? Avukata tonlarca para harcıyorsun adaleti göremiyorsun. Keşke ben de şikayetçi olmasaydım, bana ceza verselerdi. Bir kadın kan içinde elini tutarsın. Kuzeninin başı belaya girmesin diye bile yaparsın. Arabanın içinde kıyamet kopuyor. Kan içindeyken hala beni yumrukluyordu. Öldürmeye kastediyor resmen. Kimse el uzatmıyor. Ben yukarı çıkıyorum, kemerini çıkarıyor, kemeriyle dövmeye kalkıyor. Dudağımdan kanlar akıyor. ‘Çevresindeki adamlar açmış’ bana böyle söyledi. Bu ne demek? Ben küfür etmedim. Kimseye bir şey demedim, annesine de kimseye küfür etmedim. Yemin ediyorum ki hakaret etmedim. Bu olaydan sonra babam felç geçirdi. Ona beddua ediyorum. Allah’ından bulsun.”
ADALET BAKANLIĞINA VE YETKİLİLERE ÇAĞRI
Kaya adaletin yerini bulması için Adalet Bakanlığına çağrıda bulundu:
“Yıllardır devam eden hukuki süreç artık maddi ve manevi hayatımı, aile ilişkilerimi ve beden sağlığımı olumsuz etkilemektedir. Hakkımdaki suçlamalardan beraat etmeme rağmen olaylarla ilgili yargılama süreci hâlâ devam ediyor.
Yetkililerden talebim, dosyadaki tüm delillerin titizlikle değerlendirilmesi ve devam eden yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmasıdır.”





