İzmir Tabip Odası’nda 18-19 Nisan tarihlerinde yapılacak Olağan Genel Kurul öncesinde seçim atmosferi giderek hareketleniyor. Demokratik Katılımcı Hekimler, seçimlere katıldıklarını açıklayarak bildirgelerini kamuoyuyla paylaştı. Grup, katılımcı, şeffaf ve gençleri önceleyen bir oda anlayışıyla yeni dönemde nasıl bir yol izleyeceklerini duyurdu.

Seçimde, İzmir Çağdaş Hekim Grubu ile İzmir Hekim Dayanışması da yarışacak.

DEMOKRATİK KATILIMCI HEKİMLER YOLA ÇIKTIĞINI AÇIKLADI

Demokratik Katılımcı Hekimler, yeni seçim sürecine ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Yeni bir seçim sürecine girerken, Demokratik Katılımcı Hekimler olarak; mücadelemizden, ortak hafızamızdan, biriktirdiğimiz deneyimden ve gençliğimizden aldığımız güçle yeniden sözümüzü kuruyoruz.

Geçtiğimiz dönem bize açıkça gösterdi: Hekimin sözünü merkeze almayan, kapalı ve hiyerarşik bir oda anlayışı kabul edilemez. Bizim için vazgeçilmez olan; katılımcı, şeffaf, emeği ve gençliği savunan, statükoya karşı sözünü esirgemeyen bir tabip odasıdır.”

“BİZ KİMİZ?”

Açıklamada “Biz kimiz?” başlığı altında şu ifadeler yer aldı:

“Yönetmeliklerle, baskılarla ve cezalarla sağlık sistemini bir çıkmaza sürükleyenlere karşı; bilimin ve vicdanın sesini birlikte yükseltenleriz. Vergide adaletsizliğe, güvencesizliğe ve hukuksuz uygulamalara karşı yan yana duranlarız.”

Seçimde, İzmir Çağdaş Hekim Grubu ile İzmir Hekim Dayanışması yarışacak.

SAĞLIK SİSTEMİNE ELEŞTİRİLER

Açıklamada sağlık sistemine ilişkin eleştirilerde bulunulan açıklamada, “Sorunlar ise hâlâ karşımızda: İş yükü artıyor, güvencesizlik derinleşiyor, sağlıkta şiddet sürüyor. Ama biliyoruz: Yan yana geldiğimizde, birlikte söz kurduğumuzda ve mücadeleyi büyüttüğümüzde değişim mümkündür” ifadeleri dikkat çekti.

DİSK’ten Buca Belediyesi’ne ‘şirkete iade’ tepkisi: Yıldırma politikası kabul edilemez
DİSK’ten Buca Belediyesi’ne ‘şirkete iade’ tepkisi: Yıldırma politikası kabul edilemez
İçeriği Görüntüle

MÜCADELE BAŞLIKLARI TEK TEK AÇIKLANDI

Açıklamanın ilgili bölümünde şu ifadeler yer aldı:

“Mobinge ve angaryaya karşı dayanışmayı büyüten; nitelikli tıp eğitimini ve insani çalışma koşullarını savunan genç hekimleriz.

Aile hekimliğindeki dayatmalara karşı duran; vergide adaleti ve özel sektörde güvenceli çalışmayı savunan hekimleriz.

Emekli hekimlerin geçim mücadelesini sahiplenen; insanca yaşam için mücadele eden hekimleriz.

OSGB düzenine son diyen, emeğimizin karşılığını aldığımız mesleki bağımsızlığımızın tehdit edilmediği bir işyeri hekimliği için mücadele eden hekimleriz.

Sağlıkta şiddeti kabul etmeyen; güvenli çalışma ortamı için mücadele eden hekimleriz.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı duran; kadın hekimlerin haklarını savunan ve kadın mücadelesini sağlık mücadelesinin ayrılmaz parçası olarak gören hekimleriz.

LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılığa karşı; eşit ve erişilebilir sağlık hakkını savunan hekimleriz.

Piyasa odaklı politikalara karşı; bilimsel ve toplum yararını önceleyen sağlık hizmetini savunan hekimleriz.

Sağlığın bir hak olduğunu bilen; barışı ve demokrasiyi savunan hekimleriz.

Yoksulluğa, güvencesizliğe ve ekolojik yıkıma karşı; toplumsal sağlığı birlikte savunan hekimleriz

Biz; bu düzeni değiştirmek isteyenler olarak adayız.

Hekimliği dar kalıplara sıkıştıran, yönetmeliklerle kuşatan anlayışa karşı adayız.

Emeğimizi değersizleştiren, bizleri tüketen ve göçe zorlayan politikalara karşı adayız.”

İLKESEL VURGULAR

Açıklamada şu ifadelerle devam etti:

“Meslektaşının hakkını kendi hakkı bilen, performansı değil halkın sağlığını önceleyen, sahadaki hekimin sözünü yönetime taşıyan, daha katılımcı, daha örgütlü ve daha güçlü bir oda için adayız.”

ORTAK MÜCADELE VE TTB VURGUSU

Açıklamanın devamında şu değerlendirme yer aldı:

“Türk Tabipleri Birliği’nin birikimi yalnızca mesleki hak mücadeleleriyle değil; insan haklarını, barışı ve toplum sağlığını savunan bir hekimlik anlayışıyla şekillenmiştir. Bu mirası geleceğe taşıyacak olan, ayrışma değil; ortak mücadeleyi örgütleyen demokratik birlikteliklerdir.”

“MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEYEN BİR TABİP ODASININ MÜMKÜN OLDUĞUNA İNANIYORUZ”

Açıklama şu ifadelerle sona erdi:

“Bizler; köklü hekimlik mücadelesini gelecekle buluşturan, birikimini sözde değil eylemde ortaya koyan, dayanışmayı büyüten ve mücadeleyi örgütleyen bir tabip odasının mümkün olduğuna inanıyoruz.

Birlikte güçlüyüz.

Birlikte değiştireceğiz.

Gelenekten geleceğe: Emek Bizim, Söz Bizim!”

Kaynak: HABER MERKEZİ