CHP'li milletvekilleri ve ailelerinin sosyal medyada hedef alınması sonrası CHP'li kadın milletvekillerine anlamlı bir destek DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca'dan geldi.
Koca, sosyal medyada hedef alınan kadınların yalnız olmadığını vurgularken kendisinin de 3 yıllık Milletvekilliği çalışmalarında pek çok kez küfür, hakaret ve tehdide maruz kaldığının altını çizdi.
Kadınlarla dayanışma mesajını sosyal medya hesabından yayınlayan Koca, CHP'li kadınların özellikle itibarsızlaştırma için hedef alındığını vurgularken kadın kimliğinin hedef alınmasına karşı birliktelik mesajı verdi. Koca, paylaşımlara karşı sert tepki gösterirken "O konforunu çok sevdiğiniz erkek egemen siyaset düzenini alaşağı ederek siyaset yapacağımız ve hepinizin maskelerini düşürecek yeni bir düzeni kurmak için mücadelemizi veriyoruz." dedi.
"İTİBARSIZLAŞTIRMA OPERASYONU ÇEKİLİYOR"
Koca'nın paylaşımı şöyle:
"CHP milletvekilleri, Asu Kaya, Evrim Rızvanoğlu, Aysu Bankoğlu ve Gizem Özcan’a yapılan saldırılar karşısında dayanışma duygularımı iletiyorum.
Yalnız değilsiniz sevgili kadınlar.20 yılı aşkındır sınıflı ve cinsiyetli bu erkek egemen siyaset düzeninin içinde sosyalist feminist bir kadın olarak mücadele ediyorum. Özellikle düzen içi siyasetin parlamentosunda emekçi halkın sözcülüğünü yapma derdi ve gayesiyle vekil olduğum 3 yıl içerisinde yemediğim linç hakaret tehdit küfür; o bu şu kalmamıştır.
Çoğunlukla da, kadın kimliğimi hedef alan, kadın bedenini pespayece ağızlarına pelesenk edenlerin küfür kıyamet saldırılarına, dijital medyanın trol aparatlarının da el vermesiyle epeyce maruz kalmışımdır.
Şimdi son 2 gündür CHP’li kadın vekillerin kadın kimliklerine saldırarak bilinçli bir itibarısızlaştırma operasyonu çekiliyor. Kadın arkadaşlarımın ne hissettiklerini ne düşündüklerini az çok tahmin ederim çoğu kadın siyasetçinin de hissettikleri gibi.
Kadınları o lümpen leş siyasetlerine malzeme ederek ayakta kalmaya çalışan bir erkek egemen düzen ve o düzenin tıkır tıkır işlemesi için kurulu bir erkek egemen siyaset zemini var zira. Sadece iktidar değil de, kendine muhalefet diyen o düzen içi muhalefet de, memleket de zengin yaşlı erkek siyasetçilerin işgali altında çünkü.
Özellikle genç kadınları özne olarak siyaset sahnesinde görmeye tahammülleri yok. Zira, kurulu düzenlerine azıcık helal gelecek diye korkan bir erkek egemen siyaset ve geçmişten günümüze miras gibi devralınan bir “erkeklik sözleşmesi” ile çitlenmiş olan bir siyaset arenası söz konusu. Öyle olduğu içindir ki, siyaset sahnesindeki erkeklerin en büyük hobisi kadınlar hakkında ileri-geri ağızlarından salyalar akıtarak iştahla ve adeta birbirleri ile yarışırcasına kadın düşmanlığında zirve yaparak konuşmaktır.
Şimdi bir kadın magazinci mi desek nasıl tanımlanması gerektiğini pek bilemediğim Tamar Tanrıyar isimli zevzek bir unsurun sözleri üzerinden tartışılıyor bu itibarsızlaştırma operasyonu ama; inanın bu tipler gündemimize bile almamıza değmeyecek her daim birilerine maşa olmuş ve olacak zavallılardan başka bir şey değiller.
Zira, asıl mesele başka ve çok daha köklü bir kurulu düzende. PATRİYARKAda.Mecliste çokça gördüm, sadece iktidar vekilleri değil, muhalefet vekilleri de kulisinden, genel kuruluna kahvehane gibi tüm erkeklikleriyle ulu orta gerilip yayılarak, o mecliste oturup kadın kimliği ve bedeni üzerinden geviş getirebiliyorlar.
Bacaklarını o turuncu ceylan derisi koltuklarına ardına kadar açarak ‘ana avrat düz giden’leri mi dersin,
ağızlarını her açtıklarında, kadın bedenini ağzında geviş getirir gibi yuvarlayanını mı dersiniz…Zavallıca her yerde her an erkekliklerini kusan, ‘hop’ deyince de şakaya vurup kıvıran bir sürü, bir sürü, bir sürü erkek var o mecliste!
Hadsizce ‘aman siz de feministsiz şimdi şey etmeyelim’ diye gırgıriye oynayan bir sürü zevzek.
“Kadınlarımız, kızlarımız” tiradlarına zaten hiç girmeyeyim meclisin seviyesi niteliği herkesi malumu.Şimdi bu erkekler kalkmış, sözüm ona bu saldıralara karşı durduğunu ifade ederken meclisin kürsüsünden
hoplayıp zıplayıp, “karımız kızımız namusumuz” edebiyatı yapıyorlar.Biz kimsenin namusu değiliz be kardeşim. Bunu o erkek akıllarınıza hele bi yazın!
Biz kadınız ve sizin icazet verdiğiniz yerlerde değil, o konforunu çok sevdiğiniz erkek egemen siyaset düzenini alaşağı ederek siyaset yapacağımız ve hepinizin maskelerini düşürecek yeni bir düzeni kurmak için mücadelemizi veriyoruz.Yani demem o ki; mesele bu erkek egemen düzene çomak sokabilmekte, mesele sözümüz ve eylemimizle kadın mücadelesini büyüterek yeniyi kurabilmekte.
And olsun!
Kadınları o pis siyasetlerinize malzeme ederek ayakta durma çabası içinde olan operasyonlarınızı boşa düşüreceğiz.
Hepinizi, topunuzu birden layık olduğunuz o yere göndereceğiz.
Hem de üzgünüm, bunu kadınların öncülüğünde yapacağız.
Haddinizi bileceksiniz, o erkek egemen çenelerinizi sonsuza dek kapatacağız."




