CHP İzmir İl sekreteri İnanç Nurlu, Menderes’te yaşanan başkanvekili seçimine ilişkin açıklamalarda bulundu. Nurlu, Çağatay Güç’ün bu sınavın kaybedeni olarak tanımlayarak, Özel’in Gaziosmanpaşa Belediyesi için kullandığı sözleri hatırlattı. Yeni Parti’ye “Demokratik ahlakı neden terkettiniz?”diye sordu.
“BU SINAVIN KAYBEDENİ ÇAĞATAY GÜÇ’TÜR”
CHP’li Nurlu, “Menderes’te yaşananlar basit bir başkan vekilliği seçimi değil; siyasal ilke, demokratik meşruiyet ve sorumluluk sınavıdır. Bu sınavın kaybedeni de tartışmasız biçimde Yeni Parti yönetimi ve onun İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’tür” dedi.
“DEMOKRATİK TEAMÜL BAŞKAN VEKLİNİN KAZANAN PARTİDEN OLMASIDIR”
“31 Mart’ta Menderes halkı belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’ne emanet etmiştir” diyen Nurlu, “Belediye başkanının geçici olarak görevden uzaklaştırılması, halkın verdiği yetkinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Seçilen belediye başkanının yerine yalnızca bir vekil belirlenmektedir. Dolayısıyla demokratik teamül, başkan vekilinin de seçimi kazanan partiden olmasıdır. Üstelik bunu biz değil, bugün Yeni Parti Genel Başkanı olan Özgür Özel söylüyordu. Gaziosmanpaşa’daki başkan vekilliği tartışmasında şu kesin ifadeleri kullanmıştı: “Belediye Başkanı CHP’li ve hâlâ başkan. O yokken bir vekil seçilecek. Burada doğrusu AK Parti grubunun aday çıkarmayıp, ‘CHP grubu bir vekil seçsin’ demesi” ifadelerini kullandı.
“MENDERES’TE İLKENİZ NEDEN KAYBOLDU?”
Nurlu sözlerine şöyle devam etti:
“Özel bununla da yetinmemiş, siyasi hayatında çok az liderin kullanabileceği kadar kesin bir taahhütte bulunmuştu: “AK Partili bir belediye başkanının yerine vekil seçilecek olsun, aday çıkaran Özgür Özel namerttir. Çıkarmam. Çıkarmamak lazım. Şimdi soruyoruz: Gaziosmanpaşa’da savunduğunuz ilke Menderes’e gelince neden ortadan kayboldu? Dün “Görevden uzaklaştırılan başkanın yerine aynı partiden vekil seçilmelidir” diyenler, bugün CHP’li belediye başkanının yerine neden kendi adaylarını çıkardılar?”
“YENİ PARTİ’NİN CHP’NİN ADAYINI DESTEKLEMESİ GEREKİYORDU”
“Siyasette insanı mahcup eden şey, geçmişte söylediği doğru bir söz değil; o sözün gereğini kendi çıkarına dokunduğu anda terk etmesidir. Özgür Özel’in dün ortaya koyduğu ölçüye göre Yeni Parti’nin Menderes’te aday çıkarmaması, CHP’nin adayını desteklemesi gerekiyordu. Fakat Yeni Parti yönetimi, kendi genel başkanının sözlerini çiğneyerek aday çıkarmış ve muhalefet oylarını bölmüştür”
“KAZANAMAYINCA FATURA CHP’YE KESİLMEYE ÇALIŞILMIŞ”
Sonuç ortadadır: Menderes Belediye Meclisinde CHP’nin 5, Yeni Parti’nin 10, Cumhur İttifakı’nın 11 üye, bağımsız 2 üyesi bulunmasına rağmen iki muhalefet partisinin ayrı adaylarla seçime girmesi sonucunda AK Parti adayı Asuman Şen 15 oyla başkan vekili seçilmiştir. Yeni Parti İl Başkanı Çağatay Güç, CHP adayının dördüncü tura kalması hâlinde destekleneceğini söylemiş; ancak kurduğu taktik, AK Parti adayının önünü açmıştır. Siyasette niyetler değil, ortaya çıkan sonuçlar hüküm doğurur. Çağatay Güç’ün seçimden sonra CHP’yi “AK Parti ile anlaşmakla” suçlaması ise kendi siyasi sorumluluğunu başkasının üzerine yıkma çabasından başka bir şey değildir. Eğer elinizde bu iddiayı kanıtlayacak somut bir belge bulunuyorsa kamuoyuna açıklarsınız. Belgeniz yoksa, kendi aday ısrarınızla doğurduğunuz sonucu örtmek için CHP’ye ağır ithamlarda bulunamazsınız.
Menderes’te AK Parti adayına oy verenlerin siyasi sorumluluğu elbette kendilerine aittir. Ancak AK Parti’nin kazanabileceğini bile bile CHP karşısına aday çıkaranların sorumluluğu da birkaç sert cümleyle ortadan kaldırılamaz. Yeni Parti, CHP’ye üstünlük kurma hırsını Menderes halkının iradesinden daha önemli görmüştür. “Biz olmazsak siz de olmayın” anlayışıyla hareket etmiş; kazanamayınca da faturayı CHP’ye kesmeye kalkmıştır.
“YENİ PARTİ CHP’YE KAYBETTİRMEK UĞRUNA AKP’YE KAZANDIRDI”
Çağatay Güç’ün “Amacımız ayrıştırmak değil, birleştirmek” sözü ise sandıktan çıkan sonuç karşısında anlamını tamamen kaybetmiştir. Birleştirmek isteyen, ortak zemini güçlendirir; şart dayatmaz. Birleştirmek isteyen, halkın seçtiği partinin adayına karşı mevzi kurmaz. Birleştirmek isteyen, kendi genel başkanının dün savunduğu demokratik teamülü bugün ayaklar altına almaz. Menderes’te yapılan şey uzlaşmazlık değil, siyasi ihtirasın muhalefet sorumluluğuna üstün gelmesidir. Yeni Parti, CHP’ye kaybettirmek uğruna AK Parti’ye kazandırmıştır. Sonra da ortaya çıkan tabloyu “CHP–AK Parti işbirliği” masalıyla gizlemeye çalışmıştır.
“DEMOKRATİK AHLAKI NEDEN TERK ETTİNİZ?”
Fakat siyaset, kelime oyunlarıyla değil sonuçlarla değerlendirilir: Adayı çıkaran Yeni Parti’dir. Muhalefet oylarını bölen Yeni Parti’dir. Kendi genel başkanının ilan ettiği ilkeyi çiğneyen Yeni Parti’dir. AK Parti adayının başkan vekili seçilmesine giden yolu açan da Yeni Parti’dir. Özgür Özel ve Çağatay Güç önce Menderes halkına, ardından bütün muhalefet seçmenlerine şu sorunun cevabını vermelidir: Dün başkalarına karşı savunduğunuz demokratik ahlakı, bugün kendi siyasi çıkarınız söz konusu olduğunda neden terk ettiniz?
“YENİ PARTİ’NİN SİYASİ TUTARLILIĞI YENİLMİŞTİR”
Menderes halkı gerçeği görmektedir. Sorumluluktan kaçmak için ne kadar yüksek sesle bağırırsanız bağırın, sandığın üzerini örtemezsiniz. Çünkü Menderes’te AK Parti’nin zaferinden önce, Yeni Parti’nin siyasi tutarlılığı yenilmiştir.




