Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı bir televizyon programında İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruştumalar kapsamında açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek ile Özkan Yalım'ın dava süreçlerinde itirafçı olduğuna dair açıklamalarda bulundu. CHP'li siyasetçilerden Gürlek'in açıklamalarına sosyal medya hesapları üzerinden tepkiler geldi.
Adalet Bakanı Gürlek'in açıklamalarına tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Başsavcı mısınız, Adalet Bakanı mı? Karar verin! Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski başsavcısı olduğu İstanbul menşeli soruşturmaların bizzat sözcülüğünü yapmaya devam ediyor. İBB Davası, Antalya ve Uşak soruşturma dosyaları hakkında seri açıklamalar yapıyor. Birilerinin iftiracı olduğunu duyuruyor, sonra İBB davasındaki iftiracıların da ifadelerinden vazgeçmediğini söylüyor. Halbuki gerçekler mahkemede çok farklı! Adem Soytekin savcılıktakinden bambaşka bir ifade verdi. 'Örgüt falan görmedim, bu gerçekçi değil, önüme şablon konuldu' dedi. Murat Kapki ise 'Ailemi korumak için konuştum' dedi ve dilekçe verdi. Adalet Bakanı koltuğunda otururken, devam eden ve tel tel dökülen yargılama ve soruşturma kumpaslarının dosyalarını şahsen mi takip ediyorsunuz? Çünkü Böcek için "Zamanı gelince konuşacak" diyen de bizzat sizdiniz" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci ise sosyal medya paylaşımı üzerinden, şunları söyledi:
Adalet Bakanı Akın Gürlek bu akşam katıldığı canlı yayında, İBB kumpas davasında etkin pişmanlıktan yararlanıp beyanlarını geri çeken kimse bulunmadığını ifade etmiştir. Bakan Gürlek’in ifadeleri dava sürecinde yaşananlarla açıkça çelişmektedir. İBB iddianamesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılan Murat Kapki, savcılığın tahliye vaadiyle kendisini yönlendirdiğini, ailesini korumak ve özgürlüğüne kavuşmak umuduyla ifade verdiğini, kendisine isnat edilen örgüt üyeliğini kabul ettirmek için baskı altında bırakıldığını anlatarak mahkemeye sunduğu dilekçeyle etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarını geri çekmiştir.
Davada tutuklu yargılanan Vedat Şahin, alınan beyanlarının baskı ve yönlendirme altında oluştuğunu belirterek ifadelerini geri çekmiştir. Davada tutuklu bulunan Yağmur Cansu Yeşilyurt, duruşmada emniyet sorgusu esnasında İBB borsasında adı geçen avukat Selcan Akar'ın kendisine 'etkin pişmanlık' ifadesi dayattığını belirtmiştir. Dahası, Volkan Ateş duruşmada 'bilgi sahibi' sıfatıyla çağrıldığı savcılık odasında kendisine 'Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey anlatmamışsın' denildiğini, ardından bir anda kelepçelendiğini ve tutuklama sürecine sürüklendiğini anlatmıştır.
Bütün bunlar ortadayken 'kimse ifadesini geri çekmedi' demek, en hafif tabirle kamuoyunu yanıltmak anlamına gelmektedir. Bir hukuk devletinde bakanın görevi çelişkileri perdelemek, mahkeme salonlarında ortaya çıkan gerçekleri yok saymak olmamalıdır. Bakan Gürlek, etkin pişmanlık adı altında kurulan iftira üretme düzeni açığa çıkınca gerçekleri gizleme gereği duymuş olabilir. Ancak İBB kumpas davasında da diğer davalarda da iftiracı ifadeleri mahkeme heyetlerinin, avukatların, ailelerin, gazetecilerin ve tüm Türkiye’nin gözü önünde tek tek çökmeye devam etmektedir,



