Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) YDK Başkanı ve İzmir Milletvekili Mahir Polat, katıldığı bir televizyon programında parti içinde yaşanan tartışmalara ve 38. Kurultay sonrasındaki ayrılıklara ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. Parti binalarına hasar verildiğini söyleyen Polat, Dikili’de yaşanan bir olaya örnek verdi.
İzmir'in Dikili ilçesini açıkça işaret eden ve geçmiş yönetime karşı yaşadıkları zorlukları anlatan Mahir Polat'ın sözlerinin tamamı şu şekilde:
"KOLTUKLARDAN BUZDOLAPLARINA KADAR ALIP GÖTÜRDÜLER"
"Yıkmaya, darmadağın etmeye, binalarımızdan bayraklarımıza, alıp götürülen koltuklarımızdan buzdolaplarına kadar yaşadığımız çok korkunç bir süreç. Benim şehrimde, belediye başkanı belediyenin aracını veriyor. Kamuya ait araç, dolayısıyla kamunun malını kamunun araçlarıyla, belediyenin araçlarıyla yağmaladıkları görüntüler var ellerimizde. İnanılmaz içimizi burkan şeylerle karşılaştık."
"BİZİM TABELAYLA NE İŞİN VAR?"
"İsim vermekten de çekinmiyorum, İzmir Dikili. Partinin her şeyini boşaltmışlar, ya aldın sandalyeyi, onu bunu, yeni bir parti kurdun be kardeşim bizim tabelayla ne işin var? Bizim tabelayı niye çalıyorsun kardeşim sen? Nerde o tabela? Nereye götürdün? Yakışmadı bu arkadaşlarımıza. İçlerindeki birikmiş Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı öfkeyi, dışarıdan gelmiş yıllara sarih bir şekilde gelmiş ama Cumhuriyet Halk Partilileşememiş arkadaşlarımızın yaptığı bir süreçle karşılaştık."
"PARAYLA SEÇTİRİLMİŞ GENEL BAŞKANA SAYGISIZLIK YAPMADIK"
"Oysa biz 38. kurultayı kaybettikten sonra ben ve bir yığın arkadaşımız parti disiplini içerisinde, parti genel başkanını ve her ne şekilde şaibeli veya öyle veya böyle veya parayla veya bir başka şekilde seçtirilmiş genel başkana bir tane arkadaşımız saygısızlık yapmadı. İnanılmaz derecede mobbinge maruz kalmamıza, inanılmaz derecede partiden dışlanmamıza rağmen hiçbir şekilde partiye karşı, partinin o zamanki bizce meşru olmayan yönetimine karşı kamuoyu önünde ağzımızı açıp bir kelime kullanmadık. Parti disiplini içinde kaldık."
"DEMOKRATİK, AĞIRBAŞLI VE SESSİZ KALDIK"
"Partili yol arkadaşlarımızın ve bu partiyi kuranlara karşı duyduğumuz saygı, duyduğumuz özsaygıdan kaynaklı saygıyla birleşince son derece demokratik, ağırbaşlı ve sessiz kaldık."




