Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı'ndaki açlık grevine altıncı gününde devam ediyor.
Yıldızlar SSS Holding'e ait Doruk Madencilik'te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, işçilerden bazılarının açlık nedeniyle baygınlık geçirmesine ve defalarca gözaltına alınmalarına karşın hakları ve tüm ödenmeyen maaşları için direnişini sürdürüyor.

Madencilere destek olmak için CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever ve CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale alanda açıklamalarda bulundu.
Ümit Özlale yaptığı konuşmada "3 ay, 4 ay maaşınızı alamadığınız zaman ne hissedersiniz? Evinizi boşaltıp annenizin babanızın yanına taşınmak zorunda kaldığınız zaman ne hissedersiniz? Buradaki madenciler sizden bir lütuf beklemiyor. Gecikmiş haklarını talep ediyorlar" dedi.
"BURADAKİ MADENCİLER SİZDEN BİR LÜTUF BEKLEMİYOR"
Ümit Özlale işçilerin lütuf değil haklarını istediğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Buradaki madenci arkadaşlarımız yıllardan beri haklarını alamadıkları için mağdur edildiler. FETÖ'nün hüküm sürdüğü yıllarda da bu şirket FETÖ tarafından yönetilirken de mağdur edildiler. Herkes her şeyin farkındaydı. TMSF'ye devrolduktan sonra da mağdur edildiler. Şimdi de mağdur ediliyorlar. Şimdi sizlere sesleniyorum; kameraman arkadaşlar, buradaki polis arkadaşlar, memurlar 3 ay, 4 ay maaşınızı alamadığınız zaman ne hissedersiniz? Evinizi boşaltıp annenizin babanızın yanına taşınmak zorunda kaldığınız zaman ne hissedersiniz? Allah aşkına buradaki madenciler sizden bir lütuf beklemiyor. Hem şirket yetkililerine sesleniyorum hem de TMSF ve bakanlık yetkililerine sesleniyorum; asla bir lütuf beklemiyorlar. Gecikmiş haklarını talep ediyorlar ve daha dün ancak hak ettiklerinin 50'de birini, o da başka bir şirket üzerinden tamamıyla dolambaçlı yollardan ödemekte bu işten kurtulamazsınız. Şirket akıllara zarar bir açıklama yapmış. Demiş ki; 'eğer ben sabit fiyatlı bir anlaşma yaparsam ondan sonra işçilerin fiyatları öderim'. Türkiye'de maalesef ekonomi; karın özelleştiği, zararın da kamulaştırıldığı bir şekilde algılanmak isteniyor. Hiçbir şekilde bu buna müsaade etmeyeceğiz."





