Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin 5 Ocak 2020'den beridir en somut bilgiler dosyasının yeniden açılmasıyla, 14 Nisan'dan itibaren alınabildi. Gülistan'ın öldürüldüğü şüphesi ve delillerin yok edildiği tespitiyle yürütülen soruşturmada önemli kanıtlar elde edilirken dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, bazı polisler ve çeşitli kamu görevlileri dahil 12 kişi tutuklandı. İkinci dalga operasyonda ise Gülistan'ın hastanedeki kayıtlarının silinmesine yoğunlaşılmasıyla 2 hastane çalışanı gözaltına alındı. Soruşturmayla edinilen bilgiler ışığında Gülistan'ın cansız bedenini kentte arama çalışmaları ise sürüyor.

İzmir Barosu, Gülistan'ın ölümü ve delillerin yok edilmesi sürecine ilişkin tüm kamu görevlilerinin ve ardındaki güçlerin açığa çıkması için soruşturmanın bağımsız şekilde yeniden ele alınması gerektiğini açıkladı. Baro, "Dosya tüm yönleriyle, özellikle de şüphelilerin görevleri ve aralarındaki ilişki ağları bakımından yeniden ve bağımsız bir şekilde ele alınmalıdır. Soruşturmanın seyrini etkileyen ya da etkileme ihtimali bulunan tüm kamu görevlileri hakkında derhal işlem yapılmalı; hiçbir kişi ya da zümreye ayrıcalık tanınmadan etkili bir yargılama süreci işletilmelidir." ifadelerini kullandı.

"YILLARDIR NEDEN SONUÇSUZ KALDIĞI GÖRÜLDÜ"

Baro'nun açıklamasının tamamı şöyle:

"Gülistan Doku cinayeti ülkemizin, insanlarımızın, özellikle kadınların içinde bulunduğu şiddet sarmalını ve tutuklanan vali, valinin oğlu gibi kişilerin varlığı şartlarında Gülistan’ın kayboluşuna ilişkin soruşturmanın yıllardır neden sonuçsuz bırakıldığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Mansur Yavaş: İktidara gelmemizin önünü hiç kimse kesemeyecek
Mansur Yavaş: İktidara gelmemizin önünü hiç kimse kesemeyecek
İçeriği Görüntüle

Bu süreçte ortaya çıkan bilgiler, yalnızca bir kayıp vakasıyla değil; devlet içindeki güç ilişkileri, nüfuz kullanımı ve yargısal skandalla örülü bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.

Dosya kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerin kimlikleri, görevleri ve birbirleriyle olan ilişkileri, soruşturmanın en başından itibaren neden etkin ve tarafsız yürütülmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu ilişki ağlarının gereği gibi araştırılmaması, soruşturmanın dar bir çerçeveye hapsedilmesi ve kritik isimler hakkında gerekli adımların atılmaması, adaletin geciktirilmesi değil, fiilen doğrudan engellenmesidir. Bu tablo sırtını ‘sağlam’ yerlere yaslayanların dilediğince cinayet işleyip hiçbir hukuki sonuçla yüzleşmeyebileceğini gösterdiği gibi ülkede can güvenliği sorunu olduğunu da ortaya koymaktadır."

"TATMİN EDİCİ BİR AÇIKLAMA YAPILMADI"

"Tüm ülke Gülistan Doku cinayeti ve arkasındaki karanlığı konuşurken, şüphelilerin görevleri nedeniyle sahip oldukları nüfuzun soruşturma süreçlerini etkileyip etkilemediği yönünde halen tatmin edici bir inceleme ve açıklama da yapılmamıştır.

Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleriyle mücadelede siyasi iktidarın etkisizliği bu dosyada da kendini göstermektedir. Kadınların yaşam hakkını koruma konusunda somut ve kararlı politikalar üretmek yerine bunu daha da geriletmek ve dahası Gülistan Doku’ların ‘korunaklı kişilerce’ rahatlıkla öldürülebildiği bir ülkede yaşamak zorunda bırakılmak gibi bir sonucu kabul etmiyoruz."

"DOSYA YENİDEN BAĞIMSIZ ŞEKİLDE ELE ALINMALI"

"Gülistan Doku dosyası, tüm yönleriyle, özellikle de şüphelilerin görevleri ve aralarındaki ilişki ağları bakımından yeniden ve bağımsız bir şekilde ele alınmalıdır. Soruşturmanın seyrini etkileyen ya da etkileme ihtimali bulunan tüm kamu görevlileri hakkında derhal işlem yapılmalı; hiçbir kişi ya da zümreye ayrıcalık tanınmadan etkili bir yargılama süreci işletilmelidir.

Adaletin tesisi, yalnızca faillerin cezalandırılmasıyla değil; aynı zamanda bu tür olayların üzerinin örtülmesine imkân tanıyan ilişkilerin deşifre edilmesiyle mümkündür. Gülistan Doku’nun akıbeti açıklığa kavuşana ve bu dosyada sorumluluğu bulunan herkes hesap verene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi belirtir, ülkemizi bir kadın ve çocuk mezarlığına dönüştürmek isteyenlerin her zaman karşısında duracağımızı bir kez daha hatırlatırız."

Kaynak: HABER MERKEZİ