CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray, ‘mutlak butlan’ kararı sonrası CHP ve İzmir’de yaşanan krize ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifasını değerlendiren Çıray, başkanlıktan da istifa etmesi çağrısını yinelerken “başarısızlık” vurgusu yaptı.

Egedesonsöz’e verdiği demeçte “Bütün İzmir biliyor ki; bu Belediye Başkanı başarısızdır.” diyen Çıray, Tugay’ın CHP Genel Merkez’e “il başkanı restinde” bulunmasının “özgürlükçü anlayışla” bağdaşmadığının da altını çizdi.

ÇIRAY'DAN "EN KÖTÜ SENARYO" ÇIKIŞI

Çıray, ‘Mutlak butlan’ kararı sonrası partinin Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu cephelerinden bölünmesinin en kötü senaryo olacağını belirtti.

Özel’e “normalleşme ve istikrarsız siyaset” eleştirileri getiren Çıray, yeni parti iddiasına ilişkin de “Bir siyasi partide liderlik yapmış ve lider olma iddiası olan birisi, en ufak zorlukta liderlik yaptığı partiyi bölüyorsa, eğer Cumhuriyet Halk Partililer bir hain arıyorlarsa -ki bu ağır bir laf, asla kabul etmiyorum- Özgür Bey parti haini durumuna düşer.” dedi.

Çıray "Naçizane önerim asla Cumhuriyet Halk Partisi'ni bölmesinler. Her iki taraf da kaybedecektir." ifadelerini kullandı.

“BÜTÜN İZMİR BİLİYOR”

Çıray, kararın İzmir’e yansımalarına ilişkin ise şöyle konuştu:

İzmir ise bu olayların küçük bir örneğinin yaşandığı yer haline geldi. Bu kafayla gidilirse, fanatiklerin alkışlarına inanılırsa, Cumhuriyet Halk Partisi önümüzdeki seçimlerden çok büyük yara alarak çıkar.

Cemil Bey ile ilgili malumu ilan ettim ve partisinden istifa ediyorsa belediye başkanlığından da istifa etmeli dedim. Aslında herkes karnından konuşuyor. Bütün İzmir biliyor ki; bu Belediye Başkanı başarısızdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin çalışma binası yok. Bunu yapamayan bir belediye anlayışı olabilir mi? Kordon'un kenarına beton çekerek suyu durdurmakla ilgili hayal dünyasındalar. Genel olarak hiç iz bırakmayan, bugüne kadar hatırlanabilir hiçbir hizmeti olmayan, Karşıyaka'yı borç batağında bırakmış birisi. Bu benim laflarım değil, CHP'liler söylüyor bunu.

Diğer yandan Cemil Bey'in istifa öncesinde genel merkez yöneticileri ile atanacak yeni il başkanı ile ilgili pazarlık yaptığı belirtiliyor. Gerçek anlamda özgürlükçü bir anlayış içinde olsa genel merkez ile aday pazarlığı yapmazdı.

“GÜMRÜKÇÜ OYUNA GELMEMELİ!”

Öte yandan Çıray, İzmirİl Başkanlığı’na MYK tarafından görevlendirilen Utku Gümrükçü’nün “polis göndermesinin” beklendiğini ve oyuna gelinmemesi gerektiğinin altını çizdi:

Geç kalınca surları aştılar… İzmir’de YKS heyecanı
Geç kalınca surları aştılar… İzmir’de YKS heyecanı
İçeriği Görüntüle

Demokrasi istiyorlar ya, atamaya karşılar; tamamınız atandınız kardeşim! Hanginiz ön seçimle oraya geldiniz? Şimdi demokrasi naraları atıyorsunuz. Böyle ikiyüzlü siyaset olabilir mi? İzmir'de İl Başkanı Cumhuriyet Halk Partisi'nin demokrasi nöbetini tutuyormuş. Kardeşim, sen seçilesin diye senin karşındaki adaylar bizzat Genel Başkan tarafından tehdit edilerek adaylıktan çektirildi. Hangi demokrasiden, hangi nöbetten bahsediyorsunuz? Bu ikiyüzlü siyaseti kim yutacak? Etrafınızdaki birkaç fanatik yutabilir ama Türk milletini kimse enayi yerine koymasın. Kimse ahmak değil. Sen gelirken atama serbest, karşındaki adaylar Genel Başkan tarafından çektirilince serbest. Ondan sonra hukuki kararı eleştirin ama hukuk bir şey emredecek, sonra il binasında nöbet tutacaksınız. Ankara'daki olaydan alıştılar. İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün oraya polis göndermesini istiyorlar. Böyle bir oyuna düşürmek istiyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'nin çekirdekten yetişmiş, belediye başkanlığına kadar her makamda görev almış birisi olan Utku Bey’in böyle bir oyuna düşeceğine inanmıyorum.

"KEMAL BEY'İN BEYEFENDİLİĞİNİ İSTİSMAR EDİYOR"

Çıray, Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün katıldığı canlı yayına ilişkin ise şunları aktardı:

Tek üzüldüğüm şu oldu; dün akşam Kemal Bey'in katıldığı açık oturumda ne yazık ki gazeteciler; özellikle genç bir hanım vardı, suçun şahsi özelliğinden dahi bir haberdi. Açık oturum yapılıyor, lidere soru soracak, suçun şahsi olduğunu bilmiyor. Diğer hanımefendi ise adeta bir savcı gibi, küstahça tutumuyla oradaydı. Bu beni Türk medyası açısından üzdü. Aynı hanımefendiyi Ekrem İmamoğlu azarladığı zaman kem küm ediyordu. Kemal Bey'i başarısı ile ilgili değerlendirme ayrı bir konu ama her çıkan Kemal Bey'in beyefendiliğini istismar ediyor. Ayıp değil mi? Kılıçdaroğlu “Rüşvet verdim diyen birisi var Genel Başkan Yardımcısı niye ona dava açmıyor?” diyor. Onu savunuyorlar, düşünebiliyor musunuz? Hırsızı savunan gazeteci nerede, araştırmacı gazetecilik nerede? Ben onların yerinde olsam bir tane dava seçerim, bir itirafçıyı seçerim; yer, zaman, olay açısından tutuyor mu diye araştırırım.

Kaynak: HABER MERKEZİ