CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, kadın cinayetlerine ilişkin önemli bir veri paylaştı. Yılın ilk 2 ayında en az 60 kadının öldürüldüğünü açıklayan Kılıç, ölümlerin devlet tarafından önlenebilir olduğunu vurguladı.

İmamoğlu'na açılan 'çirkin davası' düşürüldü
İmamoğlu'na açılan 'çirkin davası' düşürüldü
İçeriği Görüntüle

Zeytinburnu sahilinde cansız bedenleri bulunan Fatma Nur Çelik ve kızının yaşadıklarına işaret eden Kılıç, öğretmen Fatma Nur Çelik'in de öğrencisi tarafından öldürülmesine değindi.

Kılıç, "Bir öğretmen görevi başındayken okulda katledildi. Bir anne yıllarca kendisinin ve kızının uğradığı istismara karşı adalet aradı. Başıma bir şey gelirse intihar demeyin dedi. Ve o anne küçük kızıyla birlikte Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu. Bu sadece bir istatistik değil. Bu yarım kalan hayatlar, annesiz kalan çocuklar ve adalet bekleyen aileler demek." ifadelerini kullandı.

"KADINLAR EN ÇOK KENDİ EVLERİNDE ÖLDÜRÜLDÜ"

Kadınların en çok kendi evlerinde, tanıdığı erkekler tarafından öldürüldüğünü söyleyen Kılıç, ölümlerin tesadüf olmadığının altını çizdi. Kılıç, "Bir kadının en güvende olması gereken yer onun için en tehlikeli yer haline gelmiş bu ülkede." dedi.

Kadın cinayetlerinin bu kadar yükselmesinde, devletin önleyici ve caydırıcı tedbirler almamasının temel nedenlerden biri olduğuna işaret eden Kılıç, devletin koruma önlemleri almadığını vurguladı. Kılıç, "Bazı öldürülen kadınlar için koruma kararı da var. Devlet seni koruyacağım dedi ama o kadınlar yine de öldürüldü." dedi.

Kılıç, "Artık açıkça konuşalım. Kadın cinayetleri münferit değil büyüyen bir şiddet düzenidir." ifadelerini kullandı.

"Kadınların yaşam hakkını koruyamayan bir ülkede adaletten de güvenlikten de söz edilemez." diyen Kılıç, "Kadınların korkmadan yaşayabildiği bir ülke kurmak ve bunun için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz." mesajı verdi.

"KADIN CİNAYETLERİ BÜYÜYEN BİR ŞİDDET DÜZENİDİR"

Kılıç'ın konuşmasının tamamı şöyle:

"Türkiye son haftalarda vicdanı sarsan haberlerle uyandı. Bir öğretmen görevi başındayken okulda katledildi. Bir anne yıllarca kendisinin ve kızının uğradığı istismara karşı adalet aradı. Başıma bir şey gelirse intihar demeyin dedi. Ve o anne küçük kızıyla birlikte Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu. Ve biz bugün şunu biliyoruz. 2026'nın daha ilk 2 ayında 60 kadın erkekler tarafından katledildi. Bu sadece bir istatistik değil. Bu yarım kalan hayatlar, annesiz kalan çocuklar ve adalet bekleyen aileler
demek. Ve kadınlar en çok nerede öldürüldü biliyor musunuz? Kendi evlerinde. Yani bir kadının en güvende olması gereken yer onun için en tehlikeli yer haline gelmiş bu ülkede. Üstelik bazı kadınlar için koruma kararı da var. Devlet seni koruyacağım dedi ama o kadınlar yine de öldürüldü. Artık açıkça konuşalım. Kadın cinayetleri münferit değil büyüyen bir şiddet düzenidir. Bir ülkede kadınlar yaşam hakkını koruyamıyorsa orada adalette güvenlikte yoktur. Bizim mücadelemiz çok net. Kadınların korkmadan yaşayabildiği bir ülke kurmak ve bunun için de mücadeleden vazgeçmeyeceğiz."

Muhabir: Eylül Emek Kılınç