CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, Çin Ulusal Halk Kongresi’nin davetlisi olarak katıldığı program kapsamında 30 Ağustos Zafer Bayramı'na özel konuşma yaptı.
Kılıç, İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç ile birlikte, Türkiye ve CHP’yi temsilen Çin Ulusal Halk Kongresi Genel Sekreterliği ile Parlamentolararası Birlik Sekreterliği’nin ortaklaşa düzenlediği programa katıldı.

“ÜLKEMİN ZAFER BAYRAMINI VE BAĞIMSIZLIĞIMIZI GURURLA KUTLUYORUM"
Kılıç, program kapsamındaki konuşmasına 'Gazi Musfata Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin milletvekili' olduğunu vurgulayarak başladı:
Bugün benim ülkem Türkiye’de Zafer Bayramı. Bağımsızlığımızı gururla kutluyor, Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm kahramanlarımızı saygıyla anıyorum. CHP Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun en sıcak selamlarını ve saygılarını iletmek istiyorum. Bu önemli buluşmaya ev sahipliği yapan Çin Ulusal Halk Kongresi ve Parlamentolar Arası Birlik’e içtenlikle teşekkür ediyorum.

"KALKINMA, HİÇKİMSENİN GERİDE BIRAKILMAMASI DEMEKTİR"
Kılıç, konuşmasında iklim krizi, yapay zeka, kalkınma, adalet ve barış temalarına CHP’nin bakışını paylaştı:
"Programımız boyunca sürdürülebilir kalkınmayı, yapay zekayı ve iklim krizini ele aldık. Bizim için kalkınma sadece ekonomik büyüme değildir. Kalkınma, refahın adil paylaşılması, insanların yaşamlarını iyileştirebilmesi, doğanın korunması ve hiçkimsenin geride bırakılmaması demektir. Yapay zeka büyük fırsatlar sunmaktadır. Ancak yeni eşitsizlikler yaratılmamalı ve yalnızca birkaç ülkenin veya ayrıcalıklı grupların erişebildiği bir araca dönüştürülmemelidir. Ayrıca yapay zekanın daha fazla askeri teknolojide kullanıldığını da unutmamalıyız.”
“GELECEK NESİLLER EN AĞIR BEDELİ ÖDEMEMELİ”
“İnsanlık tarafından geliştirilen teknoloji savaşı kolaylaştırmamalı. veya ölümü daha verimli hale getirmemelidir. Aynı ilke iklim krizi için de geçerlidir. Yeşil dönüşüm aynı zamanda adil dönüşüm olmalıdır. Gelecek nesiller, oluşmasına en az katkıda bulunduğu bir krizin en ağır bedelini ödememelidir. İşte bu noktada parlamentolara büyük sorumluluk düşmektedir. Deneyimlerimizi paylaşmalı, parlamentolar arası diyaloğu güçlendirmeli, teknoloji ve kalkınmanın halklarımızın hizmetinde olmasını sağlamalıyız. Farklı ülkelerden kültürlerden geliyor olabiliriz. ancak adil, daha barışçıl ve yaşanabilir bir dünya inşa etme konusunda ortak bir sorumluluğu paylaşıyoruz. Ayrıca bu zor günlerde Nepal halkına en derin dayanışma ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.”
“BARIŞ VE DOSTLUĞUN SÜRMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”
“Barış sadece savaşın yokluğu değildir. Barış, güvenlik, egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygı ve anlaşmazlıkların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi demektir. Parlamentolarımızın gücünü savaş için değil barış için, bölünme değil barış için, güvensizlik değil iş birliği için kullanalım. Güzel bir Çin atasözü vardır: ‘Gerçek bir dostunuz varsa dünyanın en uzak noktası bile komşu gibidir’. Bence bu söz halklarımız arasındaki dostluğu çok güzel ifade ediyor. Türkiye ve Çin birbirinden coğrafi olarak uzak olsa da diyalogumuz, karşılıklı saygımız ve iş birliğimiz bizi yakınlaştırıyor.
Farklı ülkelerden gelen parlamenter dostlarımızı Türkiye’de ağırlamaktan ve iş birliğimizi güçlendirmekten memnuniyet duyacağım.”
Kılıç, konuşmasını organizasyonda görev alanlara teşekkür ederek “Halklarımızın barışı, parlamenter dayanışması ve birlikte çalışmaya devam etme umuduyla, en içten duygularımla selamlıyorum.” sözleriyle tamamladı.





