Buca Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonlar sonrasında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman dahil birçok kişi gözaltına alındı.
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, soruşturmayı daha yakından takip etmek için gözaltına alınanların ifadelerinin sürdüğü İzmir Emniyet Müdürlüğü Yeşilyurt Hizmet Binası’na gitti.
“MENEMEN’DE AYDIN PEHLİVAN YARGILANMIYORSA HUKUKTAN BAHSEDEMEYİZ”
Süreci yakından takip eden Güç, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanvekilli Murat Aydın’ın Başkan Duman ile gerçekleştirdiği görüşmeye dair detayları anlatarak, “Şimdi, biraz önce içeriye girdik. Başkan Vekilimiz avukat Murat Aydın, Belediye Başkanımız Görkem Duman'la görüşme sağladı. Kısa bir görüşmeydi. Uzun görüşmeyi, diğer avukat arkadaşlara haksızlık olmasın diye sırayı bekleyerek yapacağız. Sürecin ilerlemesi yönünden kamuoyunun bir türlü doğru yönetilemediğine dair ikna edilemeyen bir süreçten bahsediyoruz. İstanbul'da başlayan, İzmir'de devam eden, Türkiye'nin dört bir yanındaki belediyelerimize yapılan bu haksız, hukuksuz saldırı süreci maalesef Buca'da da devam etmektedir. Bu ülkede eğer Melih Gökçek yargılanmıyorsa, adına kitaplar yazılmış, onun adına bir sürü iddialar olan Melih Gökçek yargılanmıyorsa, Menemen'de Aydın Pehlivan; 5 katlı binalara 10 katlı bina ruhsatı veren, lise mezunu bir kişiye tek imzayla ruhsat veren Aydın Pehlivan yargılanmıyorsa, bu memlekette ne hukuktan ne de adaletten bahsedebiliriz” dedi.
“DOSYAYA GİZLİLİK KARARI GETİRİLDİ”
Güç, dosyaya gizlilik kararı getirildiğini belirterek, “Biz mücadelemizi Cumhuriyet Halk Partisi olarak kendimiz için vermiyoruz. Mücadelemizi gelecekte çocuklarımız için, çocuklarımızın geleceği için veriyoruz. Mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir. Genel Başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde biz, halkımızla beraber, milletimizle beraber mücadelemizi sürdüreceğiz. Bundan böyle çekindiğimiz, geriye düştüğümüz veya bir anlık kaygıya düştüğümüz hiçbir durum yoktur. Buradan tüm halkımıza, halkımızın bunu bilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Şimdi buradaki dosyaya gizlilik kararı getirdiler. Yani standart olarak örgüte sokup, işte görmeyelim diye, bilmeyelim diye, bakmayalım diye şey yapıyorlar, gizlilik kararı getiriyorlar. Şimdi gelinen noktada Güzelbahçe dosyasını sonuçta gördük, bomboş bir dosya. Yani tutuklanmaması gereken belediye başkanı, tutuklanmaması gereken imar müdürü tutuklandı. Ya tutuklu yargılamayı bırakın artık, bunu konuşmanın bir anlamı da yok artık. Artık burada adaletin ve hukukun olmadığı aşikâr. Toplum tarafından, millet tarafından bu durum herkes tarafından görülüyor” diye konuştu.
“GÖRKEM BAŞKAN’I TUTUKLU YARGILAMAYA GÖTÜRECEK BİR KANAAT VAR”
Güç, sürecin devamına dair olabilecekleri, “Burada da Görkem Başkan için de benzer suçlamalar yapılacak. Onu da işte tutuklu yargılamaya götüreceği yönünde büyük bir kanaat var halk nezdinde. Çünkü artık bir standarda binmiş durumda. Nerede çalışan bir insan var, nerede emek harcayan bir insan var, nerede durumu toparlamış, halka gidebilen bir insan var; onları böyle baskı altına alıp, bürokrasiyi baskı altına alıp halka gidilememesini ve bizim belediyelerimizin çalışmamasını sağlamaya çalışıyorlar. Ancak bu, toplum tarafından artık görüldü. Ve gördüğünüz gibi Cumhuriyet Halk Partisi'ne AKP iktidarı tarafından kayyum atandı. Yani bir kayyum genel başkan, atanmış bir memur gibi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne getirildi. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin bireyleri olarak, biz sade vatandaşlar olarak, biz Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları olarak bunu kabullenmiyoruz. Toplumun yüzde 1'i dahi kabullenmemiş bir durumu kendi aralarında konuşarak, kulisler yaparak, kapalı kapılar ardında bazı kararlar alarak süreci yürütmeye çalışıyorlar. Ama millet bunu kabul etmez arkadaş” diye paylaştı.
“BU SÜRECİN KAYBEDENİ AKP OLACAKTIR”
Güç, açıklamasının devamında şunları söyledi:
Bu sürecin en çok kaybedeninin AKP olacağı herkes tarafından görülecektir. Oraya gelen, mevcutta oraya atamayla gelen memurun hiçbir önemi yoktur. Burada AKP hükümetinin çok büyük bir ceza alacağını millet tarafından ilk seçimlerde göreceksiniz. Bu seçimler AKP açısından kolay geçmeyecek. Baraj altında kalacakları bir seçim geçirecekler. Bu yaptıkları eziyetin, bizlere yaptıkları ve çektirdikleri çilenin cezasını millet tarafından göreceklerdir. Biz bunun bedelini milletimizle beraber ilk seçimde AKP hükümetine göstereceğiz.
“ÖZEL İZMİR’E GELDİ DİYE GÜZELBAHÇE’YE OPERASYON YAPTILAR”
Genel Başkanımız Özgür Özel'in İzmir'e gelmesiyle ve büyük bir sinerji oluşmasın diye o gün gittiler, Güzelbahçe'ye operasyon yaptılar. Cumhuriyet Meydanı'nda sadece dedik ki: 'Bayramlaşma yapacağız'. Yani Genel Başkanımızı havaalanında karşılamayalım, çok kalabalık olacağız, vatandaşlar tarafından çok talep var. Dedik ki: 'Cumhuriyet Meydanı'nda bayramlaşma yapalım, oradan Genel Başkanımızı Manisa'ya uğurlayalım' dedik. 'Yok, giremezsiniz', 'yapamazsınız'... Ya, bizim standart çelenk bıraktığımız alan burası. Yani biz oraya izin bile almıyoruz normalde. Çelenk bırakıyoruz, oradan ayrılıyoruz ya. Dedik ki ‘Çelenk bırakacağız, bayramlaşacağız ve Genel Başkanımız gidecek.’ Ya, sırf inat uğruna, yani bize bedel ödetme uğruna bu süreçlere giriyorlar ve oradaki halkın tepkisini herkes gördü. Yani Türkiye'deki bütün vatandaşlarımız o tepkiyi gördü. Ve arife günü, İzmir'de kimse yokken bu kadar insan toplandı. Yani AKP hükümetinin bu tepkiyi görmesi gerekiyor. Yani bu sürecin çok uzun vadeli gitmeyeceğini görmesi gerekiyor. Ve uzun vadeli gitmeyen bir süreci halkımıza, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere, vatandaşlara çile çektirerek sürdüremezler.
“GARİP AÇIKLAMALARDAN GEÇİYORUZ”
Çünkü şu anda biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim çektiğimizin bir önemi yok. Şu anda vatandaş işsiz, vatandaşın ekonomik sorunları var, madde bağımlılığı almış başını gitmiş, gençler umutsuz, emekliler yaşayamaz durumdalar, yaşayamaz durumdalar. E şimdi bunları biz konuşmuyoruz. Şimdi biz bir haftadır Cumhuriyet Halk Partisi'ni konuşuyoruz. ‘Kılıçdaroğlu ne yapacak?’, ‘Güvercini uçurabilecek mi?’, 'Kılıçdaroğlu ne açıklama yapacak?', ‘FETÖ mü diyecek, bilmem ne mi diyecek?’ Garip garip açıklamalardan geçiyoruz ve bütün yandaş medyada sadece Kılıçdaroğlu konuşuluyor. Yani amaçları ne? Algı yönetimi. Ama bakın, halk bilinçlidir. Halk bununla ilgili tepkiyi ilk seçimde verir. Göstermez, belli etmez ama seçimde bu tepkiyi verir ve o tepkiyi de verecektir. O tokadı mevcut iktidar ilk seçimde yiyecektir. Bu öyle kolay, basit bir şey değildir. Türkiye Cumhuriyeti, yüzyıllardır devlet altyapısıyla yönetilmiş bir cumhuriyettir. Biz bu cumhuriyeti kolay kazanmadık, kimseye de bırakacak değiliz."




