Gizem TABAN ŞEBER-CHP Menemen Belediye Başkan Aday Adayı Avukat Deniz Karakurt, İz Televizyonu’nda Özgür Coşkun ile Seçime Doğru programına konuk oldu. AKP’li Aydın Pehlivan’ın başkanvekili olarak yönettiği Menemen Belediyesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan CHP’li Karakurt, başkanlığa talip olma gerekçesini ve hedeflerini de anlattı.

Menemen’de 26 yıldır avukatlık mesleğini icra eden, 2019 yerel seçimlerinde CHP’den Menemen Belediyesi Meclis Üyesi seçilen, dönemin belediye başkanının görevden alınmasının ardından kısa bir süre belediye başkanvekili olan, şu an meclis üyeliği görevine devam eden CHP Menemen Belediye Başkan Aday Adayı Deniz Karakurt, Menemen’in son 5 yılını değerlendirdi. AKP’li Başkanvekili Aydın Pehlivan tarafından yönetilen Menemen Belediyesi’ne ilişkin açıklamalarda bulunan CHP’li Karakurt, şöyle konuştu: “2019 seçimlerinden 18 ay sonra belediye başkanımız görevden alındı ve Menemen Belediyesi AKP’li vekil tarafından gasp edildi. Bu süreci Menemenliler yakından biliyor. Ben bir hukukçu olarak ‘gasp edildi’ demeye utanıyorum ama maalesef bu gerçekleşti. Bu süreçten sonra AKP’li vekil, vekil değil de sanki sandıktan çıkmış bir belediye başkanı edasıyla çok büyük ve yanlış kararlar aldı, ‘vekil’ sıfatını neredeyse hiç kullanmadı. Bu, bütün seçmenlere bir hakarettir. Sonuç olarak halkın iradesiyle gelmiş bir belediye başkanı değil, belediye başkanvekili… Ancak kendisi de bu ‘vekillik’ sıfatından utanıyor herhalde, ‘başkan’ sıfatını da sıfatı olmadığı halde kullanıyor. Bir başkanın dahi kullanırken 10 kez düşünmesi gerektiği yetkileri kullandı. Meclis iradesi maalesef karşı koymadı. Çok kötü işlere imza atıldı. Bu 3 yıllık süreçten Menemen halkı da bizler de çok tedirginiz. Çünkü sonuçları çok vahim olacak.”

Konser eleştirisi

AKP’li Pehlivan yönetimindeki Menemen Belediyesi’nin yatırımlar yerine konserlere çok büyük bütçe harcamasını eleştiren CHP’li Karakurt, “Biz aylardır festival süreci yaşıyoruz. Sanki bir festival şehri kurduk, her gün konser yapmaya mecburuz gibi... Sadece 1 ay içinde 32 sanatçı getirildi. Menemen halkına da yazık! Bu konuda çok büyük şikayetler var. Biz ne festivale ne sanatçıya karşıyız, eğlenceye de karşı değiliz, belli günlerde bunlar tabi ki yapılır fakat bu festivallere harcanan bütçeyle çok kalıcı yatırımlar yapılabilirdi. Bizim karşı olduğumuz konu budur. Üstelik o kadar üst üste yapıldı ki etkisi de olmadı, insanlar artık konsere gitmekten sıkıldılar. Burada en vahim olan şu; konserlerin yapılacağı tarihler önceden belirleniyor, bütçesi de önceden belirleniyor. Yani ihale ile yapılabilir. Sanatçılar için bir ihale söz konusu olamaz ama sahne organizasyon ile ilgili ihale yapmanız mümkün… Bununla ilgili hiçbir ihale yapılmadı, tüm yapılan işlerin doğrudan temin ile yapıldığı gibi maalesef bu festivallerin hepsi de doğrudan temin ile yapıldı” ifadelerini kullandı.


Bu mirasyediliktir

AKP’li Pehlivan’a yaptığı satışlar nedeniyle ‘mirasyedi’ benzetmesi yapan CHP Menemen Belediye Başkan Aday Adayı Deniz Karakurt, “Menemenliler, mallarının satılarak heba edildiğinin farkındalar. Mutlu değiller. Bu mirasyediliktir! Ben bunu şuna benzetiyorum; Babanızın malı var, istediğiniz gibi satıyorsunuz, sattığınız parayı da düğüne harcıyorsunuz. Babalarının malı gibi kamu mallarını sattılar! Oysaki kamu malını harcarken defalarca düşünmek zorundasınız. Sayın Pehlivan, şu an Menemen’in mirasını yiyor. Menemenlinin malını peşkeş çekiyor! Satışlarla ilgili karar maalesef meclisten çıktı. Bu da içler acısı bir durum…  Bizim dönemimizde de bir karar çıkmıştı, o kararda arazi kat karşılığı verilecekti, kat karşılığı verilirken dahi içimiz elvermedi. Seyrek’te bir milyon 600 metrekare bir araziden bahsediyoruz. Çok güzel bir arazi… Biz, ‘Bu yetkiyi kullanmamalıyız, bunu parça parça bölüp projelendirip ortak akılla ne yapılacak yapalım’ dedik. Çünkü burası babamızın malı değil” açıklamalarında bulundu.

Hiçbir yatırım yok

AKP’li Pehlivan döneminde sürdürülebilir hiçbir yatırım yapılmadığını söyleyen CHP’li Karakurt, “500 milyon TL borçtan bahsediliyordu. Ama Seyrek’te satılan yer, bu rakamın 12-13 katı… Evet bir miktar borcumuz vardı ama o borcun çok küçük bir miktarı gerçek, kalanı; SGK, vergi borçlarıydı. Bunlar yapılandırmayla çok rahat halledebilirdi. İhtiyacınız kadarını satarsınız, kalanını Menemen’de kalacak şekilde değerlendirirsiniz. Geçen bir ihale daha oldu. Bir ticari alan satıldı. Sizin ticari merkez olan bir alanınız varsa, ne yaparsınız, kar karşılığı verirsiniz ve bundan kendinize kalan yerleri de kiraya verirsiniz, sürdürülebilir bir gelir elde edersiniz. Siz, sürdürülebilir gelir elde edeceğiniz yeri bir etapta satıyorsunuz, bunu festivallere, çiçeğe, böceğe yatırıyorsunuz. Sürdürülebilir hiçbir yatırım yapılmadı” diye konuştu.
 

Hesabını soracağız

“Menemen’de bir avuç insan zenginleşiyor ama kimsenin yanına kalmayacak” ifadeleriyle açıklamalarını sürdüren Belediye Başkan Aday Adayı Karakurt, şunları söyledi: “Göreve geldiğimizde gerekirse tek tek o dosyaları inceleyerek hesabını soracağız. Maalesef yargı ellerinde… Şu anda insanlar vicdanıyla değil baskıyla karar veriyorlar ama bu süreç değişecektir. Devletin hafızası vardı, gün gelecek o dosyaların hepsi açılacaktır. Şu anda ihaleler ile ilgili dava açtık. Geldiğimiz zaman bu paraların nereye gittiğini, bu ihaleleri kimlerin aldığını, alınan paralarla neler yapıldığını veya belediyenin ne kadar zarara uğradığını inceleyeceğiz. Şimdi de takipçisiyiz, geldiğimizde de takipçisi olacağız. Biz meclis üyesi olarak ihaleleri takip etmek istedik ama ihale anında dışarı çıkartıldık. Menemen’de çok ilginç şeyler oluyor. Maltepe’de de satış yapıldı, sıra Emiralem’de… Seçime 4 ay kaldı, sonra bunlara dur diyeceğiz. Onun için bu göreve talip olduk.”

Mecbur hissediyorum

Belediye başkanlığına talip olma gerekçesini açıklayan Karakurt, “Yarım kalan bir hikayemiz var, onu tamamlamak istiyoruz. Eksikleri, yanlışları görünce uzak duramıyorsunuz. Ben Menemen adına, çocuklarım adına, hukuk adına kendimi mecbur hissediyorum. Menemen halkına borcumuz var, yarım kalan hikayemizi tamamlamak zorundayız” dedi.

Dört ilkemiz var

Aday gösterilip seçildiği takdirde nasıl bir belediye başkanı olacağını 4 başlıkta özetleyen CHP’li Karakurt, “Öncelikle şeffaf olacağız. Şeffaf ve denetlenebilir olmadıktan sonra hiçbir farkınız olmaz. Harcadığımız tüm paraların nereye harcandığını herkes bilecek. Çok rahat ulaşabilecek, çok rahat soru sorabilecek, çok rahat sorgulayabilecek. İkinci ilkemiz, Adil olacağız. Çalışan, emek veren insana dokunmayacağız. Emekçiyle derdimiz yok, bankamatiklerle derdimiz var. Ama yolsuzluğa, hukuksuzluğa da izin vermeyiz. Üçüncü ilkemiz, kurumsallaşma… Yapacağımız ilk iş belediyeyi kurumsal hale getirmek olacak. Ben şu an memurumuzun rahat uyuduğunu düşünmüyorum. Biz geldiğimizde tüm işçiler, tüm memurlar kafasını yastığa rahat koyacak.  Çünkü yanlış işlere imza atmak zorunda kalmayacaklar.  Dördüncü ilkemiz de cesaret… İstediğiniz kadar işi bilin, istediğiniz kadar dürüst olun, eğer cesaretiniz yoksa hiçbir şey yapamazsınız. Ekibimizdeki herkes de dürüst ve cesur olacak. Menemenliler kendilerinden birini görecekler. Eğer halkın içinden biri değilsiniz, kapalı kapılar ardında o koltuğa çakılıysanız hiçbir şey yapamazsınız” ifadelerini kullandı.

Yedi belediyemiz olacak

Belde belediyeler ile ilgili projesini açıklayan CHP’li Karakurt, “Kapanan 7 belde belediyemizi tekrar açacağız. Şube değil belediyeler açacağız. Menemen merkezde ne hizmet yapılıyorsa o belediye binalarında da aynı hizmet olacak. Eğer o belediye hizmet binalarını açıp oraya da o beldeyi en iyi anlayan personeli yerleştirirsek, ekipmanlarını da sağlarsak, gereken hizmetleri de daha kolay bir şekilde yaparız. Böylece merkezde bu kadar sıkışmayız. Yetkilendirdiğimiz arkadaşlarımız merkez belediyeye gelmeden sorunlara çözüm üretecek. Böyle yaparsak 1 değil 7 belediyemiz olur. Bu benim, çok heyecan duyduğum bir proje…” diye konuştu.

Kaynağı doğru kullanacağız

Projelerini anlatmaya devam eden Karakurt, şunları söyledi: “Tarım araziler yok ediliyor. Özellikle bu dönemde çok büyük tarım arazilerine inanılmaz ruhsatlar verildi, inşaatlar yapıldı. Buna derhal son vereceğiz. Bu alanların doğru kullanılması için elimizden geleni yapacağız. Bir an önce kooperatifleşmek zorundayız. Menemen’in birçok ürünü var. Üretim tesisleri kuracağız. Belediyenin kaynaklarını doğru kullanacağız. En önemli projelerimizden biri ise kentsel dönüşüm… Bir an önce tamamlanmamış imar planların tamamlayacağız. Doğru şehircilikle doğru imar planları yapacağız.”

Yine olsa hayır derim

Zimmet ve irtikap suçlamasıyla görevden alınan eski CHP’li, Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy’un döneminde faaliyet raporuna ret oyu veren meclis üyelerinden biri olduğunun hatırlatılması ve söz konusu sürecin sorulması üzerine Karakurt, “Ben bir hukukçuyum, bugün o faaliyet raporu yine önüme gelsin yine ‘hayır’ derim. Ben, bir başka partiden olan kişi yanlış yaptığında nasıl hayır diyorsam partimde de böyle yapmalıyım. Kim yanlış yaparsa karşısında beni bulur. Ben de yanlış yaparsam beni de eleştirsinler. O gün o faaliyet raporuna ‘hayır’ denilmesi gerekiyordu. Bu, CHP ilkelerine de yanlıştı. Zaten o faaliyet raporuna kadar nelerin yanlış yapıldığını, nelerin yapılması gerektiği, çözümleri sunmuştum. O artık son noktaydı. Doğru davranmak zorundayız. Verilen kararlar hepsi hukuken verilen dilekçelerin sonuçları… Ama şikayet etme bağlamında tek bir şikayet dilekçem yok” açıklamalarında bulundu. Menemen’de yaşanan başkanvekili seçimi sürecinde CHP’li 3 meclis üyesinin AKP’nin tarafında yer alması olayına ilişkin de konuşan Karakurt, “Namuslu bir hikayeniz varsa kimse sizi satın alamaz. Demek ki namuslu bir hikayeleri yokmuş” dedi.

Maddeler:


Göreve geldiğimizde geçmiş dönemde yapılan işlemleri inceleyerek hesap soracağız.
Şu anda devam eden ihalelerle ilgili dava açtık ve gelecekte bu konuları takip edeceğiz
Yarım kalan bir hikayemiz var ve Menemen halkına, çocuklarına, hukuka borçluyuz
Şeffaf, adil, kurumsal ve cesur bir belediyecilik anlayışını benimseyeceğiz.
Projelerim arasında tarım arazilerinin doğru kullanılması, kentsel dönüşüm, şeffaflık ve adillik bulunuyor.
Kapanan 7 belde belediyesini tekrar açmayı ve kurumsallaşmayı planlıyoruz.
AKP yönetiminde ilçede konser organizasyonları için ihale yapılmadı, doğrudan temin ile yapıldı.
Yapılan festivaller ve konserlerle ilgili aşırı harcamaların kalıcı yatırımlar yerine kullanılabilirdi.