CHP'de kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın AKP'ye geçişi gündemdekini yerini korurken Köksal'dan yeni bir açıklama geldi.

TV 100'den Barış Yarkadaş'ın yayında aktardığına göre Köksal, “Yarın AK Parti’ye katılıyorum, çok huzurluyum, içim çok rahat” dedi.

Yarkadaş, "7 meclis üyesi istifa etmiş. Burcu Köksal’ın deyimiyle belediye meclisinin çoğunluğu AK Parti’ye geçiyor" dedi.

İmamoğlu ve Yanardağ'a 'casusluk' suçlaması: İlk duruşmada neler oldu?
İmamoğlu ve Yanardağ'a 'casusluk' suçlaması: İlk duruşmada neler oldu?
İçeriği Görüntüle

EŞİYLE İLGİLİ İDDİALARA YANIT VERDİ

Açıklamasında eşine ilişkin tartışmalara da değinen Köksal, eşinin hayvancılıkla geçimini sağladığını belirtti. Köksal, "Benim kocam hayvancılık yaparak geçimini sağlayan bir insan. Hırsızlık, yolsuzluk yapmadı. Otel odalarında kadınlarla basılmadı, benim kocam beni hiç aldatmadı. Hakkında hiçbir soruşturma yok, ben kocamı niye boşayacakmışım?" dedi.

"BEN ARTIK HIRSIZLIĞI, YOLSUZLUĞU SAVUNAMAM"

CHP içinde sistematik olarak hedef alındığını savunan Köksal, seçim sürecinde yeterli destek görmediğini iddia etti. Köksal, "31 Mart seçimlerinde 1 kez mazot desteği geldi sadece. Ekrem İmamoğlu ile ters düşünce bir daha mazot kartı yollamadılar ve sistematik olarak trollerin saldırısına uğradım. Bu CHP bizim CHP’miz değil. Ben artık hırsızlığı, yolsuzluğu savunamam. Eskiden olsa suç işleyen partiden atılırdı, şimdi her şey meşrulaştırılıyor." ifadelerini kullandı.

"BENİ ADAY YAPMALARININ SEBEBİ BENDEN KURTULMAK İSTEMELERİYDİ"

Belediye başkan adayı yapılmasının arkasında da parti içi hesapların bulunduğunu öne süren Köksal, "Beni belediye başkan adayı yapmalarının sebebi benden kurtulmak istemeleriydi. Grup başkanvekiliydim o dönem. Beni başkanvekilliği koltuğundan ayırmak istiyorlardı. Nasılsa kazanamaz diyerek bu yola girdiler." diye konuştu.

"CUMHURBAŞKANI İLE 45 DAKİKA GÖRÜŞTÜM"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 45 dakika görüştüğünü söyleyen Köksal, bundan sonraki süreçte hizmetlerine devam edeceğini belirtti. Köksal, "Ben hizmetlerime devam edeceğim, devletim ve milletim için işimi yapacağım. Benim için aslolan kente hizmettir. Cumhurbaşkanımızla 45 dakika görüşme yaptım. Cumhurbaşkanımız birlikte siyaset yapacağımızı söyledi. Ben de kendisine ‘Hep sizin karşınızda oldum CHP’deyken ama artık o CHP kalmadı. Bu CHP bizim CHP’miz değil’ dedim." dedi.

"İYİ Kİ KILIÇDAROĞLU'NA OY VERMİŞİM"

Yarkadaş, Köksal'ın CHP'nin 38. Kurultayı hakkındaki iddialarını da aktardı, "Kemal Bey, partiden ayrılmama razı olmadı. Ama beni kararlı görünce, 'İlla istifa edeceksen bari bağımsız kal' dedi. Ben iyi ki o kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermişim. İyi ki Özgür Özel’e oy vermemişim." ifadelerini kullandı.

Öte yandan Yarkadaş'ın aktardığına göre Köksal, Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu'nun da kendisiyle birlikte yarın AKP rozeti alacağını söyledi.

NE OLMUŞTU?

6 Mayıs'ta Gazeteci Sinan Burhan, TV 100'deki programda Köksal'ın AKP'ye geçeceğini iddia etmişti. Eski CHP'li gazeteci Barış Yarkadaş da “Henüz ulaşamadım. Burcu Köksal CHP’den istifa etmeyecek diye bir cümle kuramam” demişti.

Köksal'ı arayan CHP yönetiminin ulaşamaması üzerine iddiaalr güçlenmiş, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır belediye binası önünde düzenlenen protestoda "Sen Meclis’te kabadayı kabadayı yürüyordun. Bunlara ‘hırsızsınız’ diyordun. Hepsinden beteri sende varmış! Bizim için böyle bir belediye başkanı artık yok! O Afyon halkına ihanet etti" ifadelerini kullanmıştı.

CHP Lideri Özgür Özel'in de ulaşamadığını açıkladığı Köksal hakkında şunları aktarmıştı:

"Aydın Belediye Başkanı’nın bir ödeme faturasını Aziz ihsan Aktaş ödemiş. Bunu önüne koymuşlar, ‘Ya hapse atılacaksın ya AK Parti’ye katılacaksın.’ Gitti AK Parti’ye katıldı bu korkudan. Demek ki Afyon’da da var, bu iddialar. Yani yarın çıkıp da Burcu Hanım ‘Üç gündür ben ortada yoktum, çünkü…’ diye, bir makul açıklama yapabilecek gibi durmuyor. Demek ki böyle şeyler var.
O günlerde AK Parti medyası kocasının birtakım işlerini söylüyordu. Ben dedim ki 'Senin arkanda sonuna kadar dururuz. Ben kendisine gerekirse boşa kocayı ama partine, kendine bunu yapma varsa bir yanlışlığı hırsızlığı, parti senin arkanda durur' dedim. Sonra beni aradı ağladı, bağırdı, çağırdı ama örgüt içi meseleler... 'Şu bana şunu dedi, bu bana bunu dedi dedi.' Bir daha bir daha anlattım. 'Benim bir yere gideceğim yok' dedi. Ama bu sefer durum biraz daha farklı görünüyor."

Kaynak: ANKA