ANNE, İHMAL OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR
Anne Karabacak, kızının eve gelmemesi sonrası aramaya çıktığını söyledi. Karabacak, kızının arama süreci hakkında “Kızımı saat ikiye kadar aradık kızımı bulamadık. Emniyete başvurduk. Kızımın görüntüsü o yoldan gittiği görüntüsü emniyettin mobeselerine takılmış. Direkt kanaldan tarafa gidiyor. Biz bunu görünce dedik, eşim de ben de emniyete 'bizim kızımız kanala gitti kanala düşmüştür. Bizim kızımız kanaldaki su kesilsin kanal aransın' dedik. Buna rağmen kanaldaki su kesilmedi. Biz sabaha kadar o kanalın orayı aradık. Üç gün sonra biz hala direndik kesilmemesine, üç gün sonra suyu kestiler. Arama çalışması başladı, kanala bir tane dalgıç girmedi. Ben bunu gözlerimle gördüm. Eşim sonuna kadar takip etti. Bir tane dalgıç girmedi, bir adam boyu su vardı ilk başladıklarında. Toprakkale sınırına kadar 4 saatlik bir drone ile üstünkörü araştırma yapıldı onun haricinde başka araştırma yapılmadı su geri bırakıldı. O su kesilse bir hafta 10 gün aransaydı ya da iki üç gün aran saydı yine bulunurdu” dedi.
“GARİP ELİF’İN ÇOCUĞUNU KİM ARASIN BULSUN Kİ”
Anne Karabacak, kızının bulunamaması hakkında “Benim çocuğum büyük bir ihmale kurban gitti. Zengin çocuğu olsaydı benim çocuğum şimdiye bulunurdu. Fakir çocuğu olduğu için bulunmadı. Garip Elif'in çocuğunu kim arasın bulsun ki, kimin nesine gerek. Duyan yok gören yok benim 2 yıldan beri neden sesimi duyulmadı. Benim sesimi birisi susturmaya çalıştı. Ben hissediyorum bunu. Benim 2 yıldan beri neden sesimi duyulmadı. Ben gencecik çocuğu kaybettim. Onun hayalleri vardı. Öğretmen olacaktı, kimya bitirmişti o çocuk. İşe girecekti, hayalleri vardı yazık yazık. Şu an herkesin haberi var, bakanlığımızın da haberi var. Buradan bakanlığımıza da sesleniyorum, bu işin üstüne düşün, Benim kızımın bir mezar taşı olsun. Yeter artık bu acı bitsin, yeter yeter yeter” ifadelerini kullandı.




