Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen), Bayraklı’da toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanmasıyla ilgili bir açıklama yayınladı. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz imzasıyla yayınlanan açıklamada, Bayraklı Belediyesi’nin 4 aydır süren oyalama taktiklerinin, emekçinin iradesini yok saymak anlamına geldiği belirtildi.

“SADECE EKONOMİK BİR KAYIP DEĞİL”

Bayraklı Belediyesinde yetkili sendika olarak, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak Toplu İş Sözleşmesi (TİS) süreci kapsamında belediye yönetimiyle defalarca masaya oturduklarını hatırlatan Tüm Bel-Sen, gelinen noktada önlerine konulan teklifin sadece ekonomik bir kayıp değil; evrensel hukuk ilkelerinin ve sosyal demokrat belediyecilik anlayışının açık bir ihlali olduğunu vurguladı.

“LÜTUF DEĞİL DEMOKRATİK HAK”

Toplu sözleşme masasının bir lütuf değil, demokratik bir hak olduğunu hatırlatan sendikanın yaptığı açıklamada, “Eğer bu hukuksuz ve anti-demokratik yaklaşım devam ederse; Tüm Bel-Sen olarak demokratik ve meşru direniş hakkımızı kullanmaktan, haklarımızı meydanlarda aramaktan geri durmayacağız” denildi.

"HAKKIMIZI MEYDANLARDA ARARIZ"

Tüm Bel-Sen’in açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“BASIN VE KAMUOYUNA DUYURU

​DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ,

DEĞERLİ MÜCADELE ARKADAŞLARIM;

​Bayraklı Belediyesinde yetkili sendika olarak, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak Toplu İş Sözleşmesi (TİS) süreci kapsamında belediye yönetimiyle defalarca masaya oturduk. Ancak gelinen noktada önümüze konulan teklif, sadece ekonomik bir kayıp değil; evrensel hukuk ilkelerinin ve sosyal demokrat belediyecilik anlayışının açık bir ihlalidir.

​Hukukun Arkasına Sığınarak Hak Gaspı Yapılamaz

​Mevcut yönetim, 4688 sayılı yasanın dar kalıplarını ve yasal sınırları gerekçe göstererek emekçiye düşük ücret dayatmaktadır. Oysa biliyoruz ki; hukuk, emekçinin hakkını korumak için vardır, onu kısıtlamak için değil.

Nisan ayı bordrolarının yasal sınır seviyesine çekilmesi, mevcut sözleşmenin fiilen yok sayılmasıdır.

​Kazanılmış hakların geriye götürülmesi, hukuki güvenlik ilkesine aykırıdır.

​Sosyal demokrat bir yönetim, yasaların dar yorumlarına sığınmak yerine; Anayasa’nın ve uluslararası sözleşmelerin (ILO) emekten yana olan üstünlüğünü savunmalıdır.

​Sosyal Demokrat Belediyecilikle Bağdaşmayan Tutum

​Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerel yönetim vizyonu, emeğin yüce değer kabul edildiği, iş barışının ve toplumsal adaletin sağlandığı bir modeldir.

​Buca, Karabağlar, Gaziemir, Çiğli, Konak ve diğer komşu belediyelerimizde imzalanan ve ortalama 35.000 TL seviyesinde olan sözleşmeler, istenince çözüm üretilebildiğinin en somut kanıtıdır.

​Aynı siyasi anlayışın yönettiği belediyeler arasında uçurum yaratmak, sosyal belediyecilik etiğine sığmaz. Bayraklı emekçisi, bu çifte standartlı yaklaşımı hak etmemektedir.

​Masadaki Ciddiyetsizlik ve Demokratik Müzakere

​Toplu sözleşme masası bir lütuf değil, demokratik bir haktır. 4 aydır süren oyalama taktikleri, emekçinin iradesini yok saymaktadır.

​Halkçı belediyecilik, önce kendi çalışanının tenceresini kaynatmasını sağlamaktır.

​Bizler bu kentin hafızası, hizmetin mutfağıyız. Bizim mutsuz olduğumuz bir belediyede, hizmetin kalitesinden ve iş barışından söz edilemez.

​AÇIK ÇAĞRIMIZDIR:

​Bizler "hancı" olan emekçileriz; makamlar ise halka hizmet yolunda birer duraktır. Bayraklı Belediyesi yönetimini; aklıselime, demokratik değerlere ve partinizin emek programına sadık kalmaya davet ediyoruz.

​Eğer bu hukuksuz ve anti-demokratik yaklaşım devam ederse; Tüm Bel-Sen olarak demokratik ve meşru direniş hakkımızı kullanmaktan, haklarımızı meydanlarda aramaktan geri durmayacağız.

​Kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz!

İzmir trafik raporunda dikkat çeken eksiklik: 4 haftadır denetim sonuçları neden açıklanmıyor?
İzmir trafik raporunda dikkat çeken eksiklik: 4 haftadır denetim sonuçları neden açıklanmıyor?
İçeriği Görüntüle

Emeğimizi ve onurumuzu ezdirmeyeceğiz!

​YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!

YAŞASIN TÜM BEL-SEN!”

Kaynak: TÜM BEL-SEN