Mimar Dr. İlker Kahraman, Basmane Çukuru’nun yaklaşık 100 yıllık planlama sürecini anlattı. Kahraman, alanda zaman içinde “zarif projelerden vazgeçilip yüksek emsal ve rant odaklı planlara geçildiğini” vurguladı.

Basmane Çukuru’nun hikâyesi: Planlama değil, emsal artırma yarışı yaşandı-1

“VAKIF TARTIŞMALARI MODERN HUKUKLA ÇELİŞİYOR”

Kahraman, kamu alanlarının vakıflara devri tartışmalarına değinerek, bunun modern hukukla ciddi çelişkiler barındırdığını söyledi:

İzmir Fashion Week’ten görkemli final
İzmir Fashion Week’ten görkemli final
İçeriği Görüntüle

“500 yıl önce yazılmış bir vakfiye ile bugünün kentini yönetmeye çalışıyoruz. Modern kamu hukuku ile vakıf hukukunun bu şekilde çakıştırılması doğru değil. Kamu yararı değişebilir ama vakıf hukukunda kurucunun iradesi esas alınıyor ve bu durum bugünü kilitliyor.”

Bu yaklaşımın, kamusal alanların kullanımında ciddi sorunlar yarattığını ifade eden Kahraman, benzer süreçlerin farklı kentlerde de yaşandığını belirtti.

“BASMANE 100 YILDIR AYNI ALAN AMA ANLAYIŞ DEĞİŞTİ”

Basmane Çukuru’nun yaklaşık bir yüzyıldır kentin önemli boşluklarından biri olduğunu belirten Kahraman, planlama sürecinin kırılma noktalarına dikkat çekti: “Bu alan neredeyse 100 yıldır aynı şekilde varlığını sürdürüyor. Ama planlama anlayışı değişti. Başlangıçta daha kamusal, daha bütüncül projeler varken zamanla bu yaklaşım terk edildi.”

1983 YARIŞMASI: EN ZARİF PROJE

Kahraman’a göre en dikkat çekici dönem 1983’te açılan mimari yarışmaydı: “1983’te açılan yarışmada seçilen proje, Kültürpark’la bütünleşen, alçak katlı, kendini dayatmayan çok zarif bir projeydi. Bugüne kadar yapılmış en doğru yaklaşımlardan biriydi.”

Ancak bu projeden kısa sürede vazgeçildi.

EMSAL ARTTI, YAPI YOĞUNLUĞU KATLANDI

1986 sonrası süreçte ise planlama anlayışının tamamen değiştiğini belirten Kahraman, şöyle konuştu:

“1986’da alınan kararla yarışma iptal edildi ve yüksek emsal kararları getirildi. 104 bin metrekarelik inşaat hakkı verildi. Sonraki yıllarda bu emsal sürekli artırıldı. 3,5 emsalin yüksek sayıldığı bir kentte 5 emsal konuşulmaya başlandı.”

Bu süreçte alanın farklı projelerle parçalandığını ve yoğun yapılaşma baskısına açıldığını vurguladı.

“RANT PROJELERİ DEVREYE GİRDİ”

1990’lı yıllarla birlikte özel sektör projelerinin devreye girdiğini belirten Kahraman, özellikle yüksek yoğunluklu projelere dikkat çekti: “Yarışma projeleri beğenilmedi, yerine daha büyük, daha yoğun projeler getirildi. 5 yıldızlı otel talepleri, yüksek katlı yapılar gündeme geldi. 184 bin metrekarelik projeler konuşulmaya başlandı.”

“KÜLTÜRPARK BÜTÜNLÜĞÜ BOZULDU”

Alanın aslında Kültürpark’ın bir parçası olduğunu vurgulayan Kahraman, mevcut yapılaşmanın bu bütünlüğü zedelediğini söyledi: “Burası yeşil alan karakteri taşıması gereken bir bölgeydi. Ancak yapılan hesaplamalarda olması gerekenin yaklaşık üç katı yapılaşma olduğunu tespit ettik.”

“BELEDİYE PAYI YÜZDE 11’E DÜŞTÜ”

Kahraman, geçmişte yapılan anlaşmaları da eleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Bu alanda yapılan bir anlaşmada projenin yüzde 89’u özel sektöre bırakıldı, belediyeye sadece yüzde 11 pay verildi. Bu, hiçbir ticari mantıkla açıklanamaz. Arsasını veren bir kamu kurumunun bu kadar düşük pay alması kabul edilemez.”

“PLANSIZ RUHSAT VERİLDİ”

En çarpıcı eleştirilerden biri ise ruhsat sürecine yönelik oldu: “1998’de ruhsat verildi ama o ruhsatın dayandığı uygulama imar planı yoktu. Yani olmayan plan üzerinden ruhsat verildi. Bugün böyle bir şeyin yapılması mümkün değil.”

“BU ALAN KENTE KAZANDIRILMALI”

Kahraman, Basmane Çukuru ve benzer alanların yeniden kamusal kullanıma açılması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Bu alanlar İzmir’in nefes alanlarıdır. Betonlaşmış bir kentte bu büyüklükte alanları kaybetme lüksümüz yok. Buralar yeniden kentliye kazandırılmalı.”

Muhabir: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN