İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyon kapsamında tutuklanan ve halen Buca Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, sosyal medya hesabından yeni bir mesaj yayınladı. Paylaştığı duygusal mesajla önce kızına seslenen Aslanoğlu, CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara da tepki gösterdi.

Aslanoğlu, kızıyla çekildiği bir gençlik fotoğrafını da paylaşımına ekledi.

Aslanoğlu'nun paylaşımı şöyle:

"İlk göz ağrım; Berfinim, içimin güler yüzü, yaşanılası iklimim... Yaşamıma girdiğinde yirmialtıbuçuk yaşındaydım. Kendi çocukluğumu bitirmeye çalıştığım, çok genç yaşlarımdaydım. Yaşamı öğrenmeye çalışıyordum. Baba olmak konusunda çok fikrim yoktu. Ve sen çıka geldin. Bir yeni yıla geçerken sızıverdin hayatımıza. Henüz yaşamımda hiçbir şey oturmamıştı. İlk şirketimi kuralı üç dört ay olmamıştı. Doğru düzgün param yoktu. Hala taksitleri ödemeye devam ediyordum. Gelişine hazır mıydım? Değildim ama yaşamımda birçok şeye önceden hazırlanmamıştım ki? Korkmuyordum. Heyecanlıydım. Gülüşün yolumuzu da, yaşamımızı da aydınlatacaktı. Hayattan korkulmazdı ki. Yaşamın içinde bir yandan mücadele etmek gerekirken, bir yandan yaşam ile birlikte, uyum içinde olmak, yaşama uyum sağlamak gerekirdi. Hazır değildik.

El değmemiş delilikler istiyorduk. Çocuktuk daha, büyümeye direniyorduk. İş toplantılarında lolipop zamanlar düşlüyorduk. Sen çıkageldin. Ne iyi ettin de geldin. Ne güzel oldu… Kızım demeyi öğrettiğin için, o tanrısal kokun ve gülüşündeki baban için binlerce kez şükürler olsun. İşin zordu kızım, hem büyüyecek hem bizi büyütecektin.

"Siyasetin bedeli hapishane miydi?"

Öyle de oldu. Sen büyüdün, ben büyüdüm. Birlikte büyüdük. Sen iki yaşındayken askere gittim. Hayatta sıralamalara uymayan, o kuralları kabul etmeyen baban vardı. 'Baban mı var, derdin var kızım.' Daha 2 yaşında asker yolu bekledin. Konya’ya ziyaretime geldiğinde seni yemekhaneye götürdüm, birlikte asker karavanası kaşıkladık. Şimdi de mahpus yolu bekliyorsun güzel kızım. Gencecik dimağın olup biteni anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyor. Neler oluyor ülkemde, bu düşmanlık niye, bu düşman hukuku niye? Hani adalet her şeyin temeliydi, hani adalet ölürse devlet ölürdü? Siyasetin bedeli hapishane miydi? Neden ülkemde her 5-10 senede bir, bir kısım muhalif bahaneler uydurularak hapse atılır, birkaç yıl sonra pardon yanlış oldu. Aslında siz demokrasi kahramanısınız diye salıverilir, iadeyi itibarda bulunulur.

"CHP'li ananız, babanız mı var? Derdiniz var çocuklar"

Nice koçyiğitler hapis yattı, Sıra bizde öyle mi? Bizim demokrasi mücadelesinde payımıza bu mu düşüyor? Haklısın kızım. Senin gibi yüklerce çocuk ve genç Cumhuriyet Halk Partisi altında siyaset yapan, görev alan, anne ve babalarının Silivri zindanında, Tekirdağ zindanında, Kocaeli zindanında, Şakran veya Buca zindanında ne işi var diye soruyor.
İzmir İl Başkanının Buca zindanında ne işi var? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının Silivri zindanında ne işi var? Adana Büyükşehir Belediye Başkanının Silivri zindanında ne işi var? Antalya Büyükşehir Belediye Başkanının Antalya Cezaevinde ne işi var? Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanının Buca Cezaevinde ne işi var? 15-16 tane ilçe belediye başkanının Silivri Cezaevinde ne işi var? Cumhuriyet Halk Partili babanız, ananız mı var? Derdiniz var çocuklar. Her hatta demir parmaklıkları arkasındaki babanızı, annenizi görebilmek için hapishane bahçelerinde perişan olmak var.

"En çok ailelerimizin yaşadığı mağduriyetlere üzülüyoruz"

Bizler içerdekiler tüm hukuksuzluklar ile mücadele ederken, en çok ailelerimizin yaşadığı mağduriyetlere üzülüyoruz. Murat Çalık ile aynı hapishanedeyiz. Çocukları demir parmaklıklı camekanlı bölümün ardından babalarının telefondan gelen sesini duyabilmek için ta İstanbul’dan geliyor. İstanbul’da hapishane mi yok? Maksat eziyet olsun. Hepinize bunları yaşatanlara lanet olsun. Senin, kardeşlerin Can Ada ve Vera’nın ve sizinle birlikte hapishane bahçelerinde perişan olan tüm çocuklarımızın mahzun gözlerinden öperim. Üzülmeyin.

Bu günler de geçecek. Elbet bitecek. Çocukların gözündeki yaş, boğacak karanlığı.

Güzel kızım, bugün yüksek lisans eğitimin için Fransa’ya uçacaksın. Maalesef seni yolcu edemeyeceğim. Sana sarılıp veda edemeyeceğim. Gözümün nuru yolun açık olsun, yolun başarılarla dolu olsun. Batının maalesef bizden çok daha iyi olan eğitimini alıp, ülkene döneceğin günü bekleyeceğiz. İyi eğitim alan gençlerimiz kurtaracak geleceğimizi. Bilgi çağını yakalayabilmek için size ihtiyacımız var. Fransa’da sağlık mühendisliği alanında biyoteknoloji masteri yapacaksın."

İzmir’de tartışma yaratan özelleştirme: Kazanan firma belli oldu!
İzmir’de tartışma yaratan özelleştirme: Kazanan firma belli oldu!
İçeriği Görüntüle

Muhabir: NURCAN SAVRAN