CHP İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu’nun tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan büyük yıkıma ilişkin soru önergesini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan yanıtsız bıraktı. Bakanın tavrı, iktidarın işçi ve emekçiler ile sektörün çığlığına kulaklarını tıkadığını bir kez daha ortaya koyarken, TÜİK’in açıkladığı son veriler sektördeki acı tabloyu ortaya serdi.
Bir dönem Avrupa’nın ve Türkiye’nin üretim ve ihracat lokomotiflerinden biri olan tekstil sektörü bugün can çekişirken, binlerce işletme ayakta kalma mücadelesi veriyor. Karasu’nun tekstil sektöründe kapanan fabrikaları, konkordato ilan eden şirketleri, artan maliyetleri ve işsiz kalan yüz binlerce emekçinin dramını gündeme taşıdığı önergesine Bakan Işıkhan cevap vermedi.

“BU SESSİZLİK EMEĞE SIRTINA DÖNMEKTİR”
Bu sessizliği “iktidarın emeğe ve üretime sırtını dönmesi” olarak değerlendiren Karasu, “Malumun ilanı, maalesef bağıra bağıra geldi. Hem tekstil üreticileri hem de sektörün emekçileri krizi bir seneye yakındır feryat ediyorlardı. Gün sonunda bu feryat; işsizlik, üretimin azalması ve yakıcı bir istihdam kaybı ve iş yerlerinin kapanması olarak karşımıza çıktı” dedi. Karasu, “Tekstilde kepenkler kapanıyor, insanlar evine ekmek götüremiyor. Ama Saray iktidarı gerçeklerle yüzleşmek yerine tabloyu izlemeyi tercih ediyor” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİM ÇÖKÜYOR”
Önergesinde dikkat çektiği “üretim çöküyor, fabrikalar kapanıyor, emekçiler açlığa mahkum ediliyor” uyarısının rakamlarla bir kez daha doğrulandığını belirten Karasu, “Neden işletmeler yurt dışına çıkmayı tercih ediyor? Ağzından ‘yerli ve milli’ sözcüklerini düşürmeyen hükümet, üreticilerimizin yurt dışına çıkmak zorunda kalışına neden sessiz kalıyor? Çünkü yarattığı derin ekonomik kriz, hem üreticiyi hem de üreteni vuruyor. Bugün yaşanan bu tablo bir ekonomik başarısızlık değil, doğrudan AKP’nin yarattığı kara düzenin sonucudur. Üreticiyi yüksek faizle, işçiyi düşük ücretle ezdiler. Sonuçta hem fabrikalar kapandı hem insanlar işsiz kaldı. İktidar ise yüz binlerce emekçinin dramına karşı üç maymunu oynamaya devam ediyor” dedi.
TÜİK’in açıkladığı son veriler de ağır tabloyu ortaya koydu. Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı Mart 2026’da geçen yılın aynı ayına göre 132 bin 320 kişi azalarak 4 milyon 740 bin 622’ye düştü. Sanayideki yıllık daralma yüzde 2,7 olarak kayıtlara geçti.
308 BİN KİŞİ İŞİNİ KAYBETTİ
En büyük yıkımın yaşandığı alan ise tekstil ve giyim sektörü oldu. Tekstil ürünleri imalatı ile giyim eşyaları imalatında yalnızca son bir yılda tam 99 bin 204 kişi işini kaybetti. 2022’ye göre toplam istihdam kaybı ise 308 bin 342 kişiye ulaştı. 2022 yılında 1 milyon 227 bin kişinin çalıştığı sektörde, çalışanların sayısı 919 bin 66 kişiye geriledi.
Kayıt dışı ve merdiven altı çalışan sayısının da en yoğun sektör olan bu sayıların dahi yaşanan ağır kan kaybını ortaya koyduğunu vurgulayan Karasu, “Bu rakamların her biri bir ev, bir aile, bir geçim mücadelesi demektir. Saray’ın yanlış ekonomi politikalarının bedelini emekçiler ödüyor. İktidar hâlâ gerçek sorunları görmek yerine algı siyaseti yapıyor. Türkiye’nin üretim gücü eriyor, vatandaşın alın teri yok sayılıyor. Krizin faturasını işçiler, emekçiler değil kara düzeni yaratan AKP ödemelidir” değerlendirmesinde bulundu.





