Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'i bıçakla yaralayan ve tutuklanan Seydi Ahmet Keleş'in ifadesi ortaya çıktı.
Keleş, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamındaki emniyet ifadesinde CHP Oğuzeli İlçe Başkanıyken Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve gelmesiyle yönetiminin feshedildiğini ve Yeni Parti'ye üye olduğunu anlattı.
CHP'den Gaziantep Milletvekili olan Melih Meriç'in de Yeni Parti'ye katıldığını ve kendisine de ilçe başkanlığı vadettiğini söyleyen Keleş, "Vekilimiz benimle Oğuzeli ilçesinde bir çay ocağında yalnız başımıza görüştüğümüzde bana 'sen seçilmiş bir kişisin, ben de geçtim, sen de yeni kurulan Yeni Parti'ye gel, bizimle birlikte ilçe başkanı olarak devam et, atamanı ben getirteceğim' demişti ancak bugüne kadar başkanlık atamam yapılmadı. Ben atama beklediğim süreçte alkollü olarak araç kullanmak suçundan ve geçmiş tarihteki farklı bir olaydan dolayı 2 günlüğüne cezaevine girip çıktım. Bu tarihte halen ilçe başkanı belli değildi ve ben atanmamı bekliyordum." ifadelerini kullandı.
Saldırısından pişman olduğunu öne süren Keleş, şunları söyledi:
Ben kimseyi öldürmeye teşebbüs etmedim. Amacım kendimi korumak idi. Öldürmek isteseydim durum farklı olurdu. Bunun dışında bir amacım yoktu.
"'YAPACAĞIZ' DEDİLER, ATAMAM YAPILMADI"
İz Gazete'nin ulaştığı Keleş'in ifadesinin tamamı şöyle:
"Ben aynı zamanda halen Yeni Parti Üyesiyim. Partimiz yeni kurulduğundan dolayı şu an sadece üyesiyim. Ancak yaklaşık 1 ay kadar önce Cumhuriyet Halk Partisinin Oğuzeli ilçe Başkanıydım. Kemal KILIÇDAROĞLU göreve geldikten kısa bir süre sonra benim başkanı olduğum yönetimi fesh etti ve yerine farklı kişileri atadı. Bundan dolayı bende parti üyeliğiminden istifa ederek Yeni Parti adı altında kurulan partiye üye olarak bu partiye katıldım. Bu tarihten yaklaşık 15 gün kadar önce benimle birlikte geçmiş dönemde Cumhuriyet Halk Partisinden Gaziantep Milletvekili olan Melih MERİÇ isimli vekilimizde Yeni Partiye katıldı. Ayrıca vekilimiz benimle yüzyüze Oğuzeli ilçesinde bir çay ocağında yalnız başımıza görüştüğümüzde bana sen seçilmiş bir kişisin ben de geçtim sende yeni kurulan Yeni Parti'ye gel bizimle birlikte ilçe başkanı olarak devam et, atamanı ben getirteceğim dedi. Ancak bugüne kadar herhangi resmi başkanlık atamam yapılmadı."
"BANA 'HALLEDECEĞİM BEKLE' DEDİ"
"Ben atama beklediğim süreçte alkollü olarak araç kullanmak suçundan ve geçmiş tarihteki farklı bir olaydan dolayı (2) günlüğüne Cezaevine giriş çıkış yaptım. Bu tarihte halen ilçe başkanı belli değildi ve ben atanmamı bekliyordum. Ben Cezaevine giriş çıkış yaptıktan sonra yerime farklı bir şahsın atanacağı duyumunu almam üzerine tekrar vekilimiz olan Melih MERİÇ'i kullanmış olduğum telefondan onun cep telefonunu arayarak kendisine bu durumun doğru olup olmadığını sorduğumda bana "ben senin işini yapacağım, merak etme bekle" dedi ve görüşmem sonlandı, hatırladığım kadarıyla bir gün sonra ben Yeni Partinin Gaziantep İl Başkanını aradım ve Oğuzeline Ak partili birini atıyorsunuz haberiniz olsun diye konuşunca aramızda sözlü münakaşa yaşadık ve telefonu kapattım. Bu olaydan 5-10 dakika kadar sonra Melih MERİÇ isimli vekilimiz beni telefonumla aradı ve bana "sen benim atadığım il başkanıyla nasıl böyle küfürlü konuşursun, sen nasıl münakaşaya girersin, sen nerdesin ş... a... nerdesin yanına geleceğim diye söyledi, ben kendisine ben Oğuzelindeyim dedim ve telefonu kapattım. Bu görüşmeden bir gün sonra Oğuzeli ilçesine farklı bir şahıs Yeni partiden ilçe başkanı olarak atandı. Bu atamadan bir gün sonra Melih MERİÇ tekrar beni aradı ve benim arkamda olduğunu parti içinde muhakkak bir görevlendirme vereceğini bana söyledi ve aramızdaki geçmiş samimiyete binaen bir barış oldu ve telefon görüşmemiz sonlandı. Bir gün sonra ben vekilimize Whatsapp uygulaması üzerinden " Vekilim müsait olunca gelin bir ciğer kebabı yiyelim ellerinden öperim" şeklinde bir mesaj attım. Bu mesajımın üzerine vekilim yine beni aradı ve bana yine güzel telkinlerde bulundu ve antebe geldiğimde yanına uğrarım diyerek güzel bir şekilde görüşmemiz sonlandı. Bunun üzerine hiç görüşmedik. Bu mesajı da hatırladığım kadarıyla olay tarihinden 4-5 gün kadar önce atmıştım. Kendisinin aramasından bugün olayın yaşandığı ana kadar kendisiyle hiçbir şekilde görüşmedim."
"BANA SİNKAFLI KÜFÜRLER ETTİ"
"Bugün yani 18.08.2026 günü saat: 14:00 sıralarında ikametimde bulunuyordum. İşim yoktu evde de kimse yoktu ve kendi başıma alkol almaya başladım. Olay saatinden yaklaşık 15-20 dakika kadar önce ikametimde iken telefonum çaldı ve vekilimiz Melih MERİÇ beni aradı ve ben telefonu "buyrun sayın milletvekilim" diyerek açtım, kendisi bana direk olarak "lan sen benim arkamdan ne konuşuyorsun ş..., senin a..... konum at lan geliyorum dedi, ben de ilk önce bilerek Oğuzelindeyim dedim, o da bana aha geliyorum dedi, ben de tekrar kendisine oğuzelinde değilim evimdeyim dedim, o da bana o zaman konum at geliyorum ş... dedi. Ben de telefonumdan kendisine konum attım. Yaklaşık 5-6 dakika kadar sonra beni aradı ve bana aşağıya in sitenin önündeyim dedi, ben de kendisinin tavırlı konuşmalarından ve koruması, kendisine ait silahı olduğundan dolayı bir anlık korku ve panikle evde bulunan meyve bıçağı diye tabir edilen sarı saplı bıçağı pantolonumun arka cebine koyarak aşağıya indim.”
“MELİH MERİÇ ’YANIMDA 4000 ADAM ÇALIŞIYOR’ DEDİ”
“Sitenin dışına doğru yürüdüm ve sitenin girişinin yan tarafında arabasını gördüm, kendisi arabasının yanında yalnız başına şoförü ve koruması yoktu, ben yanına yaklaştım ve buyrun sayın vekilim dedim, bana "lan sen benim arkamdan nasıl konuşuyorsun senin a...., seni bitiririm dedi ve bende "Sayın vekilim biraz dikkatli konuşun, benim senin arkandan konuşmuşluğum yok, doğru konuş, eğer kim sana bunu diyorsa getir beni yüzleştir dedim. Vekil bana "sen n... ş..., seni bitiririm benim yanımda 4000 (dört bin) tane adam çalışıyor seni bitireceğim demesi üzerine ben de kendisine çek de get vekilim bu küfürler senin ağzına yakışmıyor, biz abi kardaşız dedim, bu sırada eliyle yumruk yaparak bana vurdu, yumruğu boynuma geldi, ben tam olarak hatırlamamakla birlikte ya yere düştüm ya da geriye doğru tökezledim. Bu sırada ben belimde bulunan meyve bıçağını çıkarttım ve "vekilim çık git buradan" dedim, o da bana ne yapacağın beni mi vuracaksın, vurmazsan n... ş... diyerek tekrar aynı şekilde elini yumruk yaparak sol boyun kısmıma doğru vurdu, bunun üzerine ben yere düştüm, hatta kendisi de tökezleyerek yere düştü, bu sırada ben ayağa kalktım ve elimdeki bıçağı kendisine göstererek korkutmak ve evimin önünden gitmesini sağlamak için etrafta bulunan vatandaşlara seslenerek bakın bu şahıs bana vuruyor bana küfür ediyor gitmiyor gelin gönderin diye çevredekilerden yardım istedim.
"ÖLDÜRME AMACIM YOKTU, OLSAYDI FARKLI OLURDU"
Ancak bu sırada Vekil bana a.... gel buraya diyerek üzerime gelmeye ve yine aynı yerden bana vurmaya devam etti ve tam da bu sırada elini beline attığını fark ettim, Ancak ben silahının belinde olup olmadığını bilmiyorum, görmedim. Ben de bu sırada elimdeki bıçakla kendimi korumak amaçlı kendisine doğru bıçağı savurdum, Bu sırada ben bıçağın kendisine isabet edip etmediğini dahi anlamadım, birkaç saniye sonra gömleğinde kan lekelerini görünce yaralandığını fark ettim. Bunun üzerine yanından uzaklaşarak 5-10 adım ilerledim, kendisi bu sırada ayakta ve üzerime doğru geliyordu. Ben biraz daha ilerleyince kendisi de orada bulunan kaldırım kenarına oturduğunu gördüm. Ben çevredeki şahıslara "allah için şuradan bir ambulans çağırın vekilimi hastaneye götürün" dedim ve bende ikametime doğru yürümeye başladım. Durumunun çok ağır olduğunu düşünmediğim ve beni silahıyla vurabileceğinin korkusuyla ikametime doğru yürümeye başladım. Bu sırada elimdeki bıçağının belimdemi elimdemi olup olmadığımı hatırlamıyorum. Sitenin araç giriş kapısına geldiğimde içeriye marka modelini bilmediğim bir aracın girdiğini gördüm ve bir anlık panikle aracın arka kapısını açtım ve şoföre beni 200 metre ileriye götür abi dedim, şoför de beni alarak yaklaşık 200 metre ileriye hastaneye doğru götürdü ve bıraktı. Beni götüren araçta şoförden başka kimse olup olmadığını bilmiyorum, görmedim. Aracı kullanan şahsın kim olduğunu dahi bilmiyorum, tanımıyorum. Bu nedenle aracın plakasını, marka ve modelini dahi bilmiyorum. Bu araç beni bıraktıktan sonra yaya olarak Şehir hastanesi tarafına doğru yaklaşık 300-500 metre kadar ilerledim. Bu sırada bıçağı hastanenin çevresinde attım, ancak tam olarak nereye attığımı hatırlamıyorum. Yürüdüğüm sırada hastaneden çıkan boş bir ticari taksiyi görünce araca bindim ve şoföre beni Oğuzeline götür dedim şoförde doğrudan çevreyolundan Oğuzeli yoluna gelince HACAR mevkisinde yolda mezarlığın yakınında indim. Taksinin ücretini ödedim ve şahıs yanımdan ayrıldı. O sırada oğlum Hakan'ı aradım ve beni almasını söyledim. O da motosikletiyle yanıma geldi ve beni alarak Oğuzeline doğru yola çıktık bu sırada oğlum bana baba olayı duydum yürü emniyete gidelim dedi, ben de oğlum dur beni indir sen git ben emniyete gideceğim dedim ve oğlumu gönderdim. Bu sırada hava daha kararmamıştı. Yaya olarak tarlaların içerisinden yürümeye başladım ve yaklaşık 30 dakika kadar yürüdüm. Bu sırada telefonumu düşürdüm mü attım mı tam olarak hatırlamıyorum. Bu nedenle telefonumun nerede olduğunu bilmiyorum. Bir süre bilmediğim bir tarlanın içinde yoruldum ve oturarak dinlenmeye ve düşünmeye başladım, yaklaşık olarak 3-4 saat kadar burada bekledikten sonra kendime geldim ve akabinde emniyete gitmeye karar verdim, yaklaşık olarak 20-30 dakika kadar daha yürüdükten sonra emniyete girdim. Emniyette beni karşılayan polislere olayı anlattım ve onlarda beni alarak merkeze getirdiler. Yaşamış olduğum olay bundan ibaret olup, bu durumdan dolayı çok pişmanım. Ben kimseyi öldürmeye teşebbüs etmedim. Amacım kendimi korumak idi. Öldürmek isteseydim durum farklı olurdu. Bunun dışında bir amacım yoktu. Eklemek istediğim başka bir hususum yoktur. Yaşamış olduğum olayla ilgili olarak çevrede olan site kameraları veya vatandaşların çekmiş olduğu görüntü var ise bunların temin edilerek incelenmesini istiyorum."





