Hak arayışlarına 14 Haziran’da Özel Sektör Öğretmenler Sendikası öncülüğünde başlayan öğretmenler, açlık grevinin 7’inci gününe girdi. Ankara’da bulunan öğretmenler yetkililerle toplantı gerçekleştirmek ve taleplerini iletmek için mücadelelerine devam ediyor. Öğretmenlerin taleplerinin arasında mülakat sisteminin kaldırılıp, taban maaş uygulamasının geri getirilmesi ve sendikal hakların önünde engel olarak duran 10 No’lu iş kolunun yeniden düzenlemesi de yer alıyor.
Öğretmenlerin hak mücadelesine, bugün 196 akademisyen tarafından imzalanan “Direnen Öğretmenlerin Yanındayız” başlıklı metinle destek geldi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın sosyal medya hesabında yer alan metninde öne çıkan başlıkları şöyle:
“EĞİTİM EMEKÇİLERİNE UYGULANAN ŞİDDETİ VE BASKILARI KABUL ETMİYORUZ”
Akademisyenler, öğretmenlere uygulanan şiddet ve baskı hakkında “Büyük emeklerle elde ettikleri atama hakları mülakat sistemiyle gasp edilerek mesleklerini yapmaktan alıkonulan, özel eğitim kurumlarında asgari ücretle çalışmaya mahkûm edilen, emeği değersizleştirilen, belirli süreli sözleşmelerle güvencesizliğe itilen öğretmenlerimiz bu sömürü sarmalından çıkabilmek adına Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde taleplerini dile getirmek isterken darp edilerek, yerlerde sürüklenerek ve ters kelepçeyle gözaltına alınıyor. Maruz bırakıldıkları derin güvencesizlik ve hak gaspları karşısında demokratik haklarını kullanarak ses çıkarmak isteyen eğitim emekçilerine uygulanan şiddeti ve baskıları kabul etmiyoruz” dediler.
AKADEMİSYENLER, KURUMLAR ZENGİLEŞİRKEN ÖĞRETMENLERİN HAKLARININ DARALDIĞINI VURGULADI
Akademisyenler, açlık grevinde olan özel sektör öğretmenlerinin özlük hakları için taleplerini hakkında “2002 yılında Türkiye genelinde 1.887 olan özel okul sayısı, 2026 yılı itibarıyla 14.700’e ulaşırken; özel okulların toplam okullar içerisindeki payı %4’ten %20’ye yükseldi. Özel öğretim kurumu patronları KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, arazi tahsisi, vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, faiz veya kâr payı desteğiyle zenginleşirken; eğitim emekçileri işsizliğe, güvencesizliğe, yoksulluğa ve geleceksizliğe mahkûm edildi” ifadelerini kullandı.
ÖĞRETMENLERİN GÜVENCESİZ ÇALIŞMA KOŞULLARI ALTINDA
Akademisyenler, özel sektörde çalışan öğretmenlerin sorunlarının çok boyutlu olduğunu dair “Özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin karşı karşıya olduğu sorunlar yalnızca ücretlerle de sınırlı değil. Belirli süreli sözleşmeler yoluyla yılın 10 ayı çalıştırılan eğitim emekçileri kalan iki ayı maaşsız ve sigortasız geçirirken, kıdem tazminatı haklarından mahrum bırakılıyor ve her yıl tekrar tekrar işten çıkarılma tehdidi altında yaşıyorlar. 10 No’lu “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar” iş kolunun birbirinden bağımsız çalışma alanlarını kapsayan “torba” yapısı nedeniyle fiili olarak sendikal hakları engelleniyor” dedi.
4 TALEP İLETİLDİ
Akademisyenler, öğretmenlerinin direnişinin herkese direnişi olduğunu vurgulayıp taleplerini ilettiler. Akademisyenlerin talepler şunlar oldu:
“.Aşağıda imzası bulunan akademisyen ve araştırmacılar olarak öğretmenlerimizin taleplerini kendi taleplerimiz olarak sahipleniyor ve iktidara sesleniyoruz:
• 2014 yılında kaldırılan “Taban Maaş” yasası yeniden yürürlüğe konulmalıdır!
• Atamalarda mülakat sistemi kaldırılmalı ve 1611 mülakat mağduru öğretmenin ataması yapılmalıdır!
• Özel eğitim kurumlarında öğretmenlerin belirli süreli sözleşmelerle çalıştırılmalarına son verilmelidir!
• 10 No’lu iş kolu mesleklere göre düzenlenmeli, sendikal haklar önündeki yapısal engeller kaldırılmalıdır!
Ankara’da açlık grevinin yedinci gününde bulunan mücadele arkadaşlarımızı selamlıyor, tüm eğitim ve bilim emekçilerini dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.
Yaşasın eğitim ve bilim emekçilerinin birleşik mücadelesi”





