İzmir Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi'nde (APİKAM) Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı'nın moderatörlüğünü üstlendiği "Cumhuriyet’in Ressam Kadınları: Hasbiye Balkan ve Sanatsal Miras" panelinin açılış konuşmasını yapan Doç. Dr. Meltem Öztürk, Hasbiye Balkan'a dair bugüne kadar bilinmeyen pek çok gerçeği kamuoyuyla paylaştı.
Öztürk, Hasbiye Balkan'ın son derece mütevazı bir kişiliğe sahip olması, onun resim alanındaki müthiş üretkenliğinin, yeteneğinin ve ağabeyi Hasip Akıncı ile birlikte yürüttüğü benzersiz yardımseverlik faaliyetlerinin neredeyse hiçbir kaynakta yer almamasına neden olduğunu vurguladı.
Sanatçının 1952 yılında BBC'nin açtığı Dünya Ressamlar Yarışması'nda aldığı birincilik ödülünden kendi torunlarının dahi haberdar olmamasının, Balkan'ın bu gizli kalmışlığının en büyük kanıtı olduğu vurgulandı.

Panelde sunum yapan Doç. Dr. İlkay Canan Okkalı ve Doç. Dr. Elif Dastarlı da Hasbiye Balkan'ın tanınmamasına ilişkin, dönemin dünyasında ve toplumunda kadının hayattaki konumu, kadın sanatçıların işlerini kendi başlarına sergilemelerini mümkün kılmadığına değindi. Panelde, bu durumun, sanat tarihi açısından kadın sanatçıların kayıtlarının erkeklere oranla çok daha az tutulmasına yol açtığı vurgulandı.
Hasbiye Balkan, Türkiye'nin ilk kadın sanatçılarını eğiten İnas Sanayi-i Nefise Mektebi'nin ilk öğrencilerinden biri olmasına ve sanat eğitimine Paris'te devam etmesine rağmen, kazandığı dünya çapındaki ödüller ve yeteneği bu dezavantajlar yüzünden gölgede kaldı.

Oysa Hasbiye Balkan sadece sanatçı kimliğiyle değil; topluma katkıları, yardımseverliği, üretkenliği ve anneliği ile birçok kişiye ilham verebilecek tam bir "Cumhuriyet Kadını" profili çizmekteydi.
Balkan, ağabeyi Hasip Akıncı ile birlikte 1923 yılında kurdukları okulda sokak çocuklarını, kimsesizleri ve ıslah evindeki gençleri himaye etmiş; onları meslek sahibi yaparak topluma kazandırmışlardı.

Hatta Atatürk'ün bizzat ricası üzerine kısa sürede hasır şapka üreterek Şapka Devrimi'ne doğrudan destek vermişlerdi. Okulun tarihçesinde adının geçmemesine ve dönemin eksik kayıtlarına rağmen Hasbiye Balkan, ağabeyinin yürüttüğü bu yardımseverlik faaliyetlerinde ve eğitim kurumlarının kurulmasında değerli bir yol arkadaşı olarak ağabeyine her zaman en büyük desteği vermişti.
ANLAMLI DAVET: HASBİYE BALKAN ESERLERİ ARANIYOR
Resim yaparken yemek yemeyi unutacak ve hatta bayılacak kadar büyük bir tutkuyla sanata bağlı olan Hasbiye Balkan'ın Torunu Reha Güner, yaptığı tüm resimleri hayır işlerinde kullanılmak üzere bağışlandığını vurguladı. Güner, adına sergi düzenlenebilmesi için ellerinde yeterli sayıda eser bulunmadığını ifade etti.

Panelde, sanatçının dünya çapında ses getirmesi muhtemel eserlerinin gün yüzüne çıkarılması ve daha fazla araştırılması için kamuoyuna anlamlı bir davette bulunuldu. Hasbiye Balkan imzalı bir resmi gören veya bu eserlere sahip olan sanatseverlerin, sanatçının sanat tarihine layıkıyla kaydedilebilmesi adına iletişime geçmeleri talep edildi.
Eğer yeterli sayıda resme ulaşılabilirse, sanatçının eserleri kataloglanacak ve yıllar önce dönemin şartları yüzünden yapılamayan o büyük sergi, tam yüz yıl sonra hayata geçirilebilecek.
Ayrıca panel yetkilileri, Balkan'ın kurucusu olduğu okulların kayıtlarının düzeltilmesi ve isminin duyurulması için Milli Eğitim Bakanlığı'na da başvuruda bulunacaklarını duyurdu.





