Urla’da yaşanan acı olayın ardından engelli bireylerin ve ailelerinin karşı karşıya kaldığı sorunlar yeniden gündeme geldi. KEDİ Otizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serap Dikmen, yaptığı açıklamada yaşananları yalnızca bireysel bir trajedi olarak değerlendirmemek gerektiğini belirterek, karar vericilere çağrıda bulundu.

“İNTİHAR DEĞİL İMDAT ÇIĞLIĞI”

Dikmen, açıklamasına “Yeter artık” diyerek başlarken, engelli bireylerin ailelerinin özellikle bakım, eğitim ve gelecek kaygısı nedeniyle ağır bir yük altında bırakıldığını ifade ederek, “Urla’da bir anne ve engelli evladı daha ‘Benden sonra ne olacak?’ kaygısıyla aramızdan ayrıldı. Bu bir intihar değil, bir imdat çığlığıdır” dedi. Ailelerin en temel kaygılarından birinin, kendilerinin hayatta olmadığı bir dönemde çocuklarının ne olacağı olduğunu vurgulayan Dikmen, bu sorunun yalnızca ailelerin omuzlarına bırakılmaması gerektiğine dikkat çekti.

Urla’daki acı olay sonrası çağrı: Bu bir intihar değil, imdat çığlığıdır!

Süleymancılar kimdir, neye inanırlar? Süleymanlılar cemaati hakkında tüm merak edilenler
Süleymancılar kimdir, neye inanırlar? Süleymanlılar cemaati hakkında tüm merak edilenler
İçeriği Görüntüle

“AİLELERİN YÜKÜNÜ KİM OMUZLAYACAK?”

Dikmen, siyasetin yoğun gündemi arasında engelli bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunların geri plana itilmemesi gerektiğini belirterek, kamuoyuna ve karar vericilere çağrıda bulunarak “Siyasetin bir türlü bitmeyen yoğun gündemi arasında bu çığlığı kim duyacak? Ailelerin omuzlarındaki bu yükü kim omuzlayacak?” diye sordu. Engelli bireylerin yaşamlarının yalnızca eğitim çağında verilen hizmetlerle sınırlı olmadığını belirten Dikmen, ailelerin çocukları için yaşam boyu ulaşabilecekleri destek sistemlerine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

“BAKIM MERKEZLERİNİ ONURLU YAŞAM ALANLARI HALİNE GETİRİN”

Dikmen, karar vericilere yönelik çağrısında bakım merkezlerinin niteliğinin yükseltilmesi gerektiğini belirterek, bu merkezlerin engelli bireylerin yaşamlarını güven içinde sürdürebilecekleri alanlar haline getirilmesini istedi.

Dikmen talepleri şöyle sıraladı:

“Bakım merkezlerini birer ‘baraka’ değil, onurlu yaşam alanları haline getirin! Eğitimi sadece okul yıllarıyla sınırlamayın, yaşam boyu öğrenme hakkını hayata geçirin! Bütçeyi tüm engelli bireylerin yaşam hakkı için sürdürülebilir bir destek sistemi kurmaya ayırın!”

“BİZİM ELİMİZ ÇEKİLİNCE ÇOCUKLARIMIZ DEVLETE EMANET OLMALI”

Engelli bireylerin ailelerinin çocuklarının bakımını yıllarca büyük fedakârlıklarla üstlendiğini belirten Dikmen, ailelerin yaşlandığı, hastalandığı veya yaşamını yitirdiği durumda sorumluluğun ortada kalmaması gerektiğini vurguladı. Dikmen, açıklamasını, “Bizim elimiz çekilince çocuklarımız devlete emanet olmalı, ölüme değil!” ifadeleriyle bitirdi. Urla’da yaşanan olayın ardından yapılan bu çağrı, engelli bireylerin ailelerinin yalnız bırakılmaması, düzenli, ulaşılabilir ve sürdürülebilir bakım ve sosyal destek mekanizmalarının oluşturulması gerekliliğini yeniden gündeme taşıdı. Ailelerin çocuklarının geleceğine ilişkin taşıdığı ağır kaygının yalnızca kişisel bir mesele değil, sosyal politikalarla ele alınması gereken bir yaşam hakkı meselesi olduğu vurgulandı.

Muhabir: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN