İzmir Kemalpaşa’daki OMYA Madencilik tesisinde çalışan işçiler, sendikal örgütlenme sürecinde yaşanan yetki itirazına karşı fabrika önünde bir araya geldi. Eylemde OMYA işçisi Sezer Güler, Dev Maden-Sen Genel Başkanı Ahmet Remzi Atasoy ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu konuşma yaptı.

İşçiler, “Sendika hakkı engellenemez”, “OMYA işçisi köle değildir” sloganları atarken, konuşmalarda sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının tanınması çağrısı yapıldı.

“BU ŞİRKETİ EMEĞİMİZLE BÜYÜTÜRKEN HAYATLARIMIZIN NASIL KÜÇÜLDÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ”

OMYA Madencilik işçisi Sezer Güler, şirketin büyümesinde işçilerin emeğinin belirleyici olduğunu belirterek çalışma koşullarına ve ücretlere dikkat çekti.

Güler, “Bizler OMYA işçileriyiz. Her gün ciğerimize dolan tozun içinde, en ağır şartlarda alın teri dökenleriz. Biz bu şirketi emeğimizle büyütürken kendi hayatlarımızın nasıl küçüldüğünü yaşayarak görüyoruz. Yaptığımız ağır işin karşılığında bize reva görülen ücretler ortada. Zaten yetersiz olan maaşlarımız enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Yetmezmiş gibi yıl sonuna doğru adaletsiz vergi kesintileriyle tamamen kuşa dönüyor. Nitelikli bir yemeği bile bize çok görüyorlar” dedi.

Bu koşullar nedeniyle sendikal örgütlenme yoluna gittiklerini söyleyen Güler, “Bizler tüm bu haksızlıklara artık yeter demek için DİSK Dev Maden-Sen çatısı altında birleştik. Sesimiz cılız kalmasın, gür çıksın diye yan yana geldik. Teker teker ezildiğimiz bu düzende yalnızken alamadığımız haklarımızı hep birlikte, omuz omuza savunup alalım diye örgütlendik” ifadelerini kullandı.

“MASA BAŞINDA EVRAK ARKASINA SAKLANMAYIN”

Güler, işverenin sendikal yetki sürecine itiraz etmesine tepki göstererek şöyle konuştu:

“Ancak işveren bu irademizi saygıyla karşılamak yerine asılsız ve oyalayıcı bir yetki itirazıyla karşımıza çıktı. Bizi zamanla, mahkeme kapılarıyla yıldıracaklarını sanıyorlar. O asılsız itirazı yapanlara buradan Kemalpaşa’dan açıkça sesleniyoruz. Masa başında evrak arkasına saklanmayı bırakın da gelin şu meydana, sayın burada kaç kişiyiz görün. Gelin Gebze’ye, Biga’ya, Manyas’a, Kırşehir’e gidin. Bugün makine başlarında, bantlarda kaç kişiyiz, sesimiz nasıl gür çıkıyor, kendi gözlerinizle görün.”

Güler, işçilerin herhangi bir ayrıcalık istemediğini vurgulayarak, “Biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz. Ve hakkımızı alana kadar da sendikamızdan, örgütlü gücümüzden vazgeçmiyoruz” dedi.

“ÖRGÜTLENMEMİZ OLUMLU YETKİ TESPİTİYLE TESCİLLENDİ”

Dev Maden-Sen Genel Başkanı Ahmet Remzi Atasoy ise işçilerin sendikal örgütlenme sürecine ilişkin bilgi verdi. Atasoy, temmuz ayında başlayan örgütlenmenin ağustos ayında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın olumlu yetki tespitiyle tescillendiğini söyledi.

Atasoy, “Bugün burada alın terimizin karşılığını almak, anayasal güvence altındaki sendikal haklarımıza sahip çıkmak için toplandık. Temmuz ayında Gebze’den İzmir’e, Çanakkale’den Kırşehir’e, Balıkesir’e kadar dalga dalga büyüyen örgütlenmemiz ağustos ayında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın olumlu yetki tespitiyle tescillenmiştir. Bugün itibariyle üretimden gücümüz, beyaz yakalılar hariç yüzde 80’e dayanmıştır” diye konuştu.

İşverenin yetki sürecine yaptığı itiraz nedeniyle sürecin mahkemelere taşındığını belirten Atasoy, “Karşımızda işçinin hür iradesini yok sayan, aylardır uzattığımız diyalog elini havada bırakan OMYA, oyalama taktikleriyle süreci mahkeme koridorlarına hapsetti” ifadelerini kullandı.

“SERMAYENİZ BÜYÜRKEN İŞÇİYE NEDEN GÜVENCESİZLİK DÜŞÜYOR?”

Atasoy, OMYA’nın Türkiye’deki faaliyetlerinin büyümesine karşın işçilerin sendikal haklarının tartışma konusu yapılmasını eleştirdi.

Atasoy, OMYA yönetimine seslenerek şöyle konuştu:

“1999 yılında Ak Madeni devralarak Türkiye’ye ilk adım attığınızda yüz bin ton maden kapasiteniz vardı. Şu anda maden kapasiteniz bir milyon tona çıkmıştır arkadaşlar. Türkiye’deki üretiminizi bizim alın terimizle kat kat büyüttünüz. Şimdi soruyoruz: Sermayeniz ve tesisleriniz yüzde 900 büyürken bu zenginliği yaratan işçinin payına neden güvencesizlik, neden sendikasızlık düşüyor?”

OMYA’nın farklı ülkelerde sendikalarla toplu sözleşme süreçleri yürüttüğünü savunan Atasoy, Türkiye’deki uygulamanın da değişmesi gerektiğini söyledi.

Atasoy, “İşçiler İsviçre’de, Almanya’da, Amerika’da, Fransa’da, Avustralya’da sendikalarla masaya oturan, toplu sözleşmeler imzalayan bir şirketin çalışanları. Kendi ülkenizde ve Avrupa’da işçinin sendikal hakkını tanırken Türkiye’deki işçiyi sahipsiz, yasasız ve köle, Türkiye’yi de sömürge sanmanıza izin vermeyeceğiz” dedi.

“İŞÇİNİN ÖZGÜR İRADESİYLE SEÇTİĞİ SENDİKAYI MUHATAP ALMAMAK HAK GASPIDIR”

Atasoy, Dev Maden-Sen’in işveren tarafından muhatap alınmamasının işçilerin iradesinin yok sayılması anlamına geldiğini belirterek, “İşçinin özgür iradesiyle seçtiği Dev Maden-Sen’i muhatap almamak, doğrudan doğruya alın teri döken OMYA Madencilik işçilerinin varlığını yok saymaktır. Bu tutum, anayasal güvence altındaki sendikalaşma ve toplu sözleşme hakkının alenen gasp edilmesidir” diye konuştu.

İşveren yönetimine çağrıda bulunan Atasoy, “Bu hukuksuz yetki itirazını derhal geri çekin. İşçinin sesine kulak verin ve anayasal sendikal haklarımızı tanıyın. Aksi takdirde üretimden gelen gücümüzü kullanmaktan ve sesimizi uluslararası her platformda duyurmaktan çekinmeyeceğiz” dedi.

ÇERKEZOĞLU: BU, EMEĞİN EN TEMEL HAKKININ AYAKLAR ALTINA ALINMASIDIR

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise OMYA işçilerinin sendikal örgütlenme iradesinin karşısına çıkarılan yetki itirazının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Çerkezoğlu, “Aslında bizlerin bugün burada toplanma nedeni, hiçbir biçimde kabul edilemeyecek olan en temel yasal ve anayasal hakkımızın, emeğin, alın terinin en temel hakkının, örgütlü olma, sendikalı olma hakkının ayaklar altına alınmasıdır. Bugün Türkiye’de zaten çok zor olan örgütlenme, sendikalaşma sürecinin sonunda olumlu yetki tespiti aldığımız iş yerlerinde bile hemen işverenlerin yetki itirazıyla karşı karşıya kalıyoruz. Maalesef bunun bir örneğini de bugün burada Kemalpaşa’da, OMYA Madencilik’te yaşıyoruz” dedi.

OMYA işçilerinin özgür iradeleriyle sendikalaşma kararı aldığını belirten Çerkezoğlu, “Bütün işçi arkadaşlarımız, burada çalışan, alın teri döken, bu şirketin Türkiye’ye geldikten sonra katbekat büyümesini sağlayan işçi arkadaşlarımız özgür iradelerini kullanmış, sendikalı olmuş ve sendikamız Dev Maden-Sen’in ve DİSK’in çatısı altında hakkına, hukukuna sahip çıkmaya karar vermiş. Ben öncelikle bütün maden işçisi kardeşlerimi bu iradeyi gösterdikleri için, sendikalı oldukları için, DİSK’li oldukları için, yani emeklerine, ekmeklerine, çocuklarının geleceklerine sahip çıktıkları için tek tek kutluyorum” ifadelerini kullandı.

İzmir’de OMYA madencilik işçilerinden sendika eylemi: Sendika hakkı engellenemez!

MHK’ye operasyon sonrası Akın Gürlek’ten ilk açıklama
MHK’ye operasyon sonrası Akın Gürlek’ten ilk açıklama
İçeriği Görüntüle

“MAHKEMELERİN İŞİ İŞÇİNİN HAKKIYLA UĞRAŞMAK DEĞİL, ADALETİ SAĞLAMAKTIR”

Yetki itirazlarının sendikal örgütlenme süreçlerini uzattığını söyleyen Çerkezoğlu, yargı süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Çerkezoğlu, “Bu ülkede mahkemeler işçinin en temel yasal ve anayasal haklarıyla uğraşmak zorunda değildir. Mahkemelerin işi, işçinin en temel yasal ve anayasal hakkını teslim etmek için aylarca, yıllarca süren duruşmalar değildir. Mahkemelerin işi adalettir, adalet dağıtmaktır. Yani mahkemeler işçinin hakkıyla, hukukuyla uğraşacağına, onunla zaman harcayacağına bu ülkedeki adaletsizliklere zaman ayırmalıdır” dedi.

Çerkezoğlu, OMYA’nın farklı ülkelerdeki sendikal uygulamaları ile Türkiye’deki süreç arasında fark bulunduğunu savunarak, “İsviçre’de, Almanya’da dünyanın birçok yerinde işletmeleri var. Her yerde sendika var, her yerde masaya oturuyor, toplu sözleşme yapılıyor. İşçinin hakkı, hukuku tanınıyor. Ama Türkiye’ye geldiğinde sendika yok. İşçiler sendikalaştığı zaman itiraz ediyor. Masaya geliyor, en temel yasal, anayasal hakları yok sayabiliyor. Bunu asla kabul etmiyoruz” diye konuştu.

“ÖRGÜTSÜZ İŞÇİ KÖLE İŞÇİDİR”

Türkiye’de sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyleyen Çerkezoğlu, sendikalı işçi oranlarına ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülkede sendikalı işçi oranı sadece yüzde 14. Onun da çoğunluğu kamuda. Özel sektörde sendikalı olan, toplu sözleşme hakkını kullanan işçilerin oranı yüzde 5’i bile bulmuyor arkadaşlar. Özel sektörde her yüz işçinin sadece beşi sendikal haklarını kullanıyor. Her yüz işçiden 95’i sendikal haklarını kullanamıyor bu ülkede. Örgütsüz işçi köle işçidir. Örgütsüz işçi, sendikasız işçi, işverenin her dediğine boyun eğen, asgari bir yaşama mahkum edilmiş işçidir.”

Çerkezoğlu, sendikal hakların önündeki yasal engellerin kaldırılması çağrısında bulunarak, “Dünyanın hiçbir yerinde olmayan, 12 Eylül darbesi döneminden kalan ikili baraj sistemini kaldırın. Yetki itirazlarının, işverenlerin bu keyfi yetki itirazlarının bekletici sebep olmasına son verin. Bununla ilgili yasal güvenceler yapalım. Bir iş yerinde yetkili sendikanın belirlenmesinde referandum getirelim. Yani iş yerlerine demokrasiyi getirelim” dedi.

İzmir’de OMYA madencilik işçilerinden sendika eylemi: Sendika hakkı engellenemez!

“OMYA MADENCİLİK İŞÇİLERİNİN ARKASINDA DİSK VAR”

OMYA işçilerinin mücadelesinin yalnızca kendi iş yerleriyle sınırlı olmadığını belirten Çerkezoğlu, DİSK’in işçilerin yanında olacağını söyledi.

Çerkezoğlu, “OMYA Madencilik işçisi arkadaşlarımızın arkasında da DİSK var. Tüm arkadaşlarımızın haklarının sağlanması için hep birlikte mücadele edeceğiz. Omya maden işçilerinin direnişi sadece kendi emekleri ve ekmekleri için değil, bütün sınıf kardeşleri içindir” ifadelerini kullandı.

İşverene diyalog çağrısı da yapan Çerkezoğlu, “Buradaki işverene de çağrımız, bu tümüyle antidemokratik yaklaşımdan vazgeçin. Burada sendikamızın örgütlülüğüne ve işçi arkadaşlarımızın iradesine saygı duyalım. Diyalog masalarını kuralım. Umuyorum ve diliyorum ki işverenin bu hukuk tanımayan tutumu ortadan kalkar, masada işçi arkadaşlarımızın iradesine saygı duyarak hep birlikte OMYA Madencilik’te işçilerin hakkını, hukukunu aldığı, sendikal haklarının tanındığı yeni bir yol açtığı bir süreci hep birlikte gerçekleştireceğiz, hep birlikte başaracağız” diye konuştu.

Çerkezoğlu konuşmasını, “Emeğimize sahip çıkacağız, ekmeğimize sahip çıkacağız, memleketimize sahip çıkacağız. DİSK, maden işçisi kardeşlerimin yanında bu mücadeleyi başarıya ulaştırana kadar, lastik işçileri var, belediye işçileri var, DİSK’liler var; hep birlikte yan yana, omuz omuza bu mücadeleyi büyüteceğiz. Maden işçisi kazanacak, işçi sınıfı kazanacak. Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sözleriyle tamamladı.

SENDİKA TEMSİLCİLERİ FABRİKAYA GİRDİ

Eylemin ardından sendika temsilcileri, OMYA Madencilik yetkilileriyle görüşme gerçekleştirmek üzere fabrika içerisine girdi. Görüşmede sendikal yetki süreci ve işçilerin taleplerinin ele alınması bekleniyor.

Eylem, işçilerin “Sendika hakkı engellenemez” ve “İnadına sendika” sloganlarıyla sona erdi.

Muhabir: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN